Gazeteci, yazar, şair (D. 22 Haziran 1927, İstanbul – Ö. 23 Ekim 2015, İstanbul). Hadi Borazan, Hüseyin Erenköy, Hüseyin Zurna adlarını da kullandı. Galatasaray Lisesini (1949) ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Öğrencilik yıllarında başladığı gazetecilik mesleğini avukatlık stajını yaptıktan sonra da sürdürdü. Avukatlık mesleğini, kendisinin yüzlerce mahkemesi dışında hiç yapmadı.
Ulus (1947),
Halk (1951),
Tan, Yeni Gazete (1956-57),
Akşam (1958-60, 1965-71),
Milliyet (1960-65) gazetelerinde günlük fıkra yazarlığı yaptı. 1953'te NATO davetiyle ilk kez gittiği Paris’ten dönüşünde kaleme aldığı bir haber, kelepçeyle ilk tanışmasını getirdi. Yazılarından dolayı birçok kez yargılandı, hakkında 300’e yakın dava açıldı. 1965 yılında Türkiye İşçi Partisinden İstanbul Milletvekili seçildi. Millet Meclisi’nde kendine has üslubuyla yaptığı konuşmalarıyla tartışmalı oturumlarda ön planda göründü. Milletvekilliği yaptığı dönemde iki defa dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulunuldu. Milletvekilliğinin yanı sıra,
Akşam gazetesindeki fıkra yazarlığını sürdüren Altan, 1971’deki 12 Mart askeri müdahalesi sonrasında, ABD'yle yapılan anlaşma gereği Kore'deki Türk Birliğinin sayısının standart olduğunu haberleştirdiği için gözaltına alındı, yargılandı ve hüküm giydi, rahatsızlığı nedeniyle Cumhurbaşkanı tarafından affedildi. Hapisten çıktıktan sonraki yazı ve konuşmalarında liberal görüşleri savundu.1973’ten sonra bir süre
Çarşaf dergisinde Hüseyin Zurna takma adıyla mizah yazıları yazdı. 1975’te gazetelerde yeniden günlük fıkra yazarlığına başladı. Bu dönemde önce
Yeni Ortam ve
Politika gazetelerinde, daha sonra
Milliyet (1979),
Güneş (1982),
Hürriyet (1988),
Sabah (1989, 1992-2001) ve
Milliyet (2001) gazetellerinde yazdı. Son dönem yazılarında “polemikçi ve taşlamacı” üslubunu terk etmemekle birlikte günlük politikadan çok, yerleşik toplumsal kurumların eleştirisine ağırlık verdi. Edebiyat alanına şiirle giren Çetin Altan’ın ilk şiiri
Foto-Magazin (1942) dergisinde yayımlanmıştı.
Yeni Adam, Çınaraltı, (1943-44),
İstanbul (1943-46),
Kaynak (1948-49) dergilerinde şiirler ve kısa düzyazılar yayımlandı. Daha sonra gazete ve dergi yazılarının yanında roman ve oyun yazarlığına yöneldi. Şiirleri ile bazı düzyazılarını bir arada
Üçüncü Mevki (1946) adlı ilk kitabında topladı. 1947 yılında gazeteciliğe başladığı
Ulus gazetesinde muhabirlik, çevirmenlik, sekreter yardımcılığı yaptı.
Ankara’da
Balkabağı (1965) adlı bir mizah dergisi çıkardı. Güncel, politik konuları ele aldığı fıkra ve köşe yazılarıyla geniş ilgi topladı. Oyunları özel tiyatroların yanı sıra, şehir ve devlet tiyatrolarınca da sahnelendi. 1957’de sahnelenen ilk oyunu
Çemberler’i
Beybaba, Mor Defter, Dilekçe, Tahterevalli, Yedinci Köpek, Suçlular, Komisyon, Islıkçı, Telefon Kimin İçin Çalıyor adlı oyunları izledi. 1972’den itibaren roman türünde de eserler verdi. Oyun ve romanlarında fıkralarındaki taşlamacılıktan farklı bir üslup ve yapı sergiledi. Oyunlarında, daha çok, sanayileşirken modernleşemeyen Türk toplumunun çarpıklıklarını ele alırken,
Büyük Gözaltı (1972),
Bir Avuç Gökyüzü (1974),
Viski (1975),
Küçük Bahçe (1978) adlı romanlarında daha çok aydının düşünsel, duygusal ve cinsel bunalımını işledi. Romanları Yunanca, Fransızca, İspanyolca, Rumence ve Bulgarcaya çevrildi. Ayrıca bazı radyo ve televizyon programlarının yapımında yer aldı.
Mor Defter (yön. N. Ergün, 1964) ve
Bir Avuç Gökyüzü (yön. Ü. Elçi, 1987) eserleri filme alındı. Özellikle gazete yazılarında kendine özgü bir mizah anlayışı geliştiren Çetin Altan, "Nüktesiz bir kuruluğu, ciddi söylev ve demeçleriyle asık surat ve çatılmış kaşlardan usanmışlığın bir tepkisi" olarak tanımladığı yazıları, kendini de bir hayli güldürmüş. "Okurken siz de aynı duyguyu paylaşırsınız umuduyla yayımlıyorum." der. Çetin Altan, hayatın küçük ayrıntılarını yüceltmeyi sever. Belki ancak “yerli” edebiyat içerisinde, belki de yalnız “biz”den çıkarılabilecek kıssalarıyla, birbirine kavuşturduğu ince mizah, ironi temeline yayar kelimeleri. Sıradan sandığımız ve üstünden geçip gittiğimiz, bazen de “toplumsal bilinçdışı” boyutumuz sebebiyle farkına varamadığımız trajediyi gözler önüne sererek fark ettirir. Kısaca söylemek gerekirse, roman ve oyunlarında toplumsal değişmeye ayak uyduramayan aile ve bireylerin bocalayışlarını ele aldı. Edebiyatın hemen bütün alanlarında eserler verdi. Hüseyin Zurna takma adıyla,
Çarşaf dergisinde yayımlanan mizah yazılarını
Zurnada Peşrev Olmaz (1978) adlı kitapta, milletvekilliği dönemi (1965-69) anılarını ve düşüncelerini
Ben Milletvekili İken (1971) kitabında topladı. Bu kitap, Türkiye'de yükselen demokratik hareketlerin 1965 seçimlerinde Türkiye İşçi Partisinin, Büyük Millet Meclisinde temsil hakkını elde etmesiyle başlayan “hareketli ve hararetli” bir dönemin “an be an” belgesel tanıklığı niteliğindedir. Kitap aynı zamanda, o günlerden bugünlere Türkiye’de nelerin değişip nelerin asla değişmediğini görmek için bir tanıklıklar belgesidir.
Büyük Gözaltı adlı romanı ile 1973 Orhan Kemal Roman Ödülünü kazandı,
Bir Yumak İnsan ile 1978'de Türk Dil Kurumu Deneme Ödülünü aldı. 2004 yılında TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı Onur Yazarı seçildi. Çetin Altan 2009 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ‘Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne değer görüldü. Yaşayan son üslup sahibi köşe yazarı Çetin Altan, 23 Ekim 2015 günü İstanbul’da vefat etti. Çetin Altan'ın cenazesi, Teşvikiye Camii'nde kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi. Milliye gazetesi Çetin Altan’ın hbaerini verirken şu satırlara yer verdi: “Dün hayatını kaybeden Türk basını ve edebiyatının duayen ismi, Milliyet Gazetesi yazarı Çetin Altan son kez işine geldi. Milliyet binası önünde düzenlenen törende konuşan Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila, "Acımız çok büyük. Türk basınının büyük ustalarından birini kaybettik" dedi.
“Gelecek deyince, teknoloji ve hareket esnekliği, mutluluk deyince, bir açgözlünün hayalindeki tüketim imkânlarının tatmini (...) Çetin Altan, eski kuşak bir Türkiye 'aydını, söyleyeceğini yeni kavramlarla süsleyip püslemeden, hatta çok kızdığı köylüler gibi, dosdoğru söylüyor. 'Geri kalmış bir ülkenin' ezikliğini yansıtan, çok 'bağrı yanık' bir üslubu var, aslında hep söz konusu ettiği, köylülükten kurtulamamış şehir nüfusuyla ortak daha pek çok yanı var: O da modernleşme denince teknolojik gelişimi anlıyor, o da burjuva yaşam biçimine fazla anlam atfediyor, kadın-erkek ilişkilerinin rahatladığı bir dünyayı, öncelikle bir seks cenneti olarak görüyor. Lahmacun sevmekle karides sevmek arasında çizmek istediği sınır, onu 'köylülük' dediği şeyin dışında bırakmaya yetmiyor. Belki bunun 'köylülük'le açıklanması da zor, bu Türkiyelilikle ilgili bir durum. Aksi takdirde, popüler bir yazarın, yıllardır Türkiye'nin gelişmesini köylerde tenis kortu-piyano-flört üçlüsüne bağlamasını anlamak zor olurdu. Belki, Altan gibi, Türkiyeliler, Batı karşısında kendilerini hep burjuva olmaya özenen 'köylü' gibi hissediyorlar, bu yüzden Batılı anlamda burjuva olmaya bu kadar önem atfediyorlar, bu amacın önünde engel olarak gördükleri her şeye büyük bir kin duyuyorlar, ama burjuva olmaya özenen köylüler gibi, bir türlü burjuva olamıyorlar. İstanbul'un yeni burjuva mekânlarının 'küresel köy'ün bir uzantısı olduğu fikri gibi teselliler boşuna! En ince zevk sahiplerine hitap etme iddiasındaki küçük sığınaklarında bile hep sırıtan bir şey var.” (Nuray Mert)ESERLERİ:Şiir:
Üçüncü Mevki (ilk düzyazılarıyla birlikte, 1946).Roman:
Büyük Gözaltı (1972),
Bir Avuç Gökyüzü (1974),
Viski (1975),
Küçük Bahçe (1978).Hikâye:
Rıza Bey’in Polisiye Öyküleri (1985),
Kalem Bahçelerinden Yedi Hayat (1997).Fıkra ve Deneme:
Taş (1964),
Sömürücülerle Savaş (1965),
Bornova Savcısı Lütfen Dinleyin (1967),
Onlar Uyanırken (1967),
Geçip Giderken (1968),
Kopuk Kopuk (1970),
Suçlanan Yazılar (1970),
Kahrolsun Komünizm Diye Diye (1976),
Nar Çekirdekleri (1976),
Zurnada Peşrev Olmaz (1978),
Gölgelerin Gölgesi (anlatı, 1981),
Şeytan Aynaları (1982),
2027 Yılının Anıları (1985),
Dünyaya Bırakılmış Mektuplar (seçmeler, 1997),
Şeytanın Gör Dediği (1997),
Kadın Işık ve Ateş (1998),
Aşk Sanat ve Servet (1998),
Sobe (1999)
, Kral Öldü Yaşasın Kral (1999),
Kullar ve Sultanlar (2000).Anı:
Ben Milletvekili İken (1971),
Bir Yumak İnsan (1977),
Kavak Yelleri ve Kasırgalar (
Üçüncü Mevki ile birlikte, 1992),
İyi ki Şu Köyceğiz Var (albümlü, 2001)
. Oynanmış - Basılmış Oyunlar:
Çemberler (1964),
Mor Defter (1965),
Suçlular (1965),
Dilekçe
ve Tahtırevalli (1966).Oynanmış - Basılmamış Oyunlar (Sahnelenme Yıllarıyla):
Beybaba (1960-61),
Yedinci Köpek (1964),
Komisyon (1969),
Islıkçı (1977),
Telefon Kimin İçin Çalıyor (1991-92).Söyleşi:
Altanlar Meydanda (Ahmet Altan ve Mehmet Altan ile, 2001).İnceleme:
Atatürk’ün Sosyal Görüşleri (1965),
Demir ve Çimento Karaborsasının İçyüzü (1966),
Hükümet Kapitalist Bir Hükümettir (1966),
İdam Edilen 44 Vezir-i Azam (1991),
Öldürülmüş Şehzadeler ve Devrilmiş Padişahlar (1991),
Kullar ve Sultanlar (2000)
. Gezi:
Bir Uçtan Bir Uca (İsrail, İsveç, Iran, Afganistan ve Romanya gezileri, 1965;
Al İşte İstanbul eklenerek, 1970).Mektup:
Dünyada Bırakılmış Mektuplar (Haz: İshak Reyna, 2002)
. Çocuk Kitabı:
Alfabe (1997)
. Çeviri:
İspanya’da Ölüm Güncesi (A. Koestler’den),
Aptal Kız (M. Achard’en),
İntikam Yılı (J. A. Lacour’dan).
KAYNAKÇA: Behçet Necatigil / Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (1960), Behçet Necatigil / Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü (1979), Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi I (1983-85), Kâmuran Solmaz / İpek Böceği Cinayeti (yaşam öyküsü, 1998), Şükran Kurdakul / Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (6. basım, 1999), Nuray Mert / Orada Bir Köy Var Uzakta (Virgül, Nisan 2000), İhsan Işık / Yazarlar Sözlüğü (1990, 1998) - Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001, 2004) – Encyclopedia of Turkish Authors (2005) - Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, gen. 2. bas. 2007) - Ünlü Edebiyatçılar (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 4, 2013) - Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013), Solmaz Kâmuran / Çetin Altan (2001), Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi I (2001), Abdullah Tekin / Kullar ve Sultanlar (Cumhuriyet Kitap, 17.5.2001), Çetin Altan / Hazırlayan: Kâmuran Solmaz (Cumhuriyet Kitap, 22.11.2001), Dünyada Bırakılmış Mektuplar (Cumhuriyet Kitap, 21.11.2002), Mehmet Nuri Yardım / Edebiyatımızın Güleryüzü (2002), Veysel Gültaş / Kadı Burhaneddin’den Günümüze Hukukçu Şairler Antolojisi (2003), Mehmet Nuri Yardım / Yazar Olacak Çocuklar (2004), Zeki Coşkun / Kalemin Ucunda Bir Hayat (Radikal Kitap, 8 Ekim 2004), Yalçın Doğan / Rotatife Karşı Kalem... (t24.com.tr, 23 Ekim 2015), Ali Bayramoğlu / Bir Yıldız Kaydı: Çetin Altan... (Yeni Şafak, 23 Ekim 2015), Oral Çalışlar / Çetin Altan'ı Meclis'te dövdüklerinde... (radikal.com.tr, 23 Ekim 2015), Çetin Altan'a veda (milliyet.com.tr, 23.10.2015).