
Eflatun YüzbaşıoğluBu sayfa sizin mi?
Gazeteci, şair ve yazar, ressam, fotoğraf sanatçısı. Tam adı Musa Eflatun Yüzbaşıoğlu. Gülnar asıllı olan yazar, babasının memuriyeti nedeniyle 11 Temmuz 1955 tarihinde Mersin'in Mut ilçesinde doğdu.. İlk ve ortaokulu Silifke’de, öğretmen okulunu Diyarbakır Öğretmen Okulunda okudu. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptı. Daha sonra AÖF Eğitim Ön Lisans Bölümünü bitirdi. Çok sevdiği öğretmenlikten erken ayrıldı.
Yazı hayatına şiirle başladı. Şiirleri, Söz, Toker, Eko gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. 1983 yılında, merkezi Adana’da bulunan Bölge Gazetesi Güney Haber’de gazeteciliğe başladı. Çok sayıda haber, dizi yazı ve röportajının yanında, ‘Köy Geceleri’ adlı köşesinde, Silifke halk kültürüyle ilgili araştırma ve derlemeleri yayınlandı. Folklorik yazılarını İçel Kültürü dergisinde sürdürdü.
Değişik gazetelerde köşe yazıları yazdı.
Yağlıboya resim çalışmalarını Taşeli Kültür ve Eğitim Derneği bünyesinde bulunan atölyesinde sürdürmektedir. Bugüne kadar 11 kişisel sergi açıp iki de karma resim sergisine katıldı. Yurtiçi ve yurtdışı koleksiyonlarda resimleri bulunmaktadır. Ayrıca, ‘Silifke Köy Evleri’ ve ‘Ağaçlar’ adlı fotoğraf sergileri açtı.
***
Yazmak, çizmek, fotoğraflamak, derlemek yani insanlığı beslemek kadar beslenmek yani okumak, araştırmak onun ekmeği ve suyuydu. Silifke Halk Kütüphanesi’nde okumadığı yazınsal, araştırma kitabı, dergisi kalmadı. Her yıl en çok kitap okuyan kişi ödülünü alırdı.
Resim ayrı bir tutkuydu onda. Değişik teknikler kullanmayı severdi. 11 kişisel, iki karma resim sergisine katılmasına, yurtiçi ve yurtdışı koleksiyonlarda resimleri bulunmasına görmezden gelindi.
Çok değerli bir fotoğraf makinesi vardı. Hemşerisi dünya çapında fotoğraf sanatçısı olan İsa Çelik de çok beğenmiş hatta o makine ile Eflatun Yüzbaşıoğlu’nun kitaplarının arka sayfasında yer alan fotoğrafı çekmişti.
Yazdığı, resimlerini yaptığı Silifke’yi dağ taş gezip fotoğrafladı. “Silifke Köy Evleri” ve “Ağaçlar” adlı iki fotoğraf sergisi açtı.
Çok yönlü bir aydındı Eflatun Yüzbaşıoğlu. Gazeteciydi. Asla kalemini tehdit, çıkar, göz çıkarma, yok etme, ezme, intikam, yer ve servet sahibi olmak için kullanmadı. 1983’te, Adana’da yayınlanan bölge gazetesi Güney Haber’de gazeteciliğe başladı. Sesimiz, Silifke, Mersin İmece’ye katkılar sundu, genç gazetecilere emek verdi.
En çok üzüldüğü konulardan biri kentin bir arşivinin olmaması ve Silifke Gazetesi arşivinin Seka’ya hurda kağıt olarak verilmesiydi. Silifke basın tarihinin en iyi belleğiydi, Eflatun Yüzbaşıoğlu.
Güney Haber’deki “Köy Geceleri” adlı köşesi başlattığı Silifke halk kültürüyle ilgili araştırma ve derlemeleri “İçel Kültürü” dergisinde sürdürdü.
Bütün kuşatma, açmaz, ihanet ve engellere rağmen Göksu kıyındaki evinde çalışmalarını yürüttü. Tarsus’tan Uğur Pişmanlık’ın başlattığı Kent Ödülü’nün ilki Celal Taşkıran’a verildi. İkincisi Eflatun Yüzbaşıoğlu’na verilecekti, engellendi.
Türkiye sevdalısıydı. Bir yanı Diyarbakırlıydı. Vejeteryan, kahve, meyhane bilmez Diyarbakırlı arkadaşına “Ben et, ciğer, kebap, çiğköfte yemeyi Diyarbakır surlarının dibinde öğrendim" derdi. Öğretmen okulunu okuduğu Diyarbakır’ı ve arkadaşlarını hiç unutmadı ve zaman zaman buluşmalarında öğrencilik ve öğretmenlik günlerini yeniden yaşardı.
ESERLERİ:
Şiir:
Adresim Akdeniz (2000),
Sana Yazamadıklarım (2003),
Derleme:
Silifke Halk Kültüründen Derlemeler (2001),
Deneme:
Alkışlar Kime (2002),
Öykü:
Güneşi Vuran Adam (2 Baskı, 2003)
Memedim Atar Emmisi Gapar (2003),
Ağanın Çakalları (2012).
KAYNAKÇA: Eflatun Yüzbaşıoğlu (sahibinden.com, erişim 12.12.2016), Kendisi hakkında yazdığı tanıtım yazısı (uyeler.antoloji.com, erişim 12.12.2016), Eflatun Yüzbaşıoğlu (profil.edebiyatdefteri.com, erişim 12.12.2016).
Fotoğraflar
Gazeteci, şair ve yazar, ressam, fotoğraf sanatçısı. Tam adı Musa Eflatun Yüzbaşıoğlu. Gülnar asıllı olan yazar, babasının memuriyeti nedeniyle 11 Temmuz 1955 tarihinde Mersin'in Mut ilçesinde doğdu.. İlk ve ortaokulu Silifke’de, öğretmen okulunu Diyarbakır Öğretmen Okulunda okudu. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptı. Daha sonra AÖF Eğitim Ön Lisans Bölümünü bitirdi. Çok sevdiği öğretmenlikten erken ayrıldı.
Yazı hayatına şiirle başladı. Şiirleri, Söz, Toker, Eko gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. 1983 yılında, merkezi Adana’da bulunan Bölge Gazetesi Güney Haber’de gazeteciliğe başladı. Çok sayıda haber, dizi yazı ve röportajının yanında, ‘Köy Geceleri’ adlı köşesinde, Silifke halk kültürüyle ilgili araştırma ve derlemeleri yayınlandı. Folklorik yazılarını İçel Kültürü dergisinde sürdürdü.
Değişik gazetelerde köşe yazıları yazdı.
Yağlıboya resim çalışmalarını Taşeli Kültür ve Eğitim Derneği bünyesinde bulunan atölyesinde sürdürmektedir. Bugüne kadar 11 kişisel sergi açıp iki de karma resim sergisine katıldı. Yurtiçi ve yurtdışı koleksiyonlarda resimleri bulunmaktadır. Ayrıca, ‘Silifke Köy Evleri’ ve ‘Ağaçlar’ adlı fotoğraf sergileri açtı.
***
Yazmak, çizmek, fotoğraflamak, derlemek yani insanlığı beslemek kadar beslenmek yani okumak, araştırmak onun ekmeği ve suyuydu. Silifke Halk Kütüphanesi’nde okumadığı yazınsal, araştırma kitabı, dergisi kalmadı. Her yıl en çok kitap okuyan kişi ödülünü alırdı.
Resim ayrı bir tutkuydu onda. Değişik teknikler kullanmayı severdi. 11 kişisel, iki karma resim sergisine katılmasına, yurtiçi ve yurtdışı koleksiyonlarda resimleri bulunmasına görmezden gelindi.
Çok değerli bir fotoğraf makinesi vardı. Hemşerisi dünya çapında fotoğraf sanatçısı olan İsa Çelik de çok beğenmiş hatta o makine ile Eflatun Yüzbaşıoğlu’nun kitaplarının arka sayfasında yer alan fotoğrafı çekmişti.
Yazdığı, resimlerini yaptığı Silifke’yi dağ taş gezip fotoğrafladı. “Silifke Köy Evleri” ve “Ağaçlar” adlı iki fotoğraf sergisi açtı.
Çok yönlü bir aydındı Eflatun Yüzbaşıoğlu. Gazeteciydi. Asla kalemini tehdit, çıkar, göz çıkarma, yok etme, ezme, intikam, yer ve servet sahibi olmak için kullanmadı. 1983’te, Adana’da yayınlanan bölge gazetesi Güney Haber’de gazeteciliğe başladı. Sesimiz, Silifke, Mersin İmece’ye katkılar sundu, genç gazetecilere emek verdi.
En çok üzüldüğü konulardan biri kentin bir arşivinin olmaması ve Silifke Gazetesi arşivinin Seka’ya hurda kağıt olarak verilmesiydi. Silifke basın tarihinin en iyi belleğiydi, Eflatun Yüzbaşıoğlu.
Güney Haber’deki “Köy Geceleri” adlı köşesi başlattığı Silifke halk kültürüyle ilgili araştırma ve derlemeleri “İçel Kültürü” dergisinde sürdürdü.
Bütün kuşatma, açmaz, ihanet ve engellere rağmen Göksu kıyındaki evinde çalışmalarını yürüttü. Tarsus’tan Uğur Pişmanlık’ın başlattığı Kent Ödülü’nün ilki Celal Taşkıran’a verildi. İkincisi Eflatun Yüzbaşıoğlu’na verilecekti, engellendi.
Türkiye sevdalısıydı. Bir yanı Diyarbakırlıydı. Vejeteryan, kahve, meyhane bilmez Diyarbakırlı arkadaşına “Ben et, ciğer, kebap, çiğköfte yemeyi Diyarbakır surlarının dibinde öğrendim" derdi. Öğretmen okulunu okuduğu Diyarbakır’ı ve arkadaşlarını hiç unutmadı ve zaman zaman buluşmalarında öğrencilik ve öğretmenlik günlerini yeniden yaşardı.
ESERLERİ:
Şiir:
Adresim Akdeniz (2000),
Sana Yazamadıklarım (2003),
Derleme:
Silifke Halk Kültüründen Derlemeler (2001),
Deneme:
Alkışlar Kime (2002),
Öykü:
Güneşi Vuran Adam (2 Baskı, 2003)
Memedim Atar Emmisi Gapar (2003),
Ağanın Çakalları (2012).
KAYNAKÇA: Eflatun Yüzbaşıoğlu (sahibinden.com, erişim 12.12.2016), Kendisi hakkında yazdığı tanıtım yazısı (uyeler.antoloji.com, erişim 12.12.2016), Eflatun Yüzbaşıoğlu (profil.edebiyatdefteri.com, erişim 12.12.2016).










