
Nimet Demirbağ SanlımanBu sayfa sizin mi?
Bez bebek sanatçısı, ressam. 1930 yılında Malatya’da doğan Nimet Hanım, 1947’de Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nden mezun olduktan sonra Türkiye’nin ilk kadın sanatçılarından, kitre bebeklerin yaratıcısı Zehra Müfit Saner’den hobi olarak ders almaya başladı. Daha sonra yıllar içinde kendisi de bu sanatın ustalarından biri haline geldi. Öyle ki, Zehra Müfit Hanım vefatından önce “Nimet, elimi sana veriyorum, bu işi benden sonra sen götüreceksin” demiştir.
Nimet Hanım’ın meslek hayatım sanata yönelik oldu. Hobi olarak başladığı bu uğraşı meslek hayatının içine sokmuş oldu. Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde ‘Elif Bebek’ isimli atölyesini 1960’ta açtı ve burada 20 yıl çalıştı. Değişik yerlere yaptığımız bebekleri yolladı, turizme dönük bir çalışması oldu.” Kitre ve pamuk ya da mısır kabuğu kullanarak yaptığı, tamamen el yapımı olan bebeklerinin arasında balıkçı, asker, kör dilenci ve torunu, ayakkabı tamircisi, bileyici, fotoğrafçı, boyacı, yufka açan gelin, sokak çalgıcıları gibi çeşitli kesim ve meslek gruplarından karakterler yer alıyor.
İlk kişisel sergisini 1955’te Beyoğlu’nda açmış. Bu İstanbul’da açılan ilk kitre bebek sergisiymiş. Yaşamı boyunca Türkiye’nin farklı yerlerinde sergiler açarak eserlerini ve birikimini paylaşan Nimet Hanım’ın “Ayakkabı Tamircisi” adlı eseri, Bozcaada Yerel Tarih Müzesi’nde sergileniyor. Dönen Dervişler ile Sema kompozisyonu da Konya Mevlana Müzesi’nde yaklaşık 10 yıl sergilenmiş. Bu kompozisyonun biraz küçüğü ise halen Almanya’daki Marburg Dinler Müzesi’nde... Nimet Hanım, ince ince uğraşarak yaptığı, gerçeklerinin birebir minyatür kopyaları olan bebeklerini yapabilmek için terzilik, kuyumculuk, ayakkabıcılık gibi farklı zanaatleri de bilmek gerektiğini söylüyor.
Sürekli eğitim almaya ve kendini geliştirmeye devam eden Nimet Hanım, “Topkapı Sarayı’nda Ordinaryüs Prof. Dr. Süheyl Ünver’den tezhip ve minyatür dersi aldı. Uzun süre orada çalıştı. Süheyl Bey’in öğretileri çok etkiliydi” diyor.
Bir yandan da sosyal amaçlı faaliyetlerde bulunduğunu belirten Nimet Hanım, “Amacı kadının statüsünü yükseltmek olan Türkiye Soroptimist İş ve Meslek Kadınları Derneği’nde 60 sene süren bir çalışması oldu. Türkiye Federasyon Başkanlığı görevini üstlendi, Milli Delegelik yaptı. Bir yandan da çocuklarımla ilgilendi.
“RESİM ÖĞRENMENİN UCU BUCAĞI VE SONU YOKTUR”
Kendisi gibi ressam olan eşi Tayfur Sanlıman, 2013 yılında Arkeoege Yayınları’ndan çıkan “Yol Boyunca” isimli kitabında, evlilikle sonuçlanan tanışmalarını şöyle anlatmış:
“Onu da hayatımızdaki her şeyi yaptığı gibi resim yaptı. Bunu hayatımı yazdığım kitapta kader ismi altında anlattım. Üzerinde durulması gereken güzel bir hikaye... Şimdi içinden ufak bir anekdot aktarayım: Nimet Hanım, yapıtlarının ortaya çıkması için gerekli olduğundan ötürü heykel, bilhassa büst çalışmak istemiş. Bu vesileyle Akademili arkadaşları ona konuk öğrenci olarak Akademi’ye gelmesini ve derslere girmesini tavsiye etmişler. Biz hayat yolunda öyle enteresan bir dönemeçte karşılaştık ki… Ben mektepte yaşça emsallerimden büyüktüm. Bir sürü ha yat macerası geçirmişiz mektebe gelmişiz. Rahmetli hocam Zeki Faik İzer, bilgi donanımımızın çok zengin olmasını isteyen kıymetli bir hocaydı, ruhu şad olsun, bir gün birinden bahsediyor. Bahsettiği kişi bir ressam tabii… Ardını bir soruyla bağladı, ‘Bilin bakalım kimdir bu’ deyince ben önümdeki küçük kızın kulağına, ‘Tchaikovsky’dir’ dedim. O da tabii benden lafı kapınca hemen parmak kaldırdı, ‘Hocam, Tchaikovsky’ dedi. Hoca durdu, ‘Biz resim dersi yapıyorduk, Tchaikovsky ile ne alakamız var’ diye. Baktı ki kızcağızın arkasında da ben varım, bu muziplik mutlaka Tayfur Bey’den çıkmıştır, ‘O zaman lütfen gitsin kütüphaneye, bize oradan 2 cilt Tchaikovsky getirsin, biz de Tchaikovsky’nin kim olduğunu burada öğrenelim taze taze’ dedi. Ben Tchaikovsky almaya aşağıya indim ve işte orada Nimet’e rastladım. Tchaikovsky nere, Akademi nere, Tayfur nere, Nimet nere… Yani böyle bir kaderin güzelliği vardı. Böylece tanıştık. Arkadaşlığımız devam etti. Bir daha hayatımdan çıkmadı. Nimet, çok sevilen bir kızdı. Herkes onu hem sever hem saygı duyardı. Bambaşka bir insan o…”
Nimet Hanım da, “1960 senesinde bana hayat boyu en olumlu desteği veren eşim ressam Tayfur Sanlıman ile evlendim” diyor.
Ülkemizin önde gelen kitre bebek sanatçılarından Nimet Sanlıman ve eşi usta ressam Tayfur Sanlıman Darüşşafaka Urla Rezidans’ta mutlu bir yaşam sürdürüyor.
KAYNAKÇA: Nimet Demirbağ Sanlıman Web Sitesi (nimetdolls.com, erişim 22.06.2017), Nimet - Tayfur Sanlıman (darussafaka.org, erişim 22.06.2017), Nimet Demirbağ Sanlıman (mihrace.net, erişim 22.06.2017), Nimet Demirbağ Sanlıman Resmi web sitesi: www.nimetdolls.com, TRT2, Ömrüm Ömrüm Programı / 25 Haziran 2006, Radikal 10/08/2003 / Yaşamdan Kesitler / Haluk Şahin, Cumhuriyet Dergi 20 Haziran 1999 Sayı:691, İLGİ Dergisi / Yaz 2005 / Küçük “insan” figürleri ya da: Bebek, Meydan Larousse Büyük Lugat ve Ansiklopedi Sayı 27-28, Encyclopedia International Cilt 6, İstanbul Express 1951 / Mehmet ATAKER’in Röportajı, La Turquie Moderne ? Javier (Ocak) Sayısı 1956, Yirminci Asır Sayı 336 1959, Resimli Hayat sayı:38 Haziran 1955 / Nurcihan Neslihan KESİM / Fotoğraflar Ara GÜLER.
Fotoğraflar
Haberler/Yorumlar
Bez bebek sanatçısı, ressam. 1930 yılında Malatya’da doğan Nimet Hanım, 1947’de Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nden mezun olduktan sonra Türkiye’nin ilk kadın sanatçılarından, kitre bebeklerin yaratıcısı Zehra Müfit Saner’den hobi olarak ders almaya başladı. Daha sonra yıllar içinde kendisi de bu sanatın ustalarından biri haline geldi. Öyle ki, Zehra Müfit Hanım vefatından önce “Nimet, elimi sana veriyorum, bu işi benden sonra sen götüreceksin” demiştir.
Nimet Hanım’ın meslek hayatım sanata yönelik oldu. Hobi olarak başladığı bu uğraşı meslek hayatının içine sokmuş oldu. Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde ‘Elif Bebek’ isimli atölyesini 1960’ta açtı ve burada 20 yıl çalıştı. Değişik yerlere yaptığımız bebekleri yolladı, turizme dönük bir çalışması oldu.” Kitre ve pamuk ya da mısır kabuğu kullanarak yaptığı, tamamen el yapımı olan bebeklerinin arasında balıkçı, asker, kör dilenci ve torunu, ayakkabı tamircisi, bileyici, fotoğrafçı, boyacı, yufka açan gelin, sokak çalgıcıları gibi çeşitli kesim ve meslek gruplarından karakterler yer alıyor.
İlk kişisel sergisini 1955’te Beyoğlu’nda açmış. Bu İstanbul’da açılan ilk kitre bebek sergisiymiş. Yaşamı boyunca Türkiye’nin farklı yerlerinde sergiler açarak eserlerini ve birikimini paylaşan Nimet Hanım’ın “Ayakkabı Tamircisi” adlı eseri, Bozcaada Yerel Tarih Müzesi’nde sergileniyor. Dönen Dervişler ile Sema kompozisyonu da Konya Mevlana Müzesi’nde yaklaşık 10 yıl sergilenmiş. Bu kompozisyonun biraz küçüğü ise halen Almanya’daki Marburg Dinler Müzesi’nde... Nimet Hanım, ince ince uğraşarak yaptığı, gerçeklerinin birebir minyatür kopyaları olan bebeklerini yapabilmek için terzilik, kuyumculuk, ayakkabıcılık gibi farklı zanaatleri de bilmek gerektiğini söylüyor.
Sürekli eğitim almaya ve kendini geliştirmeye devam eden Nimet Hanım, “Topkapı Sarayı’nda Ordinaryüs Prof. Dr. Süheyl Ünver’den tezhip ve minyatür dersi aldı. Uzun süre orada çalıştı. Süheyl Bey’in öğretileri çok etkiliydi” diyor.
Bir yandan da sosyal amaçlı faaliyetlerde bulunduğunu belirten Nimet Hanım, “Amacı kadının statüsünü yükseltmek olan Türkiye Soroptimist İş ve Meslek Kadınları Derneği’nde 60 sene süren bir çalışması oldu. Türkiye Federasyon Başkanlığı görevini üstlendi, Milli Delegelik yaptı. Bir yandan da çocuklarımla ilgilendi.
“RESİM ÖĞRENMENİN UCU BUCAĞI VE SONU YOKTUR”
Kendisi gibi ressam olan eşi Tayfur Sanlıman, 2013 yılında Arkeoege Yayınları’ndan çıkan “Yol Boyunca” isimli kitabında, evlilikle sonuçlanan tanışmalarını şöyle anlatmış:
“Onu da hayatımızdaki her şeyi yaptığı gibi resim yaptı. Bunu hayatımı yazdığım kitapta kader ismi altında anlattım. Üzerinde durulması gereken güzel bir hikaye... Şimdi içinden ufak bir anekdot aktarayım: Nimet Hanım, yapıtlarının ortaya çıkması için gerekli olduğundan ötürü heykel, bilhassa büst çalışmak istemiş. Bu vesileyle Akademili arkadaşları ona konuk öğrenci olarak Akademi’ye gelmesini ve derslere girmesini tavsiye etmişler. Biz hayat yolunda öyle enteresan bir dönemeçte karşılaştık ki… Ben mektepte yaşça emsallerimden büyüktüm. Bir sürü ha yat macerası geçirmişiz mektebe gelmişiz. Rahmetli hocam Zeki Faik İzer, bilgi donanımımızın çok zengin olmasını isteyen kıymetli bir hocaydı, ruhu şad olsun, bir gün birinden bahsediyor. Bahsettiği kişi bir ressam tabii… Ardını bir soruyla bağladı, ‘Bilin bakalım kimdir bu’ deyince ben önümdeki küçük kızın kulağına, ‘Tchaikovsky’dir’ dedim. O da tabii benden lafı kapınca hemen parmak kaldırdı, ‘Hocam, Tchaikovsky’ dedi. Hoca durdu, ‘Biz resim dersi yapıyorduk, Tchaikovsky ile ne alakamız var’ diye. Baktı ki kızcağızın arkasında da ben varım, bu muziplik mutlaka Tayfur Bey’den çıkmıştır, ‘O zaman lütfen gitsin kütüphaneye, bize oradan 2 cilt Tchaikovsky getirsin, biz de Tchaikovsky’nin kim olduğunu burada öğrenelim taze taze’ dedi. Ben Tchaikovsky almaya aşağıya indim ve işte orada Nimet’e rastladım. Tchaikovsky nere, Akademi nere, Tayfur nere, Nimet nere… Yani böyle bir kaderin güzelliği vardı. Böylece tanıştık. Arkadaşlığımız devam etti. Bir daha hayatımdan çıkmadı. Nimet, çok sevilen bir kızdı. Herkes onu hem sever hem saygı duyardı. Bambaşka bir insan o…”
Nimet Hanım da, “1960 senesinde bana hayat boyu en olumlu desteği veren eşim ressam Tayfur Sanlıman ile evlendim” diyor.
Ülkemizin önde gelen kitre bebek sanatçılarından Nimet Sanlıman ve eşi usta ressam Tayfur Sanlıman Darüşşafaka Urla Rezidans’ta mutlu bir yaşam sürdürüyor.
KAYNAKÇA: Nimet Demirbağ Sanlıman Web Sitesi (nimetdolls.com, erişim 22.06.2017), Nimet - Tayfur Sanlıman (darussafaka.org, erişim 22.06.2017), Nimet Demirbağ Sanlıman (mihrace.net, erişim 22.06.2017), Nimet Demirbağ Sanlıman Resmi web sitesi: www.nimetdolls.com, TRT2, Ömrüm Ömrüm Programı / 25 Haziran 2006, Radikal 10/08/2003 / Yaşamdan Kesitler / Haluk Şahin, Cumhuriyet Dergi 20 Haziran 1999 Sayı:691, İLGİ Dergisi / Yaz 2005 / Küçük “insan” figürleri ya da: Bebek, Meydan Larousse Büyük Lugat ve Ansiklopedi Sayı 27-28, Encyclopedia International Cilt 6, İstanbul Express 1951 / Mehmet ATAKER’in Röportajı, La Turquie Moderne ? Javier (Ocak) Sayısı 1956, Yirminci Asır Sayı 336 1959, Resimli Hayat sayı:38 Haziran 1955 / Nurcihan Neslihan KESİM / Fotoğraflar Ara GÜLER.










