Necmettin Karaduman

Kaymakam, Vali, Yönetici, Devlet Adamı, Siyasetçi

Doğum
Ölüm
22 Haziran, 2017
Eğitim
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İdari Bölümü

Kamu yöneticisi, kaymakam, vali, siyaset ve devlet adamı, milletvekili, TBMM başkanlarından (D. 1927, Trabzon - Ö. 22 Haziran 2017, İstanbul). İlk ve orta öğrenimini Trabzon'da yaparak 1944 yılında Trabzon Lisesinden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinin İdari Bölümünü bitirdikten sonra 1960 yılına kadar çeşitli ilçelerde kaymakamlık yaptı. Aynı yıl Mülkiye müfettişliğine atanarak beş yıl bu görevde kaldı. Ocak 1966 ayında Kahramanmaraş valiliğine atandı. Daha sonra Erzurum ve İçel valiliklerinde bulundu ve 1977 yılında kendi isteği ile emekliye ayrıldı.

Necmettin Karaduman, emekliye ayrıldıktan sonra İstanbul'da bir şirketin yönetim kurulu üyeliği ile genel müdürlüğünü yaptı. 6 Kasım 1983 tarihinde yapılan genel seçimlerde Anavatan Partisi (ANAP) listesinden Trabzon Milletvekili seçilerek parlamentoya girdi. 4 Aralık 1983 ve 12 Eylül 1985 tarihlerinde iki kez olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına seçilerek, 29 Kasım 1987 tarihine kadar bu görevde kaldı. Bu görevindeki yansız ve dürüst yönetimi ile kendinden söz ettirdi. Trabzon’un Arsin ilçesinde bir caddeye adı verilmiştir. Karaduman evli ve 2 çocuk babasıydı.

TBMM eski başkanlarından Necmettin Karaduman, 22 Haziran 2017 günü, 90 yaşında iken İstanbul'da vefat etti. Aynı gün TBMM Başkanı İsmail Kahraman imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, Karaduman'ın cenazesinin 23 Haziran 2017 günü İstanbul Şakirin Camisi'nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazı sonrası Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verileceği belirtildi.

KAYNAKÇA: Yurt Ansiklopedisi (10. cilt, 1982), Milliyet Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi (12. cilt, 1986), Son dakika... Eski TBMM Başkanı hayatını kaybetti (hurriyet.com.tr, 22.06.2017).

İŞTE ENCÜMEN-İ DANİŞ TOPLANTISININ TANIDIK SİMALARI

İŞTE ENCÜMEN-İ DANİŞ TOPLANTISININ TANIDIK SİMALARI

 

İşte gizli toplantının tanıdık simaları

 

Kamuoyunda gündeme gelen Encümen-i Daniş toplantısı, Moda Deniz Kulübü'nde başladı. Toplantıya katılan eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Ergenekon'da suçlanan isimleri tanımadığını söyledi

Moda Deniz Kulübü'nde devam eden toplantıya; eski Bakan Cahit Aral, eski Büyükelçi Tahir Alaçan, Emekli Büyükelçi Emre Gönensay, Emekli Büyükelçi Prof. Dr. Sefa Reisoğlu, eski Dışişleri Bakanı İlter Türkmen, eski Kültür Bakanı İlhan Evliyaoğlu, eski MİT Müsteşarı Köksal Sönmez, eski Kara Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Aytaç Yalman, eski Genelkurmay Başkanı Necdet Üruğ, Nahit Özgür, Hüseyin Kıvrıkoğlu, İsmail Hakkı Karadayı, eski TBMM Başkanı Necmettin Karaduman aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

Toplantıya girişinde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Hüseyin Kıvrıkoğlu, Ergenekon isminin dava açıldıktan sonra duyduğunu söyledi. Ergenekon'da 1 numara olduğu iddiasını cevaplayan Kıvrıkoğlu, "Ergenekon'da suçlanan isimlerle ne tanışıklığım, ne de konuşmuşluğum var." dedi. "Bir gün kapınız çalınır mı?" sorusuna Kıvrıkoğlu, "Bilmiyorum, neye göre kapı çalınır? Birilerinin düşünceleri kapımızın çalınmasını gerektiriyorsa kapımızı çalarlar." cevabını verdi. Kıvrıkoğlu, Encümen-i Daniş toplantısının devam edeceğini sözlerine ekledi.

 

Encümen-i Daniş Toplantısı Sona Erdi

 

Encümen-i Daniş toplantısı sona erdi. Toplantı sonrası üyeler herhangi bir değerlendirmede bulunmazken Başkan Necmettin Karaduman kısa bir açıklama yaptı.

Moda Deniz Kulübü'nde devam eden toplantıya eski Bakan Cahit Aral, eski Büyükelçi Tahir Alaçan, Emekli Büyükelçi Emre Gönensay, Emekli Büyükelçi Prof. Dr. Sefa Reisoğlu, eski Dışişleri Bakanı İlter Türkmen, eski Kültür Bakanı İlhan Evliyaoğlu, eski MİT Müsteşarı Köksal Sönmez, eski Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aytaç Yalman, eski Genelkurmay Başkanı emekli Org. Necdet Üruğ, Nahit Özgür, eski Genelkurmay Başkanı emekli Org.Hüseyin Kıvrıkoğlu, eski Genelkurmay Başkanı emekli Org. İsmail Hakkı Karadayı, eski TBMM Başkanı Necmettin Karaduman aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

Toplantının ardından üyeler herhangi bir açıklama yapmadı. Encümen-i Daniş Başkanı Necmettin Karaduman, toplantıda nelerin ele alındığı konusunda kısa bir bilgi verdi. Karaduman, "Arkadaşlara medyaya yaptığım açıklamalarla ilgili bilgi verdim. Filistin meselesi konuşuldu. Diğer konu olarak da Obama'nın başkan seçilmesini değerlendirdik" dedi.

KAYNAK: İşte Encümen-i Daniş toplantısının tanıdık simaları (turkdirlik.blokspot.com.tr, 23 Ocak 2009 Cuma).

Yazar: turkdirlik.blokspot.com.tr, 23 Ocak 2009

ENCÜMEN-İ DÂNİŞ NEDİR?

ENCÜMEN-İ DÂNİŞ NEDİR?

 

Üç eski genelkurmay başkanı, bir eski başbakan, bir eski meclis başkanı, bazı eski kuvvet komutanları ve orgeneraller, iki eski dışişleri bakanı, bazı eski bakanlar, politikacılar ve emekli büyükelçilerden oluşan 40 kişilik bu grubun adı Encümen—i Daniş. Etkili yeni üyeleriyle daha da güçlenen Encümen-i Daniş, İstanbul’da 15 günde bir toplanıyor.

Eski genelkurmay başkanları Necdet Üruğ, İsmail Hakkı Karadayı, Hüseyin Kıvrıkoğlu, 12 Eylül 1980’den sonra başbakan olan Bülent Ulusu, Turgut Özal döneminin Meclis Başkanı Necmettin Karaduman, eski dışişleri bakanları Emre Gönensay ve İlter Türkmen, emekli orgeneraller Atilla Ateş, Ahmet Çörekçi, Necdet Öztorun, Süreyya Yüksel, Nahit Özgür, İbrahim Şenocak, eski bakanlar Fethi Çelikbaş, Cahit Aral, Mustafa Aysan, Safa Reisoğlu, emekli büyükelçiler Oğuz Gökmen, Temel İskit, Fahir Alaçam, Oktay İşcen... Listenin tamamı kırk kişiden oluşuyor. Bunlar, “Danışma Kurulu” anlamına gelen Encümen—i Daniş’in şimdiki üyeleri.

Devlette çok önemli görevlerde bulunmuş eski asker, politikacı ve diplomatların oluşturduğu bu “Büyük Devlet Jürisi”, on beş günde bir İstanbul’da, Moda Deniz Kulübü’nde bir araya geliyor ve ülke sorunlarını tartışıyor. Geçmişte çok etkili görevlerde bulunmuş bu kadar insan ayda iki defa düzenli olarak bir araya gelince, doğal olarak ne konuştukları ve oradaki konuşmaların ne tür sonuçlar doğurduğu merak ediliyor. Encümen—i Daniş, kimilerine göre devlete rota çizmeye çalışan gizli bir “güç odağı”, kimilerine göre hükümetlere yön vermek isteyen bir teşekkül, kimilerine göre ise, yalnızca emektar eski devlet görevlilerinden oluşan normal bir sohbet grubu. Yeni üyelerin ancak oy birliğiyle dahil olabildiği Encümen—i Daniş’te dönem başkanlığını en yaşlı üye üstleniyor. Şimdiki genel başkan, Adnan Menderes ve Süleyman Demirel hükümetlerinde sanayi ve ticaret bakanlığı yapmış olan 92 yaşındaki Fethi Çelikbaş, genel sekreter ise ANAP’lı eski bakan Cahit Aral.

 

Demirel ve Çiller’e gönderilen mektup

 

Fethi Çelikbaş ve Cahit Aral, Encümen-i Daniş’ten önce Anavatan Partisi’nde (ANAP) buluşmuş olan iki politikacı. 1989’da ANAP Burdur Milletvekili olarak Meclis’te iken Turgut Özal’a karşı cumhurbaşkanı adayı olan Çelikbaş’a verilen 18 oydan biri de Cahit Aral’a aitti. Çünkü Aral, Necmettin Karaduman ve Kaya Erdem gibi isimlerle birlikte ANAP’ta Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı olmasına karşı çıkan ‘ak saçlılar’ın içindeydi ve Özal’a karşı oy verdikleri kişi Fethi Çelikbaş’tı. Cahit Aral’ın bir diğer özelliği, 1986’da Sanayi Bakanı iken “Çernobil kazası” meydana geldiğinde, Karadeniz bölgesindeki çayın radyasyondan etkilenmediğini göstermek için kamera karşısında çay içmesiydi.

Faaliyetleri 1980’lerin sonunda kamuoyuna yansıyan Encümen—i Daniş, özellikle 1995’te Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Tansu Çiller’e gönderdiği bir mektupla dikkat çekti. Encümen-i Daniş’in o zamanki üyeleri mektupta, “Uzun zamandan beri açıkça ve pervasızca, anayasaya dayalı demokratik ve laik düzenimizi kökten tahrip etmeyi ve yerine şeriata dayalı devlet düzenini zorla uygulamayı amaçlayan beyan, eylem ve davranışlara girildiği görülmektedir. Türkiye’yi temelinden yıkmak, ülkeyi ve milleti bölmek isteyen sorumsuz kurum ve kişilere karşı şu yasal, idari ve yargıya yönelik ciddi tedbirlerin alınmasını öneririz” demekteydi. Cumhurbaşkanı ve Başbakana önerilen tedbirler şöyleydi: “Cumhuriyetin temel nitelikleri ve laikliğin korunması, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun tavizsiz uygulanması, Kur’an Kursları ve İmam Hatip liselerinin sayılarının azaltılarak sıkı denetime alınması, bu amaçlarla çağdaş ve laik her türlü önlemin alınması.”

 

Yüksek İstişare Heyeti Projesi

 

Mektubun basına sızdırıldığı 1995 başlarında Türkiye’de ilginç bir tartışma vardı. Başbakan Tansu Çiller; eski başbakanlar, genelkurmay başkanları ve dışişleri bakanlarından oluşacak bir “Yüksek İstişare Heyeti” (YİH) kurulması projesini ortaya atmıştı. Nitekim bu heyet Doğan Güreş, Yıldırım Akbulut ve Murat Karayalçın gibi isimlerin katılımıyla ilk toplantısını yaptı; ama devamı gelmedi. Bir teze göre, Encümen-i Daniş’in mektubundan rahatsızlık duyan Çiller, hem bu mektubu basına sızdırmış, hem de onlara alternatif bir yapı olarak YİH’i düşünmüştü. Ama YİH, varlık kazanıp Encümen-i Daniş’in yerini alamadı.

Peki yarım yüzyıldan fazla bir süredir varlığını sürdüren, her dönemde etkili isimlerin katılımıyla güçlenebilen, zaman zaman devlete ve hükümetlere yön verdiği söylenen Encümen-i Daniş’in sırrı neydi? Her dönemde Silahlı Kuvvetler komuta kademesine yakın olması ve askeri konulardaki yazılarıyla tanınan Radikal gazetesi yazarı Mehmet Ali Kışlalı, geçtiğimiz ay “Encümen-i Daniş” başlığını taşıyan yazısıyla bu grubu yeniden gündeme getirdi. Grup üyelerinin “titizlikle” seçildiğini belirten Kışlalı, yıllardır muntazam bir şekilde yapılan toplantılarda ülkenin en önemli konularını ele alan konuşmaların her zaman “ilgi çekici” ve “önemli” olduğunun altını çizdi. Geçmiş dönemde, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Emin Yalman, Falih Rıfkı Atay ve Yusuf Ziya Ortaç gibi gazeteciler de Encümen-i Daniş üyesi olduğundan; bu yazısı sebebiyle “Kışlalı da mı Encümen-i Daniş üyesi?” sorusu merak konusu oldu. Ancak Kışlalı, “Öyle bir şansım yok. Devlete en üst kademede hizmet etmiş çok önemli şahsiyetleri alıyorlar. Bizim orada yerimiz yok” diyor.

 

Köşe yazarı üyeler

 

Halen köşe yazarlığı yaptığı halde Encümen-i Daniş üyesi olan iki kişi var: Hürriyet gazetesi yazarı İlter Türkmen ve Radikal gazetesi yazarı Profesör Mustafa Aysan. Ancak İlter Türkmen eski dışişleri bakanı, Mustafa Aysan ise eski ulaştırma bakanı sıfatını taşıyor. Üst düzey devlet görevinde bulunmuş herkesin Encümen—i Daniş üyesi olamadığını belirten Mehmet Ali Kışlalı, ölçülere uyan kişinin, bir üyenin teklifi üzerine oy birliğiyle gruba alındığını belirtip şöyle devam ediyor:

“Üyelerle eskiden beri dostluklarım var. Burada parti falan yok, tarafsız insanlar grubu. Hepsi, üzerinde tartışma yapılmayacak ve değerli görevler yapmış insanlar. İşleri de gidip kahvede dedikodu yapmak değil, ülkenin önemli meseleleri hakkında görüş teatisi. Orada yapılan şeyleri dışarıda kullanmak gelenekleri yok. Biz şunu konuştuk, şu karara vardık diye dışarıda konuşulmaz. Encümen-i Daniş, yazılı kuralları olan çok disiplinli bir yapı değil, araştırmacı bir grup da değil. Herkes birikiminden dolayı gündeme gelen konular üzerindeki fikrini söylüyor. Bu isim tarihten geliyor. Osmanlı İmparatorluğu’nda Encümen—i Daniş, Danışma Kurulu diye bir şey var. Bu isimle, eskiden var olan bir şey canlandırılmış.”

 

Grubun ismi nasıl Encümen—i Daniş oldu?

 

Grubun “Encümen-i Daniş” ismini nasıl aldığını, babası Tayfur Sökmenoğlu gibi bir Encümen-i Daniş üyesi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi eski Başkanvekili Murat Sökmenoğlu şöyle anlatıyor: “Adı Encümen-i Daniş değildi. 1980 öncesinde Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk bizim Suadiye’deki evimizde yapılan toplantıya gelince, ‘Sizler etkili, yetkili insanlarsınız. Etkili bir kurulsunuz, Encümen-i Daniş’siniz diyor. Böylece ismi Encümen—i Daniş oldu.” Encümen-i Daniş’in eski başkanlarından Hıfzı Oğuz Bekata, grubu tanımlarken “Düşünce üreten, dünya sorunları karşısında Türkiye’nin durumunu irdeleyen bir akademi” deyimini kullanmıştı. Yine eski bir Encümen-i Daniş Başkanı olan Profesör Hikmet Altuğ, “Gün görmüş bir entelijansiyayız” demişti. Yıllar sonra yeni üyelerden İlter Türkmen, “Encümen-i Daniş’in çok parlak bir tarihi var, eski başbakanlar, hayli kıymetli adamlar buradan geçmiş. Şimdi de tamamı devlet kadrosundan, önemli kimseler var” diyor.

Encümen-i Daniş’in kurucuları arasında Tayfur Sökmenoğlu haricinde, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Şemsettin Günaltay, Falih Rıfkı Atay, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refet Bele, Fahrettin Altay, Kazım Orbay, Kazım Özalp gibi isimler var. Sonraki yıllarda gruba Hasan Saka, Nihat Erim, Suat Hayri Ürgüplü gibi başbakanlık yapmış isimler katılıyor. Gruba ismini veren Fahri Korutürk de bir Encümen-i Daniş üyesi. Grubun cumhurbaşkanı ve başbakanlara, zaman zaman da genelkurmay başkanları, Yüksek Askeri Şûra üyeleri ve Meclis başkanlarına mektup göndermesi geleneği Demokrat Parti dönemine kadar uzanıyor. Örneğin, Adnan Menderes’in başbakanlığı döneminde Milliyetçiler Derneği’nin kapatılmasında Encümen-i Daniş’in yaptığı uyarının etkisi olduğu söylenir.

 

Başbakanlara nadiren mektup gönderilir

 

Üç-dört seneden beri Encümen-i Daniş üyesi olduğunu belirten Dışişleri eski Bakanı İlter Türkmen, “Şu ana kadar Başbakan Tayyip Erdoğan’a hiç mektup gönderildi mi?” sorusuna, “Hayır” cevabını veriyor. 1982—83 arasında Ulaştırma Bakanı olarak görev yapan, yakın zamanda hem Aydın Doğan’a ait Doğan Holding’de hem de Hüsnü Özyeğin’e ait FIBA Holding’de üst düzey görevler üstlenen, halen Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yapan ve on yıldan beri Encümen-i Daniş üyesi olan Profesör Mustafa Aysan, cumhurbaşkanı ve başbakanlara mektup gönderilmesinin çok ender olduğunu belirtirken, “Benim on senelik üyeliğim içinde galiba iki defa oldu” diyor. Encümen-i Daniş’e zaman zaman gizli bir güç merkezi gözüyle bakıldığını hatırlattığımız Aysan, bu görüşlere katılmıyor: “Burası fikir alışverişi yapılan bir düşünce grubu. En iyi tarifle bir think tank. Bizim fazla bir gücümüz yok. Orada çok güzel bir bilimsel güç, deneyim gücü var. Bunlar bir güçse tamam, ama hiçbirinin yaptırım gücü yok. Daha çok bir deşarj grubuyuz. Çok da gevşek bir grup. On beş günde bir toplanır; ama gelmezseniz şöyle olur diye bir şey yok. Eski dostların gelenek gibi devam ettirdiği gayri resmi bir topluluğuz” diyor.

Bugüne kadar yapılan toplantıların düzenli katılımcılarından biri olan Profesör Aysan, “Ayda iki defa bu toplantıya gitmek zahmetli olmuyor mu?” sorusuna şu cevabı veriyor: “Koşa koşa gidiyoruz. Hepsi çok yakın dostumuz, geçmişte birlikte çalıştığımız insanlar. Toplantıların çoğuna, yüzde doksandan fazlasına katılırım. Birbirimizle memleket meselelerini görüştüğümüz bir yer. Fazla gizliliğimiz yok; ama grubu teşhir etmeyiz, fazla yaymayız. Çünkü serbestçe konuşmak, sohbet etmek istiyoruz. Hiçbir şeyimiz yazılı değil. Orada konuşulanların kendi içimizden kalması çok değerli bir vasfımız. Orada herkes kendisini rahatlıkla ifade etsin diye yazılı olmayan bir kuralımızdır. Bu yüzden Encümen—i Daniş’in içi hakkında en basit bir bilgiyi dahi size vermiş olmak istemem.”

 

Her toplantıda ortalama 20 kişi oluyor

 

İlter Türkmen ise, neler konuştukları sorusuna, “Genellikle o gün gündemde hangi konu öne çıkmışsa o görüşülüyor. Dış politika bol bol görüşülüyor. Kıbrıs ve Irak çok çok görüşülen konular arasında. Laiklik meselesi de görüşülüyor” cevabını veriyor. Üyelerinin hemen hepsi İstanbul’da oturan, yazılı bir tüzüğü veya çalışma yönergesi olmayan grubun yaz aylarındaki toplantılarında katılım biraz düşse bile her toplantı ortalama 20’nin üstünde kişiyle yapılıyor. Uzun askerlik hayatlarının verdiği disiplinle olsa gerek, en düzenli katılımcıların komutanlar olduğu söyleniyor. İlter Türkmen, “Askerler muntazamdır. Bir konuyu konuşacakları zaman çalışarak geliyorlar” diyor. Peki “Gündem önceden belli oluyor mu?” Türkmen, “Bunlar çok organize toplantılar değil, ama genellikle gelecek toplantıda ne konuşulacağı görüşülüyor. Biz daha çok dış politikayı, askerler güvenliğe, ekonomi konusundaki arkadaşlar ekonomiyi konuşuruz” diyor.

Grubun en belirgin özelliklerinden biri, yaş ortalamasının çok yüksek olması, çünkü üyelik ömür boyu sürüyor. İlter Türkmen bunu, “Son seyahatinize kadar oradan ayrılmazsınız, emeklilik yok. O yüzden çok genç bir kuruluş değiliz. Mesela başkanımız Fethi Çelikbaş üniversitede benim hocamdı” sözleriyle anlatıyor. Bir üyenin gruptan çıkarılması veya ayrılması geleneği yok. Örneğin Encümen-i Daniş’in kurucularından Tayfur Sökmenoğlu, 1980’de öldüğünde 88 yaşındaydı. Fethi Çelikbaş ise bugün 92 yaşında ve gurubun başkanı. Yukarıda isimleri verilenler dışında öteki bazı Encümen-i Daniş üyeleri şöyle: Emekli Korgeneral Hasan Sağlam, Hukuk Profesörü Şener Akyol, eski bakanlar Mehmet Sağlam, Orhan Dikmen, İlhan Evliyaoğlu, eski İstanbul Belediye Başkanı Faruk Ilgaz, emekli tümgeneral Ahmet Serter, emekli vali ve senatör Cemal Tarlan.

Şu kişiler, üyelikleri devam etmesine rağmen, ilerlemiş yaşları sebebiyle toplantılara katılamıyor: Emekli tümgeneral İsmail Hakkı Akgün, Hukukçu Ekrem Amaç, emekli kurmay albay Emin Aytekin, eski içişleri bakanı Mukadder Öztekin, emekli koramiral Necmettin Sönmez, eski bakan Nüvit Yetkin, emekli kurmay albay Semih Yürük, emekli korgeneral Kemal Taran.

 

Gruba katılan yeni üyeler

 

Son yıllarda ölen eski bazı Encümen-i Daniş üyeleri ise şöyle: Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal Kayacan, emekli orgeneraller Kemal Atalay, Fikret Esen, Adnan Ersöz, Ragıp Uluğbay, İrfan Özaydınlı, emekli oramiral Haydar Olcaynoyan, emekli korgeneral Faruk Güventürk, emekli tümamiral Sezai Orkunt, eski bakanlar Hıfzı Oğuz Bekata, İlyas Seçkin, Tıp Profesörü Hikmet Altuğ, emekli büyükelçi Necdet Özmen. Ölen bu üyelerin yerine, aralarında Hüseyin Kıvrıkoğlu, Atilla Ateş, İlter Türkmen, Emre Gönensay’ın bulunduğu yenileri seçildi.

Yeni katılımlarla kan tazeledi denecek kadar güç kazanan Encümen—i Daniş’in daha uzun yıllar varlığını sürdüreceği anlaşılıyor. 1989’da ANAP’taki Encümen—i Daniş’çilerin de desteğiyle arkadaşları Fethi Çelikbaş’ı cumhurbaşkanı yapamadılar; ama Türkiye’de cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanı, birçok eski parlak komutan, politikacı ve diplomattan oluşan bu kadar etkili üyeye sahip ikinci bir “sohbet grubu” olmadığı kesin. Şu anda hepsinin gönlünden geçen temenni ise, eski bir Encümen—i Daniş’çi abileri olan 6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün oğlu Osman Korutürk’ün Milli Güvenlik Kurulu’nun ilk sivil genel sekreteri olması. Zaten Ankara kulislerine göre en güçlü aday o, ikinci sıradaki aday ise Necdet Pamir. Önümüzdeki yıllarda gücünden hiçbir şey kaybetmesi beklenmeyen Encümen—i Daniş’te olabilecek tek değişiklik, bu ‘Büyük Devlet Jürisi’nin kendisine yeni bir isim bulması. Ancak Profesör Mustafa Aysan, “İsmini değiştirmeyi hiç düşünmedik. Orijinal olarak öyle bir isim konmuş, Osmanlı’dan geliyor” diyor.

 

Yüksek İstişare Heyeti neden başarılı olamadı?

 

Acaba Encümen-i Daniş bu kadar uzun ömürlü olmasına rağmen, Ankara’da yapacağı toplantılarla görüşlerini düzenli olarak başbakana ve hükümete aktarabilecek olan Yüksek İstişare Heyeti projesi neden başarılı olamadı? Gazeteci-yazar Mehmet Ali Kışlalı, bu soruya şu cevabı veriyor: “Aslında böyle şeyler iktidarların işine gelmez. Ağırlığı olan o insanlardan çıkan fikir sizin için uygun değilse, bu sizi rahatsız eder. Bu görüşler uygulanmazsa, bu sefer onlar kırılır. O sebeple bu iş iktidarla yapılacak bir işbirliği değil. Encümen-i Daniş, gündemde olan konuları özgürce konuşan, irdeleyen ve sivriliği olmayan bir grup. Türkiye’de önerilecek olan şey, iyi eğitim görmüş, birtakım birikimleri olan, ama genç yaşta emekli olmuş generallerden bir grup kurulması. Böyle bir araştırma grubu kurulması birkaç defa düşünüldü. Örneğin, Türkiye’nin savunması ile ilgili şu araştırmanın yapılması gibi. Fakat maalesef, çok iyi yetişmiş ve çok genç yaşta emekli olmuş o kadar general olmasına rağmen, bu düşünce uygulanamadı.”

İlter Türkmen’in aynı soruya cevabı ise şöyle: “O heyette (Yüksek İstişare Heyeti) benim de ismim vardı. O sırada dışarıdaydım, Birleşmiş Milletler’de Genel Sekreter Yardımcılığı yapıyordum. Bu sebeple ilk toplantıya katılamadım. Bizde o gelenek yoktur. Devletten emekli oldunuz mu artık emeklisiniz, bitti. Çünkü hükümet olduğunuz zaman kimseyi dinlemiyorsunuz. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in meşhur bir lafı var. Cumhurbaşkanı iken 200 danışmanı var. ‘Memnun musunuz?’ diyorlar. ‘Hayır memnun değilim, çünkü benimle hiç danışmıyorlar’ diyor.

KAYNAK: Encümen-i Dâniş Nedir? (yetenek.com, 7 Şubat 2009).

 

Yazar: yetenek.com, 7 Şubat 2009

İLGİLİ BİYOGRAFİLER

Devamını Gör