
Tayfur Sanlıman
Ressam. 1930 yılında Adana’da doğdu. Tam adı Tayfur Çelikten Sanlıman. Resim sevgisiyle ilkokulda tanıştı. Ortaokulda Akademili hocası Latif Ariş tarafından yönlendirildi. 1951 yılında yüksek okul okumak için İstanbul’a gelişinden itibaren bir ufuk açılması oldu. Çeşitli dünyaları tanımış oldu. 1955 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi. Halil Dikmen ve Zeki Faik İzer atölyelerinde beş yıl çalıştı ve pekiyi dereceyle diploma aldı. 1955’te artık resmin bırakılmayacak bir şey olduğunu, daha da önemsenmesi gerektiğini anlamış ve resim öğrenmeye devam etmişti.
1992’de Asmalımescit’te kendi atölyesini kuran Tayfur Bey, 2001’de Bozcaada’ya taşınana kadar burada aralıksız çalıştı. Bugüne kadar 30 kişisel sergi gerçekleştirdi. Atatürk Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda “İsimsiz Resimlerle 50 Yıl” başlığı altında retrospektif sergisi açıldı. Kendi deyişiyle “insan-doğa ilişkisini doğadan yana çıkarak irdeliyor ve dünyalıların bu gidişle varacağı sonu resim diliyle anlatmaya çalışıyor.” Tayfur Sanlıman, 2013 yılında Arkeoege Yayınları’ndan çıkan “Yol Boyunca” isimli kitabında hayatını anlatmıştır.
Tayfur Sanlıman, kendisi gibi ressam olan eşi Nimet Hanımla tanışma öyküsünü şöyle anlatıyor:
“Onu da hayatımızdaki her şeyi yaptığı gibi resim yaptı. Bunu hayatımı yazdığım kitapta kader ismi altında anlattım. Üzerinde durulması gereken güzel bir hikaye... Şimdi içinden ufak bir anekdot aktarayım: Nimet Hanım, yapıtlarının ortaya çıkması için gerekli olduğundan ötürü heykel, bilhassa büst çalışmak istemiş. Bu vesileyle Akademili arkadaşları ona konuk öğrenci olarak Akademi’ye gelmesini ve derslere girmesini tavsiye etmişler. Biz hayat yolunda öyle enteresan bir dönemeçte karşılaştık ki… Ben mektepte yaşça emsallerimden büyüktüm. Bir sürü ha yat macerası geçirmişiz mektebe gelmişiz. Rahmetli hocam Zeki Faik İzer, bilgi donanımımızın çok zengin olmasını isteyen kıymetli bir hocaydı, ruhu şad olsun, bir gün birinden bahsediyor. Bahsettiği kişi bir ressam tabii… Ardını bir soruyla bağladı, ‘Bilin bakalım kimdir bu’ deyince ben önümdeki küçük kızın kulağına, ‘Tchaikovsky’dir’ dedim. O da tabii benden lafı kapınca hemen parmak kaldırdı, ‘Hocam, Tchaikovsky’ dedi. Hoca durdu, ‘Biz resim dersi yapıyorduk, Tchaikovsky ile ne alakamız var’ diye. Baktı ki kızcağızın arkasında da ben varım, bu muziplik mutlaka Tayfur Bey’den çıkmıştır, ‘O zaman lütfen gitsin kütüphaneye, bize oradan 2 cilt Tchaikovsky getirsin, biz de Tchaikovsky’nin kim olduğunu burada öğrenelim taze taze’ dedi. Ben Tchaikovsky almaya aşağıya indim ve işte orada Nimet’e rastladım. Tchaikovsky nere, Akademi nere, Tayfur nere, Nimet nere… Yani böyle bir kaderin güzelliği vardı. Böylece tanıştık. Arkadaşlığımız devam etti. Bir daha hayatımdan çıkmadı. Nimet, çok sevilen bir kızdı. Herkes onu hem sever hem saygı duyardı. Bambaşka bir insan o…”
Nimet Hanım da, “1960 senesinde bana hayat boyu en olumlu desteği veren eşim ressam Tayfur Sanlıman ile evlendim” diyor.
Tayfur - Nimet Sanlıman çifti, Darüşşafaka Urla Rezidans’ta mutlu bir yaşam sürdürüyor.
KAYNAKÇA: Nimet - Tayfur Sanlıman (darussafaka.org, erişim 22.06.2017), Nimet Demirbağ Sanlıman Web Sitesi (nimetdolls.com, erişim 22.06.2017), Nimet Demirbağ Sanlıman (mihrace.net, erişim 22.06.2017).










