Şair ve yazar, ressam. 3 Mayıs 1934, Kemaliye (Eğin) / Erzincan doğumlu. Çanakkale Ortaokulu ve İstanbul Erkek Lisesinde okudu. 1951 yılında orduya girerek Heybeliada Makine Sınıf Okulunu bitirip Assubay oldu. Denizaltı eğitimi görerek dokuz sene denizaltı assubayı olarak görev yaptı. 1962’de istifa ederek ordudan ayrıldı. Bir süre Amerika ve Arabistan’da bulundu. Amerika’da lisan okuluna devam etti ve Damaga Kontrol kursuna katıldı. Türkiye’de İstanbul Teknik Üniversitesinde ısı tekniği ve soğutma, değişik yerlerde teknik resim tekâmül, resim (Temel), tercüman rehberlik.gibi kurslar gördü. Ticaret gemilerinde makina zabiti olarak çalışırken dünyanın çeşitli yerlerini görme fırsatını buldu. Bu gezileri sırasında gördüğü ve yaşadıklarını “Denizcinin Günlüğü”adlı kitabında topladı. Işıl Oker ile evli; Hakan ve Emre adlarında iki erkek çocuk babasıdır.
1959 senesinde, Son Saat ve Türkiye Spor gazetelerinde başladığı gazeteciliği, 1962’de bıraktı. İlk yazısı 1959 yılında Son Saat gazetesinde; şiirleri, Kitaplık, Kuzey Yıldızı, Varlık, Defne, Sanat Derzini, Tay, Kar dergileri ile Genç Şairler Antolojisi’ndeyayımlandı.Cumhuriyeti Kuranların Sessizliği - Hilmi Oker adlı araştırması büyük ilgi gördü.
Sanatın birçok dalında uğraş verdi. En çok gönül verdiği resme uzun seneler ince ince çalıştı. Üç karma sergiye katılıp, iki kişisel sergi açtı. Resimlerinde pastel, karakalem, suluboya, guaj ve yağlıboyanın güzel örneklerini ortaya koyan Oker, resim anlayışında, belirli bir tarzda kalmayıp, her türde çalışmalar yaptı. Ayrıca musikiye de gönül verdi. Suzidil Musiki Derneğinin kurulmasına ön ayak olup kurucu başkanlığını üstlendi.
“Ozan, yaşadıklarını yansıtıyor şiirlerine. Umut, mutluluk, karamsarlık, iyimserlik, yalnızlık, ayrılık, sevgi, özlem vb izlekler çoğunlukta. "Eski Evimiz", "Gemiler" adlı şiirlerinde özlem, yurtsama yansıyor dize dize: "Şimdi ne 'Marakaz' kaldı,/ Ne "Kadeş" ne "Tarı"/ Ne de 'Tırhan' ,/ Bu anıları,/ Hatırlayan kaldı mı?/ Sanmam.// Çanakkale'ye/ Tırhan'la gitmiştim./ Yaşım on iki, /Biletim güverte,/ Kumanyam yarım ekmek..." (s.76) Uzağın bittiği yerde sevgiyi bulacağına inanan ozan, içinde kalan sevdalarla yaşamını sürdürüyor. Sevginin sonsuzluğunda özgürlüğünü duyumsuyor.
Ahmet Fevzi Oker de birçok ozanımız gibi alışılmış bir söylemle, sese önem vererek, yalın, akıcı bir dille yazıyor şiirlerini.” (Türk Dili Dergisi)
ESERLERİ:
GEZİ-GÜNLÜK: Denizcinin Günlüğü (2007), Yedi İklim Dört Bucak (2008).
ŞİİR: Eski Gemi (1999), Denizler Ötesi (2007).
ARAŞTIRMA: Cumhuriyeti Kuranların Sessizliği - Hilmi Oker (2004).
HAKKINDA: Ahmet Fevzi Oker / Denizler Ötesi (2007), Denizler Ötesi - Ahmet Fevzi Oker (Türk Dili Dergisi, Mart 2007).











