
Doğan SoydanBu sayfa sizin mi?
Eğitimci, şair ve yazar. 01 Ağustos 1946, Elbistan’da doğdu. Büyükbabası, Osmanlının son dönem kadılarından Nakiboğlu Mustafa Kamil Efendi (1867-1917). Tarikatların Müslümanlar arasında tefrike (ayrışmaya, bölünmeye) yol açtığından bahisle; bu ayrılık ve ihtilafları ortadan kaldırmak amacıyla; aynı zamanda müritsiz bir tarikat olan Nebeviyye Tarikatı’nı kurmuş; tarikatının yol, yöntem ve amacını belirleyen Münhacü’l Müminin risalesi vardır. (Bak: Elbistanlı Nakiboğlu Kadı Mustafa Kamil efendi, Ömer Hakan Özalp, Özgü yayınları, 2007, İst.) Doğan Soydan’ın babası Mehmet Hilmi Soydan (1909-1985) 1940’lı yıllarda ilçe olan Afşin’in ilk dava vekillerindendir. Çocukluk ve gençlik yılları bu nedenle Afşin’de geçen Doğan Soydan, Afşin/ Efsus İlkokulu (1962), Afşin Ortaokulu (1965) ve Kahramanmaraş Öğretmen Okulundan mezun oldu.1969-74 yıllarında Afşin/ Ortaklı köyünde ilkokul öğretmenliği; Elbistan İğde kasabasında okul müdürlüğü yaptıktan sonra Buca (İzmir) Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü daha sonra da Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümlerinde okudu. Çukurca, Elbistan, Muğla ve Bursa’da Türkçe / edebiyat öğretmenliği yaptı. 1994’te Bursa’da emekli oldu. Öğretmen Nahide Soydan Uluer ile evlidir.
1994-2004 yıllarında Bursa’da kurucusu ve sahibi olduğu Yöre Gazetesini çıkardı. 2004’te Ankara’ya taşınan Doğan Soydan, Ankara Edebiyat Dergisi yayın kurulunda bulundu. Töb-Der, Eğitim-Sen, Ankara Edebiyatçılar Derneği, Dil Derneği, Bursa Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti vb. birçok sivil toplum örgütlerine üye oldu, sosyal ve eğitsel görevler aldı.
Yazarlık Yaşamı
Yazma hevesi ve özentisi lise yıllarımda başladı. Akşam yazdığım şiiri ertesi gün arkadaşlarına okuyor, beğeniliyor; hatta alıp saklayanlar, kendi şiiriymiş gibi çaka satanlar bile oluyordu. Lisede kendini iyice kaptırmıştı bu işe… İçinde 80 kadar şiirinin bulunduğu o defteri hâlâ saklıyor. Yoksulluk, karamsarlık, evden-aileden uzak kalmanın, bayramları yalnız yaşamanın üzüntüsü, memleket özlemi vb. konulu şiirler.
Doğan Soydan şiiri hiç bırakmadı; bugün de yazıyor. “Şair olmayı, şair olarak anılmayı hiç düşünmedim”diyen soydan bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Şiir sürekli biçim değiştiriyor: “İmgesel şiirmiş, simgesel şiirmiş, anlamsız şiirmiş, şiirin ayrı bir dili varmış!..”bu söylemler şiiri, Cebir(!) gibi zor gösteriyor. Ben 25 yıl Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yaptım, öğrencilerime şiirler okudum, okuttum. Belirli bir şiir anlayışım vardır; o yolda sürdürüyorum şiir yazmayı. Ahmet Arif, H.Hüseyin, Rıfat Ilgaz, Atilla İlhan, Can Yücel gibi haykıran, yaraya neşter vuran şiirleri hece ölçülü de serbest ölçülü de olsa seviyorum.
Doğan Soydan, öykü yazarlığa nasıl özenip heveslendiğini şöyle anlatıyor:
“Gençlik yıllarımda ve öğretmen olduğum ilk yıllarda karşılaştığım, tanık olduğum; beni sevindiren ya da canımı sıkan ilginç olayları çevremdekilere anlatırdım, çok ilgi görürdü. Anlattığım o olayların çoğunu anımsıyorum ama hiçbirini öykü kitaplarıma almadım; daha doğrusu kitaba alınacak ağırlıkta bulmadım. Bende yazma hevesi ve tutkusu yaratan ilk kaynağın bu olduğunu düşünüyorum. O tutku giderek büyüdü ve öyküler yazmaya başladım.” Diyor. Soydan’ın yazdığı ilk öykü “Ahraz Bağdat” öyküsüdür. Okul çağına geldiği halde okula kabul edilmeyen sağır ve dilsiz bir kızın öyküsü… 1976’da İzmir Radyosunda okunmuş, beğenilmiş ve ses getirmiş bir öyküdür. Soydan’ın ilk öykü kitabı, Ahraz Bağdat öyküsünün de yer aldığı Delikli Kuruş’tur. (1988)
İlk şiirleri Elbistan’ın Sesi vb. yerel gazetelerde görüldü. Öykü ve şiirleri sonraki yıllarda Ekin-Sanat, Öğretmen Dünyası, Ankara Edebiyat, Öykü Teknesi, Kıyı, Damarve Yaba vb. dergilerinde yayımlandı. Soydaş Pazarı öyküsü 2012 yılında Ahmet Emin Atasoy tarafından Bulgarcaya çevrildi.
DOĞAN SOYDAN İÇİN NE DEDİLER?
Zoraki yazar ve zorlanarak yazılan kitap o kadar çoğaldı ki, senin kitabını okurken rahat bir nefes aldım, dinlendim. Deli Memedin Türküsü s.130
Mahmut Makal
*
Doğan Soydan’ın öyküleri, toprağa basan öykülerdir. Anadolu gerçekliğinden süzülüp geldiği belli... kendisini kutluyor, bu gerçekçi tutumunu, sonraki kitaplarında da sürdüreceğine inanıyorum.
Naciye M akal
*
Kendi anlatımıyla, “... tütünü deli, aşı yavan insanların konuğu, umutsuz özlemlerin, buruk sevinçlerin tanığı” olan öykücümüz, Anadolu insanının öteki yüzünü, yalın, yakıcı, sarsıcı, bir o kadar da şiirli bir dille vermesini biliyor.
O. Nuri Poyrazoğlu, Öğretmen Dünyası, sayı 334
*
Şu bir gerçek ki, Anadolu gerçeğini Anadolu’nun derinlerinden gelenler yazacaktır. Köy gerçeğine sırt çevirerek, “Köyden öykü, Roman çıkmaz!” diye “fetva” vererek köy yazınını
küçümseyenler, Anadolu yazınının önüne taş koyamazlar. Doğan Soydan da, bu duyarlılıkla dolu öyküler sunuyor okurlarına.
Nadir Gezer, Dünya/Kitap, cilt 2, sayı 13
*
Doğan Soydan, insanımızın, daha çok da Anadolu’da yaşayan insanların alın yazısını, karşılaştığı güçlükleri, bazı olayların odağında öyküleştirmiştir.
Muzaffer Uyguner /Damar Dergisi, sayı 27
*
Öykücü Doğan Soydan, ülkemiz insanının acıların, umutlarını yalın ve içten bir anlatımla dile getiriyor. Konular ve kişiler Halktan... Yalın, yaşamın her anından alınabilecek denli sıradan olayların kesitini sunuyor öykülerinde.
Hilmi Haşal /Ekspres Sanat Dergisi, sayı 14
*
Öykülerinin konuları gerçek yaşamdan alınmıştır. Ülkemiz insanlarının umutları, acıları, sorunları yalın, sade ve içten bir dille anlatılmıştır. Örneğin, Köse İsmail’i, Fatik Bacı’yı, Katip Rıza’yı, Muhtar Kazım’ı, Erol Usta’yı iyi tanıyoruz. Onlar, aramızda yaşayan tanıdık, bildik insanlar.
Murat Özmen /Ankara Edebiyat Dergisi, sayı 13
*
Öykü yazarıdır. Yazın dünyasında Toplumcu, gerçekçi çizgide öyküler yazarı olarak kabul edildi.
İhsan Işık /Türkiye Edebiyatçıları ve Kültür Adamları Ansiklopedisi, 2004
*
Halk şiirimizin teknesinde karılı hamurdan kesilmiş olanından tutunuz, kendi duldasında ya da doruğunda kendi ölçüsünü kendi kuran şiirlere kadar tümü her biri bir diğerinden ayrılmaz bir bütünü kuruyor o şiirlerin. Romantizmi, Hümanizmi, ölçüsü, uyağı, konağı, durağı, kuytusu köşesi, tümü de Anadolu tarihinden/coğrafyasından kaynayan bir büyük azmak kuruyor şiirleriniz. İster avucunu daldır bir yudum iç, ister ister alnını yıka, ister suyun kalbine bir yolculuğa soyun, ister kıyısında dur çırpınışını dinle suyun. Hem susuzluğunuzu gideriyor, hem susatıyor sizi.
Ümit Sarıaslan/Akademisyen-Yazar
*
İlk kitabınız Delikli Kuruş ve ikinci kitabınız Dünyam İğne Ucu birbirinin devamı gibi; hatta üçüncü öykü kitabınız Sen Yine de Üzülme de buna dahil. Her öykü, Anadolu insanının hayatından bir kesit...
Ayşe Kaygusuzşimşek / Düşe Yazanlar kitabından
ESERLERİ:
Öykü Kitapları:
· Delikli Kuruş, Ayyıldız Matbaası, 1988, Ankara.
· Dünyam İğne Ucu, Damar yayınlar, 1993, Ankara
· Sen Yine de Üzülme, Ürün yayınları, 2007, Ankara
Çocuk Öyküleri:
· Dedem Diyor ki, Özlem Yayınları, 2018, Ankara
· Küskün Martılar, Özlem Yayınlar, 2018, Ankara
· Dilsiz (Ahraz Meryem), Özlem Yayınları, 2019, Ankara,
Gençlik Romanı:
· Altı Günlük Macera, Özlem Yayınları, 2020, Ankara
Şiir Kitabı:
81 İl 81 Şiir, Payda Yayınları, 2013, Ankara
KAYNAKÇA:
Nadir Gezer / Anadolulu Ozan ve Yazarlarla (Dünya Kitap, sayı: 13, 6.11.1992), Mahmut Makal (Dünyam İğne Ucu Önsöz), Celalettin Kurt / Elbistanlı Şairler Antolojisi (1993), Hilmi Haşal / Yeni Bir Kitap (Ekspres Sanat, sayı: 14, Şubat 1993), Bursa Hakimiyet / Soydaş Pazarı (Ekspres Sanat, sayı: 10, Şubat 1993), Muzaffer Uyguner / İki Öykü Kitabı (Damar, sayı: 27, Haziran 1993), Şaban Akbaba (Damar Dergisi, 1993), Nadir Gezer / Söyleşi (Kıyı, sayı: 90, Eylül 1993) - Çehov Duyarlılıklarıyla Örülmüş Öyküler Yazarı: Doğan Soydan (Dünya Kitap, sayı: 13, 6.11.1992), Cemil Çiftçi / Maraşlı Şairler Yazarlar Alimler (2000), Doğan Soydan, Tüm Öyküleri (Elbistan Kaynarca gazetesi, 2004), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas. 2009).
Fotoğraflar
Hakkında Yazılanlar
Eğitimci, şair ve yazar. 01 Ağustos 1946, Elbistan’da doğdu. Büyükbabası, Osmanlının son dönem kadılarından Nakiboğlu Mustafa Kamil Efendi (1867-1917). Tarikatların Müslümanlar arasında tefrike (ayrışmaya, bölünmeye) yol açtığından bahisle; bu ayrılık ve ihtilafları ortadan kaldırmak amacıyla; aynı zamanda müritsiz bir tarikat olan Nebeviyye Tarikatı’nı kurmuş; tarikatının yol, yöntem ve amacını belirleyen Münhacü’l Müminin risalesi vardır. (Bak: Elbistanlı Nakiboğlu Kadı Mustafa Kamil efendi, Ömer Hakan Özalp, Özgü yayınları, 2007, İst.) Doğan Soydan’ın babası Mehmet Hilmi Soydan (1909-1985) 1940’lı yıllarda ilçe olan Afşin’in ilk dava vekillerindendir. Çocukluk ve gençlik yılları bu nedenle Afşin’de geçen Doğan Soydan, Afşin/ Efsus İlkokulu (1962), Afşin Ortaokulu (1965) ve Kahramanmaraş Öğretmen Okulundan mezun oldu.1969-74 yıllarında Afşin/ Ortaklı köyünde ilkokul öğretmenliği; Elbistan İğde kasabasında okul müdürlüğü yaptıktan sonra Buca (İzmir) Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü daha sonra da Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümlerinde okudu. Çukurca, Elbistan, Muğla ve Bursa’da Türkçe / edebiyat öğretmenliği yaptı. 1994’te Bursa’da emekli oldu. Öğretmen Nahide Soydan Uluer ile evlidir.
1994-2004 yıllarında Bursa’da kurucusu ve sahibi olduğu Yöre Gazetesini çıkardı. 2004’te Ankara’ya taşınan Doğan Soydan, Ankara Edebiyat Dergisi yayın kurulunda bulundu. Töb-Der, Eğitim-Sen, Ankara Edebiyatçılar Derneği, Dil Derneği, Bursa Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti vb. birçok sivil toplum örgütlerine üye oldu, sosyal ve eğitsel görevler aldı.
Yazarlık Yaşamı
Yazma hevesi ve özentisi lise yıllarımda başladı. Akşam yazdığım şiiri ertesi gün arkadaşlarına okuyor, beğeniliyor; hatta alıp saklayanlar, kendi şiiriymiş gibi çaka satanlar bile oluyordu. Lisede kendini iyice kaptırmıştı bu işe… İçinde 80 kadar şiirinin bulunduğu o defteri hâlâ saklıyor. Yoksulluk, karamsarlık, evden-aileden uzak kalmanın, bayramları yalnız yaşamanın üzüntüsü, memleket özlemi vb. konulu şiirler.
Doğan Soydan şiiri hiç bırakmadı; bugün de yazıyor. “Şair olmayı, şair olarak anılmayı hiç düşünmedim”diyen soydan bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Şiir sürekli biçim değiştiriyor: “İmgesel şiirmiş, simgesel şiirmiş, anlamsız şiirmiş, şiirin ayrı bir dili varmış!..”bu söylemler şiiri, Cebir(!) gibi zor gösteriyor. Ben 25 yıl Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yaptım, öğrencilerime şiirler okudum, okuttum. Belirli bir şiir anlayışım vardır; o yolda sürdürüyorum şiir yazmayı. Ahmet Arif, H.Hüseyin, Rıfat Ilgaz, Atilla İlhan, Can Yücel gibi haykıran, yaraya neşter vuran şiirleri hece ölçülü de serbest ölçülü de olsa seviyorum.
Doğan Soydan, öykü yazarlığa nasıl özenip heveslendiğini şöyle anlatıyor:
“Gençlik yıllarımda ve öğretmen olduğum ilk yıllarda karşılaştığım, tanık olduğum; beni sevindiren ya da canımı sıkan ilginç olayları çevremdekilere anlatırdım, çok ilgi görürdü. Anlattığım o olayların çoğunu anımsıyorum ama hiçbirini öykü kitaplarıma almadım; daha doğrusu kitaba alınacak ağırlıkta bulmadım. Bende yazma hevesi ve tutkusu yaratan ilk kaynağın bu olduğunu düşünüyorum. O tutku giderek büyüdü ve öyküler yazmaya başladım.” Diyor. Soydan’ın yazdığı ilk öykü “Ahraz Bağdat” öyküsüdür. Okul çağına geldiği halde okula kabul edilmeyen sağır ve dilsiz bir kızın öyküsü… 1976’da İzmir Radyosunda okunmuş, beğenilmiş ve ses getirmiş bir öyküdür. Soydan’ın ilk öykü kitabı, Ahraz Bağdat öyküsünün de yer aldığı Delikli Kuruş’tur. (1988)
İlk şiirleri Elbistan’ın Sesi vb. yerel gazetelerde görüldü. Öykü ve şiirleri sonraki yıllarda Ekin-Sanat, Öğretmen Dünyası, Ankara Edebiyat, Öykü Teknesi, Kıyı, Damarve Yaba vb. dergilerinde yayımlandı. Soydaş Pazarı öyküsü 2012 yılında Ahmet Emin Atasoy tarafından Bulgarcaya çevrildi.
DOĞAN SOYDAN İÇİN NE DEDİLER?
Zoraki yazar ve zorlanarak yazılan kitap o kadar çoğaldı ki, senin kitabını okurken rahat bir nefes aldım, dinlendim. Deli Memedin Türküsü s.130
Mahmut Makal
*
Doğan Soydan’ın öyküleri, toprağa basan öykülerdir. Anadolu gerçekliğinden süzülüp geldiği belli... kendisini kutluyor, bu gerçekçi tutumunu, sonraki kitaplarında da sürdüreceğine inanıyorum.
Naciye M akal
*
Kendi anlatımıyla, “... tütünü deli, aşı yavan insanların konuğu, umutsuz özlemlerin, buruk sevinçlerin tanığı” olan öykücümüz, Anadolu insanının öteki yüzünü, yalın, yakıcı, sarsıcı, bir o kadar da şiirli bir dille vermesini biliyor.
O. Nuri Poyrazoğlu, Öğretmen Dünyası, sayı 334
*
Şu bir gerçek ki, Anadolu gerçeğini Anadolu’nun derinlerinden gelenler yazacaktır. Köy gerçeğine sırt çevirerek, “Köyden öykü, Roman çıkmaz!” diye “fetva” vererek köy yazınını
küçümseyenler, Anadolu yazınının önüne taş koyamazlar. Doğan Soydan da, bu duyarlılıkla dolu öyküler sunuyor okurlarına.
Nadir Gezer, Dünya/Kitap, cilt 2, sayı 13
*
Doğan Soydan, insanımızın, daha çok da Anadolu’da yaşayan insanların alın yazısını, karşılaştığı güçlükleri, bazı olayların odağında öyküleştirmiştir.
Muzaffer Uyguner /Damar Dergisi, sayı 27
*
Öykücü Doğan Soydan, ülkemiz insanının acıların, umutlarını yalın ve içten bir anlatımla dile getiriyor. Konular ve kişiler Halktan... Yalın, yaşamın her anından alınabilecek denli sıradan olayların kesitini sunuyor öykülerinde.
Hilmi Haşal /Ekspres Sanat Dergisi, sayı 14
*
Öykülerinin konuları gerçek yaşamdan alınmıştır. Ülkemiz insanlarının umutları, acıları, sorunları yalın, sade ve içten bir dille anlatılmıştır. Örneğin, Köse İsmail’i, Fatik Bacı’yı, Katip Rıza’yı, Muhtar Kazım’ı, Erol Usta’yı iyi tanıyoruz. Onlar, aramızda yaşayan tanıdık, bildik insanlar.
Murat Özmen /Ankara Edebiyat Dergisi, sayı 13
*
Öykü yazarıdır. Yazın dünyasında Toplumcu, gerçekçi çizgide öyküler yazarı olarak kabul edildi.
İhsan Işık /Türkiye Edebiyatçıları ve Kültür Adamları Ansiklopedisi, 2004
*
Halk şiirimizin teknesinde karılı hamurdan kesilmiş olanından tutunuz, kendi duldasında ya da doruğunda kendi ölçüsünü kendi kuran şiirlere kadar tümü her biri bir diğerinden ayrılmaz bir bütünü kuruyor o şiirlerin. Romantizmi, Hümanizmi, ölçüsü, uyağı, konağı, durağı, kuytusu köşesi, tümü de Anadolu tarihinden/coğrafyasından kaynayan bir büyük azmak kuruyor şiirleriniz. İster avucunu daldır bir yudum iç, ister ister alnını yıka, ister suyun kalbine bir yolculuğa soyun, ister kıyısında dur çırpınışını dinle suyun. Hem susuzluğunuzu gideriyor, hem susatıyor sizi.
Ümit Sarıaslan/Akademisyen-Yazar
*
İlk kitabınız Delikli Kuruş ve ikinci kitabınız Dünyam İğne Ucu birbirinin devamı gibi; hatta üçüncü öykü kitabınız Sen Yine de Üzülme de buna dahil. Her öykü, Anadolu insanının hayatından bir kesit...
Ayşe Kaygusuzşimşek / Düşe Yazanlar kitabından
ESERLERİ:
Öykü Kitapları:
· Delikli Kuruş, Ayyıldız Matbaası, 1988, Ankara.
· Dünyam İğne Ucu, Damar yayınlar, 1993, Ankara
· Sen Yine de Üzülme, Ürün yayınları, 2007, Ankara
Çocuk Öyküleri:
· Dedem Diyor ki, Özlem Yayınları, 2018, Ankara
· Küskün Martılar, Özlem Yayınlar, 2018, Ankara
· Dilsiz (Ahraz Meryem), Özlem Yayınları, 2019, Ankara,
Gençlik Romanı:
· Altı Günlük Macera, Özlem Yayınları, 2020, Ankara
Şiir Kitabı:
81 İl 81 Şiir, Payda Yayınları, 2013, Ankara
KAYNAKÇA:
Nadir Gezer / Anadolulu Ozan ve Yazarlarla (Dünya Kitap, sayı: 13, 6.11.1992), Mahmut Makal (Dünyam İğne Ucu Önsöz), Celalettin Kurt / Elbistanlı Şairler Antolojisi (1993), Hilmi Haşal / Yeni Bir Kitap (Ekspres Sanat, sayı: 14, Şubat 1993), Bursa Hakimiyet / Soydaş Pazarı (Ekspres Sanat, sayı: 10, Şubat 1993), Muzaffer Uyguner / İki Öykü Kitabı (Damar, sayı: 27, Haziran 1993), Şaban Akbaba (Damar Dergisi, 1993), Nadir Gezer / Söyleşi (Kıyı, sayı: 90, Eylül 1993) - Çehov Duyarlılıklarıyla Örülmüş Öyküler Yazarı: Doğan Soydan (Dünya Kitap, sayı: 13, 6.11.1992), Cemil Çiftçi / Maraşlı Şairler Yazarlar Alimler (2000), Doğan Soydan, Tüm Öyküleri (Elbistan Kaynarca gazetesi, 2004), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas. 2009).










