Şair, bestekâr (D. ? - Ö. 1494 (h. 900)). Asıl adı Şemsettin, mahlâsı Nahifî olan bu büyük musiki üstadı Aydınlıdır. Bütün ilimlerde, bilhassa edebiyat ve şiirde de, mahir bir üstattı. Musikideki şöhreti yalnız memleket sınırları içinde kalmayıp, Irak ve İran’a kadar yayıldı. Döneminde, Usta Şems lakabıyla anıldı. Fatih Sultan Mehmed’in teveccühünü kazandı ve çoğu zaman padişahla beraber vakit geçirdi. Öyle ki, Fatih’in huzurunda gerçekleşen bir yarışmada herkesin ona hayranlığı daha da arttı. İran’ın meşhur musikicilerinden Abdülkadir adındaki sazende ile Şemsettin, Fatih’in huzurunda sohbette bulundular ve yarıştılar. Aynı zamanda şair olan Şemsi, orada bir güfte ortaya çıkarıp, hemen bestelemiş ve okumaya başlamış. Bu olay sonunda, kendisine olan hayranlığın arttığı belirtilir.
Ancak bilinmeyen bir sebeple günün birinde padişahın yanından uzaklaştırıldı. Bu durumu insanlık ve sanatkarlık gururuna vurulan bir darbe sayan Şemsettin, olaydan sonra adeta inzivaya çekildi. Kızı Yetime ile Bursa’da, insanlardan uzak bir hayat sürmeye başladı. Geçim kaygısı ile arada bir ortaya çıkıp ve bir köşede heveslilere musiki öğretir ve aldığı para ile nafakasını temine çalışırdı. Şemşettin, uğradığı bu kötü sonu bir türlü unutamadı. Hatta hayatının son yıllarında dimağı bile sarsıldı. Kendisini sevenler tarafından gönderilen yiyecek ve içeceği zehirlidir diye kabul etmezdi.
Aydınlı Şemsettin’in devrinin büyük ve meşhur bir musikicisi olduğunda bütün kaynaklar aynı fikirdedir. Bestelerinin, bugün bilinmemekle beraber, yaşadığı dönemde büyük ilgi gördüğü kısıtlı sayıdaki kaynakta belirtilir. Türkçe, Arapça ve Farsça manzumeler yazmış, ayrıca musikiye dair Bereket adlı bir eser de kaleme almıştır.
HAKKINDA: Ruşen Kam / Büyük Türk Musikicilerinden: Aydınlı Şemsettin Nahifi / (Hisar, sayı: 1, Mart 1950).
Şair, bestekâr (D. ? - Ö. 1494 (h. 900)). Asıl adı Şemsettin, mahlâsı Nahifî olan bu büyük musiki üstadı Aydınlıdır. Bütün ilimlerde, bilhassa edebiyat ve şiirde de, mahir bir üstattı. Musikideki şöhreti yalnız memleket sınırları içinde kalmayıp, Irak ve İran’a kadar yayıldı. Döneminde, Usta Şems lakabıyla anıldı. Fatih Sultan Mehmed’in teveccühünü kazandı ve çoğu zaman padişahla beraber vakit geçirdi. Öyle ki, Fatih’in huzurunda gerçekleşen bir yarışmada herkesin ona hayranlığı daha da arttı. İran’ın meşhur musikicilerinden Abdülkadir adındaki sazende ile Şemsettin, Fatih’in huzurunda sohbette bulundular ve yarıştılar. Aynı zamanda şair olan Şemsi, orada bir güfte ortaya çıkarıp, hemen bestelemiş ve okumaya başlamış. Bu olay sonunda, kendisine olan hayranlığın arttığı belirtilir.
Ancak bilinmeyen bir sebeple günün birinde padişahın yanından uzaklaştırıldı. Bu durumu insanlık ve sanatkarlık gururuna vurulan bir darbe sayan Şemsettin, olaydan sonra adeta inzivaya çekildi. Kızı Yetime ile Bursa’da, insanlardan uzak bir hayat sürmeye başladı. Geçim kaygısı ile arada bir ortaya çıkıp ve bir köşede heveslilere musiki öğretir ve aldığı para ile nafakasını temine çalışırdı. Şemşettin, uğradığı bu kötü sonu bir türlü unutamadı. Hatta hayatının son yıllarında dimağı bile sarsıldı. Kendisini sevenler tarafından gönderilen yiyecek ve içeceği zehirlidir diye kabul etmezdi.
Aydınlı Şemsettin’in devrinin büyük ve meşhur bir musikicisi olduğunda bütün kaynaklar aynı fikirdedir. Bestelerinin, bugün bilinmemekle beraber, yaşadığı dönemde büyük ilgi gördüğü kısıtlı sayıdaki kaynakta belirtilir. Türkçe, Arapça ve Farsça manzumeler yazmış, ayrıca musikiye dair Bereket adlı bir eser de kaleme almıştır.
HAKKINDA: Ruşen Kam / Büyük Türk Musikicilerinden: Aydınlı Şemsettin Nahifi / (Hisar, sayı: 1, Mart 1950).






