
Sultan Murad III
Şair, padişah (D. 4 Temmuz 1546, Bozdağ yaylağı / Manisa – Ö. 16 Ocak 1595, İstanbul). Murad-ı Sâlis, Sultan Murad Han bin Sultan Selim Han, Sultan Üçüncü Murad, Muradîisimleriyle de anıldı. Kelime-lerin ruh ve anlamlarına vakıf, bütün inceliklerinin ayrımına varabilen bir insan olarak yetiştirildi. İlmî ve edebî hayatın canlanması için çalışarak kendisi de şiirler ve ilmî eserler yazdı.
III. Murad, genel olarak şiirlerini Türkçe söylemiş ise de Divan’ındaki Arapça-Farsça-Türkçe, Arapça-Türkçe mülemmalar (mısraları farklı dillerde yazılmış şiir), ayrıca Arapça ve Farsça şiirler, onun bu dillere, şiir söyleyecek kadar hakim olduğunun kanıtıdır. Yine de şiirlerini sade ve yalın bir dille söyledi. Ağır bir Osmanlıcanın hakim olduğu bir dönemde o, şiirini halk deyim ve tabirleriyle anlaşılır kıldı. Şiirlerinde Yunus Emre, Hoca Dehhânî, Nesîmî, Süleyman Çelebi, Necâtî ve Fuzûlî’nin şiirlerini anımsatan beyitler eksik değildir.
ESERLERİ:
Fütûhâtü’s-Sıyâm ve Esrar-nâme.
KAYNAK: Coşkun Ak / Şair Padişahlar (2001), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas., 2009).
Şair, padişah (D. 4 Temmuz 1546, Bozdağ yaylağı / Manisa – Ö. 16 Ocak 1595, İstanbul). Murad-ı Sâlis, Sultan Murad Han bin Sultan Selim Han, Sultan Üçüncü Murad, Muradîisimleriyle de anıldı. Kelime-lerin ruh ve anlamlarına vakıf, bütün inceliklerinin ayrımına varabilen bir insan olarak yetiştirildi. İlmî ve edebî hayatın canlanması için çalışarak kendisi de şiirler ve ilmî eserler yazdı.
III. Murad, genel olarak şiirlerini Türkçe söylemiş ise de Divan’ındaki Arapça-Farsça-Türkçe, Arapça-Türkçe mülemmalar (mısraları farklı dillerde yazılmış şiir), ayrıca Arapça ve Farsça şiirler, onun bu dillere, şiir söyleyecek kadar hakim olduğunun kanıtıdır. Yine de şiirlerini sade ve yalın bir dille söyledi. Ağır bir Osmanlıcanın hakim olduğu bir dönemde o, şiirini halk deyim ve tabirleriyle anlaşılır kıldı. Şiirlerinde Yunus Emre, Hoca Dehhânî, Nesîmî, Süleyman Çelebi, Necâtî ve Fuzûlî’nin şiirlerini anımsatan beyitler eksik değildir.
ESERLERİ:
Fütûhâtü’s-Sıyâm ve Esrar-nâme.
KAYNAK: Coşkun Ak / Şair Padişahlar (2001), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas., 2009).






