
Celal İlhanBu sayfa sizin mi?
Öykücü. 29 Aralık 1943, Köçekkömü köyü / Yozgat doğumlu. Ortaöğrenimini Yozgat’ta, yüksek öğrenimini Ankara Tekniker Yüksek Okulunda (1969) tamamladı. DSİ’de (1963-69), Akdeniz Gübre Sanayide (1971-80) ve Orhangazi Asil Çelik AŞ’de (1982-89) makine bakım teknikeri olarak çalıştı ve 1989’da emekli oldu. İşyeri baş temsilciliği düzeyinde sendikacılık yaptı.
İlk öyküsü “Ateşle Dans” Damar dergisinde (Haziran 2002) yayımlandı. Daha sonra öykülerini Varlık, Damar, Turnalar, Öğretmen Dünyası, Edebiyat ve Eleştiri, Kum, Agora ve Hece dergilerinde yayımladı. Ateşle Dans öykü dosyasıyla 2002 SES (Sağlık Emekçileri Sendikası) Öykü Özendirme Ödülünü, Altmış Beş Metrede öyküsüyle 2003 Abdullah Baştürk İşçi Öyküleri Yarışmasında Birincilik Ödülünü aldı. Edebiyatçılar Derneği Yürütme Kurulu üyeliği yaptı.
“Celal İlhan, ‘Ateşle Dans’ kitabındaki öykülerde, öykünün artistik yönü üstünde çok fazla düşünmüyor belki. Onun amacı, toplum ve daha doğrusu, emek insanları çevresinde olup bitenleri dile getirerek birtakım olumsuzluklara dikkat çekmek. Bunu yaparken de, edebiyat dilinin kendine özgü etkileme gücünü sezgisel olarak edindiği kadarıyla kullanıyor. Diline özen gösteriyor ve düzgün, hatta sanatsal olarak kullanmayı da başarıyor. Naif bir ressam gibi, ama renkleri kirletmeden insan manzaraları çiziyor. Öyküde önemli zorluklardan biri olan ‘tip ve karakter çizme’ sorununun üstesinden de gelen bir yazar. Suluboya resimler yapar gibi, birkaç fırça darbesiyle öykü kahramanının portresini koyuveriyor önünüze. (...)
Celal İlhan, öncelikle gerçekçi Türk öykü sanatını izlemiş ve ondan epey şey edinmiş. Öyküyü klâsik biçimde kurguluyor. Siz olayın düğümü nasıl çözülecek diye merakla beklerken, o öyküyü sürpriz bir sonuca bağlamadan, yumuşak bir inişle bitiriyor. Sanki; ‘Ey okuyucu, gerisini sen kafana, keyfine gör tamamla’ der gibidir. Yani yazar öyküyü bitirmiştir, ama siz olay üzerinde düşünmeye devam edebilirsiniz.
Celal İlhan’ın ‘Ateşle Dans’ kitabındaki öyküler, günümüz edebiyatında yitmeye başlayan ‘sahicilik duygusu’nu yeniden oluşturmayı amaçlıyor sanki. Yazar, öyküleri sahici kılmak için, yazın sanatının sınırlarını zorlamadan, örneğin işliklerdeki ve başka yerlerdeki olayları anlatırken, teknik bilgilere ve terimlere de yer veriyor. Bu da öykülerin inandırıcılık katsayısını artırıyor.” (Hüseyin Atabaş)
ESERLERİ:
ÖYKÜ: Ateşle Dans (2005).
ARAŞTIRMA: Anadolu’da Bir Nokta (1998).
HAKKINDA: Çiğdem Ülker / Edebiyat ve Eleştiri (Temmuz 2005), Lacivert Dergisi (Temmuz 2005), Durali Doğan / Yozgatlı Şair ve Yazarlar Ansiklopedisi (2005), Murat Erol / Ateşle Dans (Heceöykü, Ağustos-Eylül 2005), Hüseyin Atabaş / Celâl İlhan’ın Bizden Öyküleri: Ateşle Dans (Kum, Nisan-Mayıs 2006).
Fotoğraflar
Öykücü. 29 Aralık 1943, Köçekkömü köyü / Yozgat doğumlu. Ortaöğrenimini Yozgat’ta, yüksek öğrenimini Ankara Tekniker Yüksek Okulunda (1969) tamamladı. DSİ’de (1963-69), Akdeniz Gübre Sanayide (1971-80) ve Orhangazi Asil Çelik AŞ’de (1982-89) makine bakım teknikeri olarak çalıştı ve 1989’da emekli oldu. İşyeri baş temsilciliği düzeyinde sendikacılık yaptı.
İlk öyküsü “Ateşle Dans” Damar dergisinde (Haziran 2002) yayımlandı. Daha sonra öykülerini Varlık, Damar, Turnalar, Öğretmen Dünyası, Edebiyat ve Eleştiri, Kum, Agora ve Hece dergilerinde yayımladı. Ateşle Dans öykü dosyasıyla 2002 SES (Sağlık Emekçileri Sendikası) Öykü Özendirme Ödülünü, Altmış Beş Metrede öyküsüyle 2003 Abdullah Baştürk İşçi Öyküleri Yarışmasında Birincilik Ödülünü aldı. Edebiyatçılar Derneği Yürütme Kurulu üyeliği yaptı.
“Celal İlhan, ‘Ateşle Dans’ kitabındaki öykülerde, öykünün artistik yönü üstünde çok fazla düşünmüyor belki. Onun amacı, toplum ve daha doğrusu, emek insanları çevresinde olup bitenleri dile getirerek birtakım olumsuzluklara dikkat çekmek. Bunu yaparken de, edebiyat dilinin kendine özgü etkileme gücünü sezgisel olarak edindiği kadarıyla kullanıyor. Diline özen gösteriyor ve düzgün, hatta sanatsal olarak kullanmayı da başarıyor. Naif bir ressam gibi, ama renkleri kirletmeden insan manzaraları çiziyor. Öyküde önemli zorluklardan biri olan ‘tip ve karakter çizme’ sorununun üstesinden de gelen bir yazar. Suluboya resimler yapar gibi, birkaç fırça darbesiyle öykü kahramanının portresini koyuveriyor önünüze. (...)
Celal İlhan, öncelikle gerçekçi Türk öykü sanatını izlemiş ve ondan epey şey edinmiş. Öyküyü klâsik biçimde kurguluyor. Siz olayın düğümü nasıl çözülecek diye merakla beklerken, o öyküyü sürpriz bir sonuca bağlamadan, yumuşak bir inişle bitiriyor. Sanki; ‘Ey okuyucu, gerisini sen kafana, keyfine gör tamamla’ der gibidir. Yani yazar öyküyü bitirmiştir, ama siz olay üzerinde düşünmeye devam edebilirsiniz.
Celal İlhan’ın ‘Ateşle Dans’ kitabındaki öyküler, günümüz edebiyatında yitmeye başlayan ‘sahicilik duygusu’nu yeniden oluşturmayı amaçlıyor sanki. Yazar, öyküleri sahici kılmak için, yazın sanatının sınırlarını zorlamadan, örneğin işliklerdeki ve başka yerlerdeki olayları anlatırken, teknik bilgilere ve terimlere de yer veriyor. Bu da öykülerin inandırıcılık katsayısını artırıyor.” (Hüseyin Atabaş)
ESERLERİ:
ÖYKÜ: Ateşle Dans (2005).
ARAŞTIRMA: Anadolu’da Bir Nokta (1998).
HAKKINDA: Çiğdem Ülker / Edebiyat ve Eleştiri (Temmuz 2005), Lacivert Dergisi (Temmuz 2005), Durali Doğan / Yozgatlı Şair ve Yazarlar Ansiklopedisi (2005), Murat Erol / Ateşle Dans (Heceöykü, Ağustos-Eylül 2005), Hüseyin Atabaş / Celâl İlhan’ın Bizden Öyküleri: Ateşle Dans (Kum, Nisan-Mayıs 2006).








