Şair, hattat (D. ?, Akova köyü / Mora - Ö.1754, İstanbul). Asıl adı Ahmet olan Hatem Akovalızade'denin doğum tarihi bilinmemektedir. Osman Şehdi Efendi adlı Divan kâtibi bir zatın oğludur. Memleketinde başladığı öğrenimini 1703'te göç ettiği İstanbul'da tamamladı. Hattat Emir Efendi'den Hat dersleri icazeti alıktan sonra Mısır'a gitti ve on yılı aşan bir süre orada kaldı. Burada toplumdan uzak bir hayat yaşadı. Mekke'ye giderek Hacı oldu. Hicaz'da Nakşibendi şeyhi Ahmet Curyanî ile karşılaştı ve ona bağlandı. Döndükten sonra çeşitli kentlerde bu tarikatın çizgisinde yaşadı, hayatının sonuna kadar Fener'de ikamet etti.
İyi bir hattat olarak meraklı gençlere güzel yazı hakkında özel dersler veren Hatem Akovalızade, Türkçe'nin yanı sıra son derece vakıf olduğu Arapça ve Farsça dillerinde de şiirler yazdı.
Hatem, Divan şairleri tarzında şiirler yazarak, şiirlerinde Nabi ve Nedim'in etkisinde görüldü. Mizahi özellikleriyle tanınan şiirlerinde zaman zaman açık-saçık ifadeler kullandı, bu şiirlerinde Sabit'in etkisinden kurtulamaz. Şiirlerinin çoğunda ise ilâhi bir aşk hakimdir. Diğer şairler gibi o da gül, bülbül, sevda, hasret, gurbet kelimelerini bol bol kullandı. Şiirlerinde ayrıca hayatın kötülüklerine açık bir protesto olmasa da bazen eleştiriler ve şikâyetler gönderir; hayatı hilesiz, insanları dürüst, ortamı gülşen görmek ister. Üç dilde yazılmış olan şiirleri 1284'te, İstanbul'da, Divan'ında toplandı.
ESERLERİ:
Divan, Fevaid-i Hatemiye (Arapça ders notları), Tuhfe-i Şahidi Şerhi.
KAYNAK: Büyük Türk Klasikleri (Cilt 6, 357, 1987), Atilla Özkırımlı / Türk Edebiyatı Ansiklopedisi (Cilt 3, s. 618, 1987), Osmanlı Müellifleri (Cilt 2, s. 174-175, 1972), Niyazi Hüseyin Bahtiyar / Balkanlar’da Türk Ünlüleri (ikinci kitap, 2002, s.116,117), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (C. 12, 2015).
Şair, hattat (D. ?, Akova köyü / Mora - Ö.1754, İstanbul). Asıl adı Ahmet olan Hatem Akovalızade'denin doğum tarihi bilinmemektedir. Osman Şehdi Efendi adlı Divan kâtibi bir zatın oğludur. Memleketinde başladığı öğrenimini 1703'te göç ettiği İstanbul'da tamamladı. Hattat Emir Efendi'den Hat dersleri icazeti alıktan sonra Mısır'a gitti ve on yılı aşan bir süre orada kaldı. Burada toplumdan uzak bir hayat yaşadı. Mekke'ye giderek Hacı oldu. Hicaz'da Nakşibendi şeyhi Ahmet Curyanî ile karşılaştı ve ona bağlandı. Döndükten sonra çeşitli kentlerde bu tarikatın çizgisinde yaşadı, hayatının sonuna kadar Fener'de ikamet etti.
İyi bir hattat olarak meraklı gençlere güzel yazı hakkında özel dersler veren Hatem Akovalızade, Türkçe'nin yanı sıra son derece vakıf olduğu Arapça ve Farsça dillerinde de şiirler yazdı.
Hatem, Divan şairleri tarzında şiirler yazarak, şiirlerinde Nabi ve Nedim'in etkisinde görüldü. Mizahi özellikleriyle tanınan şiirlerinde zaman zaman açık-saçık ifadeler kullandı, bu şiirlerinde Sabit'in etkisinden kurtulamaz. Şiirlerinin çoğunda ise ilâhi bir aşk hakimdir. Diğer şairler gibi o da gül, bülbül, sevda, hasret, gurbet kelimelerini bol bol kullandı. Şiirlerinde ayrıca hayatın kötülüklerine açık bir protesto olmasa da bazen eleştiriler ve şikâyetler gönderir; hayatı hilesiz, insanları dürüst, ortamı gülşen görmek ister. Üç dilde yazılmış olan şiirleri 1284'te, İstanbul'da, Divan'ında toplandı.
ESERLERİ:
Divan, Fevaid-i Hatemiye (Arapça ders notları), Tuhfe-i Şahidi Şerhi.
KAYNAK: Büyük Türk Klasikleri (Cilt 6, 357, 1987), Atilla Özkırımlı / Türk Edebiyatı Ansiklopedisi (Cilt 3, s. 618, 1987), Osmanlı Müellifleri (Cilt 2, s. 174-175, 1972), Niyazi Hüseyin Bahtiyar / Balkanlar’da Türk Ünlüleri (ikinci kitap, 2002, s.116,117), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (C. 12, 2015).



