
Muhittin Baha Pars
Eğitimci, Hukukçu, Şair, Siyasetçi, VI., VII. ve VIII. Dönem Bursa, V. Dönem Ordu Milletvekili (D. 1885, Bursa, - Ö. 30 Ağustos 1954). Kaynaklarda, Muhiddin Baba Bey (Pars), Muhittin Baha Bey (Pars) olarak da geçer. İstanbul Hukuk Mektebi mezunudur. Bursa Bidayet Mahkemesi Üyeliği, Bursa Sultanisi Edebiyat, Mantık ve Felsefe Öğretmenliği, Serbest Avukatlık, Millet Yolu Gazetesi ve Haftalık Bursa Dergisi Sahipliği görevlerinde bulundu.
Osmanlı devletinin yenilgisi ile sonuçlanan Birinci Dünya Savaşı'nın ardından imzalanan "Mondros" ateşkesinden sonra, Bursa'da oluşturulan bağımsızlık yanlısı örgütlerin tümünde etkin görevler aldı. Önceleri bu amaçta bir kuruluş olarak doğan Cemiyet-i Müderrisin'e ilgi duydu, Teâli-i İslâm Cemiyeti'ne dönüşmesinde –görev üstlendi. Cemiyetin yayın organı niteliğindeki Bursa Mecmuası'mn sorumlu yönetmenliğini yaptı, yazıları ve şiirleriyle kitleleri işgale karşı bilinçlendirmeye çalıştı.
Cemiyet'iıı 1919 başlarında Bolşevikliğe karşı bir bildiri yayımlaması üzerine, pek çok taşra şubelerinde olduğu gibi Bursa'da da yine büyük olasılıkla Kuvay-ı Milliye yanlısı örgütlerine katılma kararı almasında etkili oldu. Bu çalışmalarından ötürü dönemin Bursa valisi Gümülcineli İsmail Hakkı Bey'in hışmına uğradı, Konya'ya sürgün edildi.
27 Haziran 1919'da Albay Bekir Sami Bey'in 56. Tümen Komutanı olarak Bursa'ya gelmesi ve Gümülcineli İsmail Bey'in İstanbul'a kaçmasından sonra Bursa'ya döndü. "Reddi İlhak" ve "Müdafaa-i Hukuk" cemiyetlerinde ön saflarda görev aldı. Bu arada Kurtuluş Savaşı dönenimin söylencesel örgütü "Yeşilordu Cemiyeti"nin kuruluşuna katıldı ve ondört genel merkez yöneticisi arasında bulundu.
1920'de Bursa'nın işgaline kadar ve 1922-1923 yılları arasında arasında iki kez Hüdavendigâr Vilâyeti Davavekillcri Cemiyeti'nin (sonra Bursa Barosu) başkanlığım yapmıştır.
22 Şubat 1922'dcn itibaren, Müdafaa-i Hukuk Merkez Kurulu 'mm sağladığı finansmanla Millet Yolu adında bir gazete çıkardı. Bursa'n 1118 Temmuz 1920'de işgal edilişine kadar yaşamını sürdüren bu gazetede bağımsızlıktan ve Kuvay-ı Milliye’den yana bir yayın politikası izledi; genel merkez yöneticiliğini yaptığı Yeşilordu'nun görüşlerini savundu.
Gazete bu tutumu nedeniyle, 15 ve 22 Temmuz 1920 tarihli İngiliz haberalma raporlarında "Bolşevik propagandası" yaptığı savıyla geçti -o tarihte Bursa işgal edilmiş, gazete yayınına son vermek zorunda kalmış bulunuyordu-. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Bursa milletvekili olarak girdi. 1920 sonlarında Mustafa Kemal'in direktifiyle Yeşilordu Cemiyeti'nin kapatılması üzerine, Mahmut Celal Bey (Bayar) ile birlikte, bir süre de Resmi Türkiye Komünist Fırkası'nda görev aldı.
İstiklâl Mahkemesi başkanlığı yaptı. İlk mecliste, Mustafa Kemal'in görüşleri doğrultusunda oluşturulan Müdafaa-i Hukuk Grubu'nda yer aldı. Ne var ki, ikinci dönemden soma bir süre siyaset dışı kaldı.
Daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listelerinden 5. dönemde Ordu; 6, 7 ve 8. dönemlerde de Bursa milletvekili seçildi. 1950'de yine Cumhuriyet Halk Partisi'nden Bursa adayı oldu; ne var ki gerek ülke genelinde, gerekse Bursa'da Demokrat Parti'nin üstünlük sağlaması dolayısıyla milletvekili seçilemedi. Çekirge'de sahibi bulunduğu sıcak suyu bulunan bahçede 1935 yılında bir toprak havuz yaptırdı. 1937'dc bunu yüzme sporuna elverişli iki beton havuzla geliştirdi. Böylece oluşturduğu Havuzlu Park ile Park Otel'i Beden Terbiyesi'ne bağışladı.
2 Mayıs 1954 seçiminde yeniden aday olduysa da CHP'nin yeterli oy alamaması nedeniyle seçilemedi. 30 Ağustos 1954'te öldü (Bak. BURSA MECMUASI ve MİLLET YOLU).
Pars Ailesi:
Muhiddin Baha Pars, bir nedenle Cumhuriyet Halk Partisi Bursa il başkanlığına yazdığı bir mektupta, Pars ailesiyle ilgili şu bilgileri vermektedir: "Bursa 'da Şehreküstü mahallesinde kendisine mahsus bir türbede yatan dedem Pars Beyden başlayarak ecdadım ve ailem 600 küsur seneden beri Bursa'dadır. Vakfettiği Gemlik zeytin âşânile, oranın ve türbesinin bulunduğu mahallenin tapu harçlarını vaktiyle kendisine Orhan Gazi tarafından verilmiş olması, Pars Bey'in bir kumandan olarak Bursa nın fethinde yararlıklar gösterdiğine delâlet eder. Dedem Pars Beyin, babam Şeyh Hacı Baha Efendinin, onun babası Şeyh Hafız Ahmet Efendinin fukaralar ve çocuklar için yapılmış vakıfları ve hayırları vardır. Babanım, Orhan Camii karşısında, hasılatı fakir çocuklara vakfedilmek üzere yaptırdığı büyük çarşı yanmış, arsası belediye tarafından gasp edilmiştir..."
İstiklal Marşı yarışmasına katıldığı şiir:
Gün Doğarken (1934) adlı bir şiir kitabı da olan Pars, 1921 'de açılan İstiklâl Marşı yarışmasına katılmış ve yazdığı şiir en beğenilen yedi şiir arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulmuş ise de, 13 Mart 1921 günlü Oturumda Mehmet Akif Ersoy'un yarışma dışı şiiri "İstiklal Marşı" olarak kabul edilmiştir.
Muhittin Baha Pars’ın yazdığı marşın sözleri şöyledir:
Altı bin yıl efendilik yaptın
'Kahraman Türk' idi cihanda adın
Bir ateşten siperdin İslâm'a
Sönmeyen bir güneş gibi yaşadın.
Ey büyük, ünlü milletim ileri!
Hasma çiğnetme, koş bu şanlı yeri!
Düşmanın bir cihansa, dostun Hak
Haklan elbette müstakil yaşamak.
Atıl, ez, vur, senindir istiklâl,
Ebedîparlasm şu al bayrak...
Ey benim şanlı milletim ileri;
Ele çiğnetme koş bu ülkeleri!
KAYNAK: TBMM Albümü 2. Cilt 1950-1980 (2010), Metin KÜLÜNK on Twitter: "Yıl 1947 Yer TBMM Dönem 7 ( twitter.com, 20 Temmuz 2019), Celil Bozkurt / Milli Mücadele'de Muhittin Baha Pars (bursadakultur.org, 14.08.2020), Muhittin Baha Pars (enbursa.com, 14.08.2020), Önceki Başkanlar - Bursa Barosu (bursabarosu.org.tr, 14.08.2020), Milletin Sesi Muhittin Baha Pars gazete (kitantik.com, 14.08.2020), Milli Mücadele Döneminde Muhittin Baha Pars (bursadakultur.org, PDF, 14.08.2020), Pars Kardeşler - Bursa'nın Simgeleşmiş İsimleri (bursadakultur.com, 14.08.2020).
Fotoğraflar
Hakkında Yazılanlar
Eğitimci, Hukukçu, Şair, Siyasetçi, VI., VII. ve VIII. Dönem Bursa, V. Dönem Ordu Milletvekili (D. 1885, Bursa, - Ö. 30 Ağustos 1954). Kaynaklarda, Muhiddin Baba Bey (Pars), Muhittin Baha Bey (Pars) olarak da geçer. İstanbul Hukuk Mektebi mezunudur. Bursa Bidayet Mahkemesi Üyeliği, Bursa Sultanisi Edebiyat, Mantık ve Felsefe Öğretmenliği, Serbest Avukatlık, Millet Yolu Gazetesi ve Haftalık Bursa Dergisi Sahipliği görevlerinde bulundu.
Osmanlı devletinin yenilgisi ile sonuçlanan Birinci Dünya Savaşı'nın ardından imzalanan "Mondros" ateşkesinden sonra, Bursa'da oluşturulan bağımsızlık yanlısı örgütlerin tümünde etkin görevler aldı. Önceleri bu amaçta bir kuruluş olarak doğan Cemiyet-i Müderrisin'e ilgi duydu, Teâli-i İslâm Cemiyeti'ne dönüşmesinde –görev üstlendi. Cemiyetin yayın organı niteliğindeki Bursa Mecmuası'mn sorumlu yönetmenliğini yaptı, yazıları ve şiirleriyle kitleleri işgale karşı bilinçlendirmeye çalıştı.
Cemiyet'iıı 1919 başlarında Bolşevikliğe karşı bir bildiri yayımlaması üzerine, pek çok taşra şubelerinde olduğu gibi Bursa'da da yine büyük olasılıkla Kuvay-ı Milliye yanlısı örgütlerine katılma kararı almasında etkili oldu. Bu çalışmalarından ötürü dönemin Bursa valisi Gümülcineli İsmail Hakkı Bey'in hışmına uğradı, Konya'ya sürgün edildi.
27 Haziran 1919'da Albay Bekir Sami Bey'in 56. Tümen Komutanı olarak Bursa'ya gelmesi ve Gümülcineli İsmail Bey'in İstanbul'a kaçmasından sonra Bursa'ya döndü. "Reddi İlhak" ve "Müdafaa-i Hukuk" cemiyetlerinde ön saflarda görev aldı. Bu arada Kurtuluş Savaşı dönenimin söylencesel örgütü "Yeşilordu Cemiyeti"nin kuruluşuna katıldı ve ondört genel merkez yöneticisi arasında bulundu.
1920'de Bursa'nın işgaline kadar ve 1922-1923 yılları arasında arasında iki kez Hüdavendigâr Vilâyeti Davavekillcri Cemiyeti'nin (sonra Bursa Barosu) başkanlığım yapmıştır.
22 Şubat 1922'dcn itibaren, Müdafaa-i Hukuk Merkez Kurulu 'mm sağladığı finansmanla Millet Yolu adında bir gazete çıkardı. Bursa'n 1118 Temmuz 1920'de işgal edilişine kadar yaşamını sürdüren bu gazetede bağımsızlıktan ve Kuvay-ı Milliye’den yana bir yayın politikası izledi; genel merkez yöneticiliğini yaptığı Yeşilordu'nun görüşlerini savundu.
Gazete bu tutumu nedeniyle, 15 ve 22 Temmuz 1920 tarihli İngiliz haberalma raporlarında "Bolşevik propagandası" yaptığı savıyla geçti -o tarihte Bursa işgal edilmiş, gazete yayınına son vermek zorunda kalmış bulunuyordu-. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Bursa milletvekili olarak girdi. 1920 sonlarında Mustafa Kemal'in direktifiyle Yeşilordu Cemiyeti'nin kapatılması üzerine, Mahmut Celal Bey (Bayar) ile birlikte, bir süre de Resmi Türkiye Komünist Fırkası'nda görev aldı.
İstiklâl Mahkemesi başkanlığı yaptı. İlk mecliste, Mustafa Kemal'in görüşleri doğrultusunda oluşturulan Müdafaa-i Hukuk Grubu'nda yer aldı. Ne var ki, ikinci dönemden soma bir süre siyaset dışı kaldı.
Daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listelerinden 5. dönemde Ordu; 6, 7 ve 8. dönemlerde de Bursa milletvekili seçildi. 1950'de yine Cumhuriyet Halk Partisi'nden Bursa adayı oldu; ne var ki gerek ülke genelinde, gerekse Bursa'da Demokrat Parti'nin üstünlük sağlaması dolayısıyla milletvekili seçilemedi. Çekirge'de sahibi bulunduğu sıcak suyu bulunan bahçede 1935 yılında bir toprak havuz yaptırdı. 1937'dc bunu yüzme sporuna elverişli iki beton havuzla geliştirdi. Böylece oluşturduğu Havuzlu Park ile Park Otel'i Beden Terbiyesi'ne bağışladı.
2 Mayıs 1954 seçiminde yeniden aday olduysa da CHP'nin yeterli oy alamaması nedeniyle seçilemedi. 30 Ağustos 1954'te öldü (Bak. BURSA MECMUASI ve MİLLET YOLU).
Pars Ailesi:
Muhiddin Baha Pars, bir nedenle Cumhuriyet Halk Partisi Bursa il başkanlığına yazdığı bir mektupta, Pars ailesiyle ilgili şu bilgileri vermektedir: "Bursa 'da Şehreküstü mahallesinde kendisine mahsus bir türbede yatan dedem Pars Beyden başlayarak ecdadım ve ailem 600 küsur seneden beri Bursa'dadır. Vakfettiği Gemlik zeytin âşânile, oranın ve türbesinin bulunduğu mahallenin tapu harçlarını vaktiyle kendisine Orhan Gazi tarafından verilmiş olması, Pars Bey'in bir kumandan olarak Bursa nın fethinde yararlıklar gösterdiğine delâlet eder. Dedem Pars Beyin, babam Şeyh Hacı Baha Efendinin, onun babası Şeyh Hafız Ahmet Efendinin fukaralar ve çocuklar için yapılmış vakıfları ve hayırları vardır. Babanım, Orhan Camii karşısında, hasılatı fakir çocuklara vakfedilmek üzere yaptırdığı büyük çarşı yanmış, arsası belediye tarafından gasp edilmiştir..."
İstiklal Marşı yarışmasına katıldığı şiir:
Gün Doğarken (1934) adlı bir şiir kitabı da olan Pars, 1921 'de açılan İstiklâl Marşı yarışmasına katılmış ve yazdığı şiir en beğenilen yedi şiir arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulmuş ise de, 13 Mart 1921 günlü Oturumda Mehmet Akif Ersoy'un yarışma dışı şiiri "İstiklal Marşı" olarak kabul edilmiştir.
Muhittin Baha Pars’ın yazdığı marşın sözleri şöyledir:
Altı bin yıl efendilik yaptın
'Kahraman Türk' idi cihanda adın
Bir ateşten siperdin İslâm'a
Sönmeyen bir güneş gibi yaşadın.
Ey büyük, ünlü milletim ileri!
Hasma çiğnetme, koş bu şanlı yeri!
Düşmanın bir cihansa, dostun Hak
Haklan elbette müstakil yaşamak.
Atıl, ez, vur, senindir istiklâl,
Ebedîparlasm şu al bayrak...
Ey benim şanlı milletim ileri;
Ele çiğnetme koş bu ülkeleri!
KAYNAK: TBMM Albümü 2. Cilt 1950-1980 (2010), Metin KÜLÜNK on Twitter: "Yıl 1947 Yer TBMM Dönem 7 ( twitter.com, 20 Temmuz 2019), Celil Bozkurt / Milli Mücadele'de Muhittin Baha Pars (bursadakultur.org, 14.08.2020), Muhittin Baha Pars (enbursa.com, 14.08.2020), Önceki Başkanlar - Bursa Barosu (bursabarosu.org.tr, 14.08.2020), Milletin Sesi Muhittin Baha Pars gazete (kitantik.com, 14.08.2020), Milli Mücadele Döneminde Muhittin Baha Pars (bursadakultur.org, PDF, 14.08.2020), Pars Kardeşler - Bursa'nın Simgeleşmiş İsimleri (bursadakultur.com, 14.08.2020).










