
Fehmi EnginalpBu sayfa sizin mi?
Eğitimci, yazar, yayıncı. 1949’da Karaman’a bağlı Ermenek ilçesinin Meydan Mahallesinde dünyaya geldi. Yoksul bir ailenin altı çocuğunun en büyüğüdür. İlkokul ve ortaokulu Ermenek’te okudu. İlkokul ve ortaokuldan sonra Mersin İlköğretmen Okuluna yazıldı. 1966 yılında 17 yaşında öğretmen oldu. Maaş alabilmek için mahkeme kararıyla yaşını büyülttü. Ataması Sivas iline yapıldı. 1968’de Trabzon Fatih Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü bitirerek Türkçe öğretmeni oldu. Mardin’in Ömerli ilçesinde çalışmaya başladı. Üç yıl orada çalıştıktan sonra Tarsus Kasım Ekenler Ortaokuluna atandı. Tarsus’ta öğretmen hareketi içinde etkin görevler aldı. TÖB-DER Tarsus Şubesinde şube sekreterliği ve başkanlık yaptı.
1980 darbesine dek Tarsus’ta çalıştı. Ama 12 Eylül’le birlikte her şey alt üst oldu. Demokratlar, sosyalistler, devrimciler için karanlık bir dönem başlamıştı. O zor günleri yaşayanlardan biri de kendisi oldu. Ünlü 141. ve 142. maddelerden yargılanarak 1402’lik oldu. Öğretmenlikten koparılınca Tarsus’tan ayrılmak zorunda kaldı. Ailesiyle birlikte zor bir dönem yaşadı. Meşakkat dolu üç yılın sonunda 1984’ün Mart ayında Bursa’da gözaltına alınıp tutuklandı. Uzun süren bir gözaltı ve cezaevi sürecinin sonunda 1987’de serbest bırakıldı. O dönemde dışarısı da büyük bir açık cezaevi gibiydi.
Geçici birkaç iş denedikten sonra elinde çanta okullarda kitap satmaya başladı. Oysa ticaret ona uygun bir iş değildi. Ama başka yapabileceği bir iş de yoktu. Öğretmenlikten geldiği için okullara girip çıkmak, öğretmenlerle ilişki kurmak onun için çok zor olmadı. Ailecek gece gündüz çalışmaya başladılar. Bu arada bir kırtasiye dükkânı açtı. Daha sonra işleri biraz genişleterek bir toptan kitap dağıtım firması kurdu. Ekonomik durumu biraz düzeldi. Halen dağıtımcılık işini sürdürüyor.
Fehmi Enginalp, kitap işini severek yapıyor. Ayrıca bir yayınevi kurarak kitaplar yayımlamaya başladı. Öte yandan öğretmenliği, eğitimciliği unutamadığı için kitapçılık yanı sır dersanelerde çalıştı. Bu arada bir grup arkadaşıyla TED Bursa Kolejini kurdu. Bir yandan da Bursa’da kurulan ve eğitim alanında Türkiye’de bir ilk olan Çağdaş Eğitim Kooperatifinde gönüllü olarak çalıştı. Halen bu çalışması sürüyor.
Bu süreçte bir yandan okuyor, bir yandan da bir şeyler yazmaya çalışıyor. Önce ilkokul ve ortaokul öğrencileri için yardımcı ders kitapları hazırladı. Dilbilgisi 4, Dilbilgisi 5, Ortaokullar İçin Dilbilgisi 6- 7- 8, Güzel Konuşma ve Yazma 6 -7- 8, Drama, Ulusal Bayram Şiirleri gibi. Çocuklar için Bolceket Fethi, Kınalı Keklik, Arkadaşlara Mektuplar gibi kitaplar çıkardı. Kaynak kitap olarak Marmara Bölgesi ve İlimiz Bursa, Osmangazi, Nilüfer, Yıldırım, Altınkent İznik gibi kitaplar hazırladı.
Daha sonra sanatsal, kültürel konulara ağırlık vererek KEK Kitap, Eğitim, Kültür Değinileri, Aziz Nesin’in Bursa Günleri, Sürgünlerin Güzel Başkenti, Olimpos’un Çığlığı, Bir Çınar Öyküsü Nazım Çınarı, İki Eski Başkent Ermenek-İznik kitapları yayımlandı.
10 yıldır arkadaşlarıyla birlikte Çinikitap adıyla bir sanat kültür dergisini çıkarıyor.
“Bütün çabamız bağımsızlık, özgürlük, eşitlik savaşımından kopmadan daha adil, daha yaşanılır bir ülke, daha güzel bir dünya için” diyor Fehmi Enginalp.
ESERLERİ:
Deneme-Araştırma-İnceleme:
KEK Kitap Eğitim Kültür Değinileri (2014)
Aziz Nesin’in Bursa Günleri (2014)
Olimpos’un Çığlığı (2017)
Sürgünlerin Güzel Başkenti (2017)
Bir Çınar Öyküsü Nazım Çınar (2018)
Baba İlyas’tan Şeyh Bedreddin’e İki Eski Başkent Ermenek-Karaman (2020)
Çocuk Kitapları:
Kınalı Keklik
Bolceket Fethi
Arkadaşlara Mektuplar
Fehmi Enginalp İçin Ne Dediler?
“Onu tanıyorum; o, her şeyden önce bağımsızlık ve özgürlük tutkunudur. Halkçı, devrimci, sosyalist düşün ve felsefeden, sanatın önemini kavramışlıktan geliyor; bu düşüncesini yaşama geçirebilmek yolunda gayretleriyle de özlemini çektiği, sınıfsız, sömürüsüz bir dünyanın kurulduğu gelecekte duruyor.
Şimdi de KEK’e bakıyorum; ilk yazısının başlığı ‘özgürlüktür. Diğer bir yazısının başlığı da demokratik ve bilimsel olmasını istediği “eğitim”. Öteki yazılarının başlıkları ve içeriğiyse “kitaptır”, kültürdür, sanattır, sevgidir. “Her Ay Bir Kitap” diye çığlık atıyor yazısının biri, “ Bir Meşale de Sen Ya” diye ona ses katıyor diğeri.” (Şaban Akbaba)
***
“Bir yandan “Bir Sürgünün Anıları” üzerinden satır satır yürüyerek Aziz Nesin’in o dönemde Bursa’da çektiklerini, karşılaştığı ilginç karakterleri, o karakterlere ilişkin kimi ayrıntıları açığa çıkarıyor; bir yandan ünlü yazarın Bursa’ya gelişlerinde nerelere gidip neler yaptığını yazıyor; bir yandan da sürgünlüğünden ölümüne kadarki süreçte Bursa’da onunla ilgili yazıları, metinleri, söyleşileri tek tek özetleyip yararlı bir arşiv sunuyor.
Aziz Nesin ve Bursa konusuna ilgi duyanlar için iyi bir kaynak niteliği taşıyan Fehmi Enginalp’in bu kitabı, aynı zamanda büyük bir gülmece ustasına, gerçek bir aydına, bir özveri anıtına “sevgi duruşu” (Nahit Kayabaşı)
***
“Kişisel tarihimiz her zaman sadece bizim özel tarihimiz değildir; yaşadıklarımızın bir arka planı, bir fonu, dillendirilmeyen başka bir hikâyesi daha vardır ki orada bir dönemin tarihini, sosyal yaşamın bir kesitini ve siyasi hayatın kaskatı iskeletini de buluruz. “Bir Çınar Öyküsü Nazım Çınarı” dosyasının önemli bir işlevi de burada ortaya çıkar. Bireysel olarak yaşananları aktarırken, ülkenin verimli tarlasına bir korkuluk gibi dikilen darbeci bir iskeleti, o iskeletin yarattığı korku ve yılgınlığı, o ortamda dal budak salan baskıya toplumun başkalaşmasını da okurlara aktarır.
Bursa için, Nazım Hikmet için, Müşküle köyü için önemli bir kitap “Bir Çınar Öyküsü – Nazım Çınarı.” Tarih adına Fehmi Enginalp’e bir teşekkür borcumuz var. (Nuri Demirci)
***
“Yılmamaya, ümitle devinmeye, insan olmaya ve öyle kalmaya ve güzel ereğinin peşinden gitmeye yazgılıysan, Fehmi Enginalp’sindir.
Dostlarından Şaban Akbaba şöyle yazmış; ‘KEK’e önsözünde
“Onu tanıyorum; o, sınıfsız, sömürüsüz bir dünyanın kurulduğu gelecekte duruyor.”
Gelecekte durmak!
Fehmi Enginalp’i en iyi tanımlayacak sözdür bu, olsa olsa şu eklenebilir: Fehmi Enginalp, geleceğin insanıdır.
Geleceğin insanı, bayrağında ‘herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre’ yazan sömürüsüz, savaşsız, silahsız, dünyayı; o dünya için uğraşıyı anlatır.
Bu kitabında yaptığı gibi uzak ve yakın geçmişimizle ilgilenir ve ona dair insan öykülerini, toplumsal devinimin yasalarından kopartmadan ama tekilliği, benzersizliği biricikliği içinde önümüze koyarken de nesnelliği, yansızlığı insan sevgisi ile gelecekte durur. “Sürgünlerin Güzel Başkenti” bu nedenle de uzun ömürlü bir kitap olacak…” (Hacı Tonak)
KAYNAK: Bilgi Teyidi (14.10.2020).
Fotoğraflar
Eğitimci, yazar, yayıncı. 1949’da Karaman’a bağlı Ermenek ilçesinin Meydan Mahallesinde dünyaya geldi. Yoksul bir ailenin altı çocuğunun en büyüğüdür. İlkokul ve ortaokulu Ermenek’te okudu. İlkokul ve ortaokuldan sonra Mersin İlköğretmen Okuluna yazıldı. 1966 yılında 17 yaşında öğretmen oldu. Maaş alabilmek için mahkeme kararıyla yaşını büyülttü. Ataması Sivas iline yapıldı. 1968’de Trabzon Fatih Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü bitirerek Türkçe öğretmeni oldu. Mardin’in Ömerli ilçesinde çalışmaya başladı. Üç yıl orada çalıştıktan sonra Tarsus Kasım Ekenler Ortaokuluna atandı. Tarsus’ta öğretmen hareketi içinde etkin görevler aldı. TÖB-DER Tarsus Şubesinde şube sekreterliği ve başkanlık yaptı.
1980 darbesine dek Tarsus’ta çalıştı. Ama 12 Eylül’le birlikte her şey alt üst oldu. Demokratlar, sosyalistler, devrimciler için karanlık bir dönem başlamıştı. O zor günleri yaşayanlardan biri de kendisi oldu. Ünlü 141. ve 142. maddelerden yargılanarak 1402’lik oldu. Öğretmenlikten koparılınca Tarsus’tan ayrılmak zorunda kaldı. Ailesiyle birlikte zor bir dönem yaşadı. Meşakkat dolu üç yılın sonunda 1984’ün Mart ayında Bursa’da gözaltına alınıp tutuklandı. Uzun süren bir gözaltı ve cezaevi sürecinin sonunda 1987’de serbest bırakıldı. O dönemde dışarısı da büyük bir açık cezaevi gibiydi.
Geçici birkaç iş denedikten sonra elinde çanta okullarda kitap satmaya başladı. Oysa ticaret ona uygun bir iş değildi. Ama başka yapabileceği bir iş de yoktu. Öğretmenlikten geldiği için okullara girip çıkmak, öğretmenlerle ilişki kurmak onun için çok zor olmadı. Ailecek gece gündüz çalışmaya başladılar. Bu arada bir kırtasiye dükkânı açtı. Daha sonra işleri biraz genişleterek bir toptan kitap dağıtım firması kurdu. Ekonomik durumu biraz düzeldi. Halen dağıtımcılık işini sürdürüyor.
Fehmi Enginalp, kitap işini severek yapıyor. Ayrıca bir yayınevi kurarak kitaplar yayımlamaya başladı. Öte yandan öğretmenliği, eğitimciliği unutamadığı için kitapçılık yanı sır dersanelerde çalıştı. Bu arada bir grup arkadaşıyla TED Bursa Kolejini kurdu. Bir yandan da Bursa’da kurulan ve eğitim alanında Türkiye’de bir ilk olan Çağdaş Eğitim Kooperatifinde gönüllü olarak çalıştı. Halen bu çalışması sürüyor.
Bu süreçte bir yandan okuyor, bir yandan da bir şeyler yazmaya çalışıyor. Önce ilkokul ve ortaokul öğrencileri için yardımcı ders kitapları hazırladı. Dilbilgisi 4, Dilbilgisi 5, Ortaokullar İçin Dilbilgisi 6- 7- 8, Güzel Konuşma ve Yazma 6 -7- 8, Drama, Ulusal Bayram Şiirleri gibi. Çocuklar için Bolceket Fethi, Kınalı Keklik, Arkadaşlara Mektuplar gibi kitaplar çıkardı. Kaynak kitap olarak Marmara Bölgesi ve İlimiz Bursa, Osmangazi, Nilüfer, Yıldırım, Altınkent İznik gibi kitaplar hazırladı.
Daha sonra sanatsal, kültürel konulara ağırlık vererek KEK Kitap, Eğitim, Kültür Değinileri, Aziz Nesin’in Bursa Günleri, Sürgünlerin Güzel Başkenti, Olimpos’un Çığlığı, Bir Çınar Öyküsü Nazım Çınarı, İki Eski Başkent Ermenek-İznik kitapları yayımlandı.
10 yıldır arkadaşlarıyla birlikte Çinikitap adıyla bir sanat kültür dergisini çıkarıyor.
“Bütün çabamız bağımsızlık, özgürlük, eşitlik savaşımından kopmadan daha adil, daha yaşanılır bir ülke, daha güzel bir dünya için” diyor Fehmi Enginalp.
ESERLERİ:
Deneme-Araştırma-İnceleme:
KEK Kitap Eğitim Kültür Değinileri (2014)
Aziz Nesin’in Bursa Günleri (2014)
Olimpos’un Çığlığı (2017)
Sürgünlerin Güzel Başkenti (2017)
Bir Çınar Öyküsü Nazım Çınar (2018)
Baba İlyas’tan Şeyh Bedreddin’e İki Eski Başkent Ermenek-Karaman (2020)
Çocuk Kitapları:
Kınalı Keklik
Bolceket Fethi
Arkadaşlara Mektuplar
Fehmi Enginalp İçin Ne Dediler?
“Onu tanıyorum; o, her şeyden önce bağımsızlık ve özgürlük tutkunudur. Halkçı, devrimci, sosyalist düşün ve felsefeden, sanatın önemini kavramışlıktan geliyor; bu düşüncesini yaşama geçirebilmek yolunda gayretleriyle de özlemini çektiği, sınıfsız, sömürüsüz bir dünyanın kurulduğu gelecekte duruyor.
Şimdi de KEK’e bakıyorum; ilk yazısının başlığı ‘özgürlüktür. Diğer bir yazısının başlığı da demokratik ve bilimsel olmasını istediği “eğitim”. Öteki yazılarının başlıkları ve içeriğiyse “kitaptır”, kültürdür, sanattır, sevgidir. “Her Ay Bir Kitap” diye çığlık atıyor yazısının biri, “ Bir Meşale de Sen Ya” diye ona ses katıyor diğeri.” (Şaban Akbaba)
***
“Bir yandan “Bir Sürgünün Anıları” üzerinden satır satır yürüyerek Aziz Nesin’in o dönemde Bursa’da çektiklerini, karşılaştığı ilginç karakterleri, o karakterlere ilişkin kimi ayrıntıları açığa çıkarıyor; bir yandan ünlü yazarın Bursa’ya gelişlerinde nerelere gidip neler yaptığını yazıyor; bir yandan da sürgünlüğünden ölümüne kadarki süreçte Bursa’da onunla ilgili yazıları, metinleri, söyleşileri tek tek özetleyip yararlı bir arşiv sunuyor.
Aziz Nesin ve Bursa konusuna ilgi duyanlar için iyi bir kaynak niteliği taşıyan Fehmi Enginalp’in bu kitabı, aynı zamanda büyük bir gülmece ustasına, gerçek bir aydına, bir özveri anıtına “sevgi duruşu” (Nahit Kayabaşı)
***
“Kişisel tarihimiz her zaman sadece bizim özel tarihimiz değildir; yaşadıklarımızın bir arka planı, bir fonu, dillendirilmeyen başka bir hikâyesi daha vardır ki orada bir dönemin tarihini, sosyal yaşamın bir kesitini ve siyasi hayatın kaskatı iskeletini de buluruz. “Bir Çınar Öyküsü Nazım Çınarı” dosyasının önemli bir işlevi de burada ortaya çıkar. Bireysel olarak yaşananları aktarırken, ülkenin verimli tarlasına bir korkuluk gibi dikilen darbeci bir iskeleti, o iskeletin yarattığı korku ve yılgınlığı, o ortamda dal budak salan baskıya toplumun başkalaşmasını da okurlara aktarır.
Bursa için, Nazım Hikmet için, Müşküle köyü için önemli bir kitap “Bir Çınar Öyküsü – Nazım Çınarı.” Tarih adına Fehmi Enginalp’e bir teşekkür borcumuz var. (Nuri Demirci)
***
“Yılmamaya, ümitle devinmeye, insan olmaya ve öyle kalmaya ve güzel ereğinin peşinden gitmeye yazgılıysan, Fehmi Enginalp’sindir.
Dostlarından Şaban Akbaba şöyle yazmış; ‘KEK’e önsözünde
“Onu tanıyorum; o, sınıfsız, sömürüsüz bir dünyanın kurulduğu gelecekte duruyor.”
Gelecekte durmak!
Fehmi Enginalp’i en iyi tanımlayacak sözdür bu, olsa olsa şu eklenebilir: Fehmi Enginalp, geleceğin insanıdır.
Geleceğin insanı, bayrağında ‘herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre’ yazan sömürüsüz, savaşsız, silahsız, dünyayı; o dünya için uğraşıyı anlatır.
Bu kitabında yaptığı gibi uzak ve yakın geçmişimizle ilgilenir ve ona dair insan öykülerini, toplumsal devinimin yasalarından kopartmadan ama tekilliği, benzersizliği biricikliği içinde önümüze koyarken de nesnelliği, yansızlığı insan sevgisi ile gelecekte durur. “Sürgünlerin Güzel Başkenti” bu nedenle de uzun ömürlü bir kitap olacak…” (Hacı Tonak)
KAYNAK: Bilgi Teyidi (14.10.2020).









