
Araştırmacı yazar. (D. 25 Kasım 1918, Osmanpazarı / Bulgaristan – Ö. 20 Ekim 1998, Ankara). Babası Hafız Hüseyin, aslen Şumnu’ya bağlı Karaatlarlı (Vranikon) köyündendir. Annesi Zübeyde Hanım yedi çocuk annesiydi. Şair Mehmet Fikri’nin kardeşidir... Hasan Basri, ilkokulu doğduğu yerde bitirdikten sonra rüştiyeye (ortaokul) başladı, ancak okuduğu okul maddi yetersizlik yüzünden kapatıldı. 1931-32 ders yılında Şumnu’da Medrese-i Aliye’ye girdi, burayı da hastalığı nedeniyle son sınıfta bıraktı. Ertesi yıl Osmanpazarı’nda açılan özel Türk rüştiyesini 1935 yılında bitirdi. Rüştiyeden sonra bir yıl kadar bir mobilyacının yanında çalıştı. Sonra dayısının dükkanında işe başladı. Ağabeyi Mehmet Fikri’nin yardımıyla girdiği Nüvvab okulundan, ailenin geçim sıkıntısı yüzünden hem çalışıp hem okuyarak, 1942 yılında mezun oldu.
Hasan Basri, 1943-44 ders yılında Osmanpazarı’ndaki özel rüştiyeye öğretmen olarak atandı. 1944’te Bulgaristan’da rejim değişti, komünistler iktidara geldi. Halk mahkemeleri kuruldu ve faşizm yandaşları yargılandılar... Hasan Basri, 1950 yılına kadar değişik adlarla Osmanpazanrı Türk rüştiyesinde öğretmenlik görevini sürdürdü. Ama gidişler o kadar gönül rahatlatıcı değildi. 1947-48 ders yılından itibaren tüm okullar devletleştirildi. Bundan sonra Türk öğretmenler sıraya alınarak, hiç akla fikre sığmayan güçlüklerle yüz yüze bırakıldılar.
Hasan Basri de, 1950 başlarında görevinden aynlmak zorunda bırakılınca, ailesiyle birlikte Türkiye’ye geldi, Şenyurt soyadını aldı. Bir süre Ankara / Ulus’taki Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’nde çalıştı. Daha sonra emekli sandığında görev aldı ve buradaki işini 28 yıl sürdürdü. Emekli Sandığı Personel Başkanı iken emekliye ayrıldı... Emekli olduktan sonra bir süre de özel şirketlerde çalıştı. Bu sırada “Osmanpazarı Türkleri” başlıklı bir kitabın hazırlık işleriyle uğraştı. Fakat nefes darlığı onu rahat bırakmadı ve kitabını yayımlayamadan 20 Ekim 1998 tarihinde öldü.
Ölümünden sonra basılan ve önsözünü Mustafa Çelik’in yazdığı bu kitap Osmanpazarı Türkleri hakkında ayrıntılı bilgiler vermektedir. Osmanpazarı’nın tarihi seyri hakkında geniş bilgilerden başka; değirmenleri, meyveciliği, hayvancılığı, ticaret hayatı ve pazarları, zanaat ve eşrafını tatlı bir dille okuyucuların önüne koyar. Doğum, düğün, kız nişanlama gelenekleri, Ramazan ayı ve bayram ritüelleri ilginç bir biçimde anlatılır. Şenyurt, yapıtında, eğitim ve öğretmen kadrosuna, orada yetişmiş olan ünlülere de kapsamlı yer ayırmıştır. Kültür ve edebiyata değinirken, ağabeyi şair Mehmet Fikri hakkında dikkat çeken ayrıntıları kendisinin ve başkalarının gözünden anlatır; 20 şiirini de kitabına alır. Bu kaynak eser onun, doğduğu Osmanpazarı’na ateşli bir sevgi ile bağlılığını göstermektedir. “Osmanpazarı Türklerı” 2000 yılında Ankara’da basıldı.
KAYNAK: Niyazi Hüseyin Bahtiyar / Balkanlar’da Türk Ünlüleri (2. Kitap, 2002).
Fotoğraflar
Araştırmacı yazar. (D. 25 Kasım 1918, Osmanpazarı / Bulgaristan – Ö. 20 Ekim 1998, Ankara). Babası Hafız Hüseyin, aslen Şumnu’ya bağlı Karaatlarlı (Vranikon) köyündendir. Annesi Zübeyde Hanım yedi çocuk annesiydi. Şair Mehmet Fikri’nin kardeşidir... Hasan Basri, ilkokulu doğduğu yerde bitirdikten sonra rüştiyeye (ortaokul) başladı, ancak okuduğu okul maddi yetersizlik yüzünden kapatıldı. 1931-32 ders yılında Şumnu’da Medrese-i Aliye’ye girdi, burayı da hastalığı nedeniyle son sınıfta bıraktı. Ertesi yıl Osmanpazarı’nda açılan özel Türk rüştiyesini 1935 yılında bitirdi. Rüştiyeden sonra bir yıl kadar bir mobilyacının yanında çalıştı. Sonra dayısının dükkanında işe başladı. Ağabeyi Mehmet Fikri’nin yardımıyla girdiği Nüvvab okulundan, ailenin geçim sıkıntısı yüzünden hem çalışıp hem okuyarak, 1942 yılında mezun oldu.
Hasan Basri, 1943-44 ders yılında Osmanpazarı’ndaki özel rüştiyeye öğretmen olarak atandı. 1944’te Bulgaristan’da rejim değişti, komünistler iktidara geldi. Halk mahkemeleri kuruldu ve faşizm yandaşları yargılandılar... Hasan Basri, 1950 yılına kadar değişik adlarla Osmanpazanrı Türk rüştiyesinde öğretmenlik görevini sürdürdü. Ama gidişler o kadar gönül rahatlatıcı değildi. 1947-48 ders yılından itibaren tüm okullar devletleştirildi. Bundan sonra Türk öğretmenler sıraya alınarak, hiç akla fikre sığmayan güçlüklerle yüz yüze bırakıldılar.
Hasan Basri de, 1950 başlarında görevinden aynlmak zorunda bırakılınca, ailesiyle birlikte Türkiye’ye geldi, Şenyurt soyadını aldı. Bir süre Ankara / Ulus’taki Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’nde çalıştı. Daha sonra emekli sandığında görev aldı ve buradaki işini 28 yıl sürdürdü. Emekli Sandığı Personel Başkanı iken emekliye ayrıldı... Emekli olduktan sonra bir süre de özel şirketlerde çalıştı. Bu sırada “Osmanpazarı Türkleri” başlıklı bir kitabın hazırlık işleriyle uğraştı. Fakat nefes darlığı onu rahat bırakmadı ve kitabını yayımlayamadan 20 Ekim 1998 tarihinde öldü.
Ölümünden sonra basılan ve önsözünü Mustafa Çelik’in yazdığı bu kitap Osmanpazarı Türkleri hakkında ayrıntılı bilgiler vermektedir. Osmanpazarı’nın tarihi seyri hakkında geniş bilgilerden başka; değirmenleri, meyveciliği, hayvancılığı, ticaret hayatı ve pazarları, zanaat ve eşrafını tatlı bir dille okuyucuların önüne koyar. Doğum, düğün, kız nişanlama gelenekleri, Ramazan ayı ve bayram ritüelleri ilginç bir biçimde anlatılır. Şenyurt, yapıtında, eğitim ve öğretmen kadrosuna, orada yetişmiş olan ünlülere de kapsamlı yer ayırmıştır. Kültür ve edebiyata değinirken, ağabeyi şair Mehmet Fikri hakkında dikkat çeken ayrıntıları kendisinin ve başkalarının gözünden anlatır; 20 şiirini de kitabına alır. Bu kaynak eser onun, doğduğu Osmanpazarı’na ateşli bir sevgi ile bağlılığını göstermektedir. “Osmanpazarı Türklerı” 2000 yılında Ankara’da basıldı.
KAYNAK: Niyazi Hüseyin Bahtiyar / Balkanlar’da Türk Ünlüleri (2. Kitap, 2002).









