Şair ve yazar (D. 4 Ağustos 1927, Ankara – Ö. 22 Ağustos 1985, İstanbul). Harita binbaşısı bir babanın beş çocuğundan dördüncüsü olan oğludur. İlkokula İstanbul’da, adı daha sonradan 19. İlkokul olarak değiştirilen Hırka-i Şerif İlkokulunda başladı. İlkokul öğrenimine babasının tayini sebebiyle gittikleri Eskişehir’de devam etti. Dördüncü sınıfa kadar Eskişehir’de okuduktan sonra babasının emekliye ayrılarak İstanbul’a yerleşmesi üzerine dördüncü sınıftan itibaren 5. İlkokulda okudu.
Ortaokul birinci sınıfı da İstanbul’da okuyan Uyar, babasının Kızılay’da müfettiş olması üzerine ortaokul öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1941 yılında yatılı olarak Konya Askerî Ortaokuluna girdi. Bursa Askerî Lisesi (1946) ve Askerî Memurlar Okulundan (1947) mezun oldu.
1948 yılında personel subayı olarak ilk görev yeri ve o zaman Kars’ın ilçesi olan Posof (Ardahan)’a tayin edildi. Daha sonra Terme Askerlik Şubesine, oradan da Ankara’ya atandı. Ankara’da, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Dairesi Başkanlığında üsteğmen olarak görev yaptı. Çok genç yaşta evlenen Turgut Uyar on sekiz yaşındayken baba oldu.
Yirmi bir yaşında ilk görev yeri Posof’a gittiğinde evli ve bir çocukluydu. 1958 yılında, zorunlu hizmetini tamamladıktan sonra yüzbaşı rütbesinde iken ordudan ayrıldı. Ankara’da, SEKA İrtibat Bürosunda ve Sanayi Bakanlığında memur olarak çalıştı.
1969 yılında emekliye ayrılarak İstanbul’a yerleşti. 1966 yılında ilk eşi ve Semiramis, Şeyda, Tunga adlarındaki üç çocuğunun annesi olan Yezdan Şener’den boşandı. 1969’da yazar Rana Tomris’le (Tomris Uyar) evlendi. Bu evlilikten Turgut adında bir oğlu oldu.
Edebiyat Çalışmaları
Turgut Uyar’ın ilk şiiri “Yad”, Yedigün (sayı: 46, 22 Haziran 1947) dergisinde yayımlanmıştı. Uyar, 1948 yılında Kaynak dergisinin açtığı bir şiir yarışmasında ikincilik kazandı. Yarışmadan sonra, seçici kurulda bulunan Nurullah Ataç, birincilik adayının Turgut Uyar olduğunu açıklayarak, ileride Turgut Uyar’ın çok iyi bir şair olacağını söyledi. Nurullah Ataç’ın bu açıklamasından sonra dikkatler Turgut Uyar’a çevrildi.
1949’da ilk kitabı Arz-ı Hâl, Kaynak Yayınlarından çıktı. Kitabın tam adı, Arz-ı Hâl ve Akşam Üzeri Türküsü’dür. Kitabın Akşam Üzeri Türküsü kısmı, söz konusu yarışmada üçüncü olan Çetin Tezcan’a aittir. Çünkü Kaynak Yayınları, kendi açtığı yarışmada ikinci ve üçüncü olan şairlerin kitaplarını birleştirerek yayımlamıştı.
1952’de ikinci kitabı Türkiyem, Nurullah Ataç’ın önsözüyle birlikte yayımladı. Kitap, o ve sonraki dönemlerin ünlü şairlerinin kitaplarının yayımlandığı yayınevlerinden biri olan Varlık Yayınlarından çıktı.
Turgut Uyar’ın ilk iki kitabı; Arz-ı Hâl ve Türkiyem’de toplanan şiirleri, hece şiirinin ve Orhan Veli etkisinin algılandığı ilk dönem şiirleridir. Turgut Uyar daha sonradan, Ece Ayhan, Sezai Karakoç, Edip Cansever ve Cemal Süreya gibi şairlerin içinde olduğu İkinci Yeni şiirine katıldı. Bu dönemde yazdığı şiirlerle hem bu akımın hem de modern şiirimizin ustalarından biri olarak öne çıktı.
1959 yılında Açık Oturum Yayınlarından çıkan Dünyanın En Güzel Arabistanı, Tütünler Islak (1962) ve Her Pazartesi (1968) Turgut Uyar’ın İkinci Yeni’ye ve modern şiirimize katkısını gösteren en önemli kitapları sayıldı. Divan (1970) adlı kitabıyla geleneği gündeme taşıyan Uyar, bu kitabından sonra yazdığı her kitabıyla, gerçek karakterini 1950’li yıllarda bulan şiirini biraz daha güçlendirdi.
Şiirimiz üzerine az yazmasına rağmen, yazdığı her yazı ilgiyle okundu. “Efendimiz Acemilik”, “Çıkmazın Güzelliği” gibi yazıları bir yandan poetikasını ortaya koyarken, bir yandan da şiirimizin bir döneminin kavranmasında başvurulan temel yazılar arasında yer aldı.
Abdülhak Hâmid’den Orhan Veli’ye kadar geçen süreci, her şairin bir şiirini esas alarak incelemeye tâbi tuttu. Şiirimizin modernleşme dönemini İkinci Yeniye bağlayan bu yazıları Bir Şiirden (1983) adlı kitabında topladı.
Şiirleri İngilizce, Fransızca ve Sırpçaya çevrilen Turgut Uyar’ın şiir ve yazıları Varlık, Yeditepe, Pazar Postası, Dost, Değişim, Türk Dili, Yedigün, Kaynak, Şimdilik, Forum, Yeni Dergi, Hürriyet Gösteri, Milliyet Sanat, Düşün, Dönem ve Papirüs dergilerinde yayımlandı. Uyar, Hüseyin Cöntürk’ün çıkardığı Dönem dergisinin kurucuları arasında da yer almıştı.
Ödülleri:
Tütünler Islak (1962) adlı kitabıyla 1963 Yeditepe Şiir Armağanını, Kayayı Delen İncir ile 1983 Behçet Necatigil Şiir Ödülünü, yeni şiirlerinin eklendiği ve tüm şiirlerini toplayan Büyük Saat (1981) ile 1984 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülünü aldı.
Turgut Uyar İçin Ne Dediler?
“Bilmem yanılıyor muyum Turgut Uyar’ı iyi bir şair saymakla? Hiç sanmıyorum. Ne olursa olsun, onun için atıyorum zarımı. Övünerek söyliyeyim, şairler için attığım zar, şimdiye kadar çoğu iyi geldi, doğru seçtiğimi gösterdi. Turgut Uyar için de iyi geleceğinden hiç şüphe etmiyorum.” (Nurullah Ataç)
***
“Orhan Veli akımında düz anlatış vardı. Bu şiirde (İkinci Yeni) düz anlatıştan ileri bir alan gelir. İlhan Berk, yaşamayı, salt yaşamayı anlattığı için, daha çok ‘hareket’e ve ‘fiil’e önem verir. Şiirleri ‘fiil-şiir’lerdir âdeta. Olay, hikâye, fiil konur ortaya. Anlatım önemli olur; en önemli kelime fiildir. Kelimeler ve mısra, fiilin fonksiyonu olur. Böylece insan ve yanı sıra tabiat çıkar. Burda, biz, ‘insan’ı yakalarız, ‘yaşama’yı. Edip Cansever maddeyi anlatıyordu. Ve şiiri bir soyutlama oluyordu. İlhan Berk, ‘yaşama’yı anlatıyor; şiiri bir ‘hikâye etme’ oluyor. Cemal Süreya ve Turgut Uyar bu yaşamaya bir sıfat katıp ‘kişi’de paylaşıyorlar. Biri ‘yaşama’yı varoluş problemi bakımından didikliyor (Turgut Uyar), öteki insanlararası çatışma ya da sevişme yönünden (Cemal Süreya). Yani birinde insan tabiatın ortasında, öbüründe insan insanın yanında. Her ikisinin şiiri de somutlama oluyor.” (Sezai Karakoç)
***
“Soluklu, soluklu olduğu kadar da görkemli bir şiirdir Turgut’un şiiri. Okuyanları şaşırtıp sarsarak parçalara ayırmaz, tersine bütünleştirir, bir düzene sokar onları. (…) Türk şiirinin en seçkin, en usta şairlerinden biridir Turgut Uyar.” (Edip Cansever)
***
“Ben Turgut Uyar’ın şiirini iki kitabını (Dünyanın En Güzel Arabistanı, Tütünler Islak) eksen kabul ederek anlayabilirim. Böyle anlaşılmasının doğru olduğu görüşündeyim. Çünkü şairin bu kitaplarını içine alan dönemi, bütün dönemlerinde sürdürdüğü şiir kaygusunun fiilen yazmakta olduğu şiirle en çok örtüştüğü dönemdir. Bu dönemle Turgut Uyar ‘mükemmeliyetçiliğe’ karşı açtığı savaşın ileri hatlarına ulaşmayı başardığı kadar, toplumun yaşadığı değişmenin derin anlamına inebilmektedir. Bunu ‘visionnaire’ bir tutumla gerçekleştirmektedir. Modern Türk şiirinin konformizme düşman sesidir Turgut Uyar. Şiirini nelerin rağmına kurmuştur? Bunu düşünmek bir büyük burukluk bırakıyor insanda. Ama hep bunu düşündürüyor.” (İsmet Özel)
ESERLERİ:
Şiir:Arz-ı Hâl (1949), Türkiyem (1952), Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959), Tütünler Islak (1962), Her Pazartesi (1968), Divan (1970), Toplandılar (1974), Kayayı Delen İncir (1981), Büyük Saat (Bütün şiirleri, 1981).
İnceleme:Bir Şiirden (1983).
Eleştiri:Sonsuz ve Öbürü (1985).
KAYNAKÇA: Mehmet Kaplan / Cumhuriyet Devri Türk Şiiri-II (1973), Turgut Uyar’ın “Büyük Saat”i (incelemesel eleştiri, Varlık, sayı: 937, Ekim 1985), Sezai Karakoç / Edebiyat Yazıları-II (1986), İhsan Işık / Yazarlar Sözlüğü (1990, 1998) - Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001, 2004) – Encyclopedia of Turkish Authors (2005) - Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, gen. 2. bas. 2007) - Ünlü Edebiyatçılar (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 4, 2013) - Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013), Emine Edibe / Turgut Uyar ve Borges (Kırklar, sayı: 5, Ocak 2004), Ali Bayram / Turgut Uyar’da Suyun Simgelediğidir (Kökler, sayı: 7, Ekim 2004), Yakup Altınyaprak / Edip Cansever ve Turgut Uyar Şiirinde Modern Yaşamın Parametreleri (Dergâh, sayı: 172, Haziran 2004), Fatih Altuğ / Onunla O Eksik Geldi (Yasak Meyve, sayı: 15, Temmuz-Ağustos 2005).











