Biyografya
Cahit Uçuk

Cahit Uçuk

Doğum
17 Ağustos 1909
Selanik, Yunanistan
Ölüm
7 Kasım 2004
İstanbul, Türkiye
Diğer İsimler
Cahide Üçok

Öykü ve roman yazarı, şair (D. 17 Ağustos 1909, Selanik - Ö. 7 Kasım 2004, İstanbul). Asıl adı Cahide Üçok olup Diyarbakır kökenli bir ailedendir. Annesi Hadiye Hanım, Selanikli, babası Ganizade İbrahim Vehbi Üçok ise Diyarbakırlıdır. Vehbi Bey, son Osmanlı Meclisi’nde Siverek Milletvekilliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sonrası kaymakamlık yapmıştı. Gerek imparatorluğun parçalanması, gerekse Vehbi Bey’in görevi gereği Cahit Uçuk’un çocukluk ve gençlik dönemi Anadolu’da geçti.Bir suikast sonucunda ölen Bahriye Üçok’un ile Türk siyasetinin tanınmış kişilerinden Turhan Feyzioğlu’nun da akrabasıdır. Gerçek soyadı olan Üçok’u mahkeme kararıyla değiştirerek Uçuk soyadını almıştı. Babasının görevi dolayısıyla Anadolu’da çok yer dolaştığı için düzenli bir öğrenim görmedi. Evinde özel dersler alarak kendi kendini yetiştirdi. İlk edebiyat sevgisini de aile çevresinden aldı. Babasının aracılığıyla Fransız yazarlarının yapıtlarıyla tanıştı.

Cahit Uçuk, yazmaya şiirle başlamıştı. Yazar Abdülhak Hamit (Tarhan) onu düzyazıya yönlendirdi. Nâzım Hikmet de onun düzyazıya yönelmesini istemiş, ondan Anadolu’ya ilişkin öykü, masal türü ürünler istemişti. Yazarlık kariyerine böylece 1935 yılında Nâzım Hikmet’in çıkardığı “Yarımay” dergisinde yayımlanan bir köy masalı olan “Bir Masal ki Herkes Okumalı” ile başladı. Ancak Nâzım Hikmet’in onunla ilgili tanıtım yazısında Cahit Uçuk adının bir kadına ait olduğunu belirtmemesi nedeniyle Cahit Uçuk’un kadın kimliği iki yıl bilinemedi. Döneminin hemen her gazete ve dergisinde öyküleri yayımlanmaya, romanları tefrika edilmeye başlandı. Hatta “Yarımay” dergisinde “Pamuk Nine” adıyla cinsel öğütler vererek ilk ‘Güzin Abla’mız bile oldu.

Gavsi Ozansoy’un çektiği fotoğraflarla Cahit Uçuk’un cinsiyeti ortaya çıkınca bayağı olay olmuştu. Bir şeyhin yıllarca müridi olan Cahit Uçuk, dört kez evlenmişti. İlk eşi Selanikliydi. İkinci eşi olan romancı Mahmut Yesari’yle çok kısa birlikte olabildi. Üçüncü eşi Galatasaraylı ünlü futbolcu ‘Cici’ Necdet’ten de ayrıldıktan sonra Ece Ajanda ve Muhtıraları sahibi Murteza Kâğıtçı ile evlendi.

Antalya’da Atatürk ile tanışan Cahit Uçuk, Paşa’nın iltifatlarına mazhar oldu. Cumhuriyet döneminin ilk kadın yazarlarından olan Cahit Uçuk, yapıtlarında genellikle kadın hakları, kadının toplumdaki yeri, analık duygusu ve zaman zaman da mistik temaları işledi. Anadolu kadınını ve Anadolu’nun çeşitli sorunlarını dile getirdi. Temiz dili, sıcak ve içten anlatımı ile bir dönem çok okunan yazarlar arasında yer aldı. Öyküleri ile romanlarında kendine özgü gerçekçi bir çizgi izledi. Babıâli (İstanbul’un o zamanki basın merkezi)’de ve Anadolu’da yayımlanan günlük gazetelere, dergilere oyun, masal, öykü, roman tefrikaları yazdı. Uçuk; sayıları her yıl artan roman ve öykü kitaplarından başka çok sevdiği çocuklar için de romanlar, öyküler, masallar ve manzum masallar yazdı. Çocuklara yazdıkları ona en güzel armağanı getirmiştir. Dünyanın ünlü çocuk klâsikleri “İkizler” dizisinin yirmi sekizinci kitabı olan “Türk İkizleri” ile 1958 yılında Uluslararası Çocuk Kitapları Birliği’nin Hans Christian Andersen Yarışması’nda Şeref Armağanı’nı kazandı. Bu kitabı, başta İngilizce ve Japonca olmak üzere birkaç dünya diline çevrilerek basıldı. 2001 yılında da çocuk edebiyatı ve anı türündeki çalışmaları nedeniyle Türkiye Yazarlar Birliği’nin Üstün Hizmet Ödülü’nü aldı.

Cahit Uçuk, çok üretken bir yazardı. Yazarın on altı romanı ve iki yüz otuz öyküden oluşan dokuz öykü kitabı yayımlandı. Hiç vazgeçemediği şiir türünde de dört kitabı basıldı. Ayrıca kitaplara girmemiş ve çeşitli dergilerde yayımlanmış yüz yirmi beş öyküsü vardır. Popüler edebiyat alanında ürünler verdiği için geri planda kalmış, hakkında ciddi ve kapsamlı bir çalışma yapılmamış olan Cahit Uçuk’un, çoğu mutlu biçimde sonlanan romanlarında aşk, tema olarak ilk sırayı alır. Bunda yazarın kişilik yapısının da etkisi vardır. Cahit Uçuk, insanların duygularından uzak yaşayamayacaklarına inanırdı. Romanlarında kadın kahramanları ağırlıklı olarak kullanan yazar, kadın ve kadın sorunlarını göz ardı etmezdi. Kadının erkek ve çocuk için önemi, toplum içindeki yeri, ihanete uğraması, anne-çocuk ilişkisi, çalışma ve köy yaşamında karşılaştığı zorluklar, kadın teması çevresinde işlenmektedir. Doğaya duyulan sevginin sıklıkla işlendiği romanlarında köy, hem bir mekân hem tema olarak karşımıza çıkar.

Cahit Uçuk, “Bir İmparatorluk Çökerken” adlı kitabında yakın tarihimizin birinci elden tanıklığını aktardı. “Erkekler Dünyasında Bir Kadın Yazar- Silsilename” ile erkekler ortamında güzel bir kadın yazarın meslek yaşamından, bireysel yaşantısından kesitleri anlattı. “Yıllar Sadece Sayı - Silsilename II”de Babıâli’nin ünlü kişilerini, onlarla olan ilişkilerini dile getirdi. Anılarında Selanik ile İstanbul’un ahşap konaklarındaki görkemli yaşamı, işgal yıllarını, ülkeyi kaplayan kara bulutların arasından yeni bir devlet kurmaya çalışan idealist insanların çabalarını ve unutulmuşluğu anlattı. Artık çarpıtılmaya yüz tutan yakın tarihimizin birinci elden tanıklığını oluşturdu.  Doksan beş yaşındayken İstanbul / Bebek’te öldü (2004).                 

Bir söyleşisinde “Hem realistim, hem romantik bir tarafım var. İyimserim. Dünyayı, insanı, çiçeği severim. Karanlıkları sevmiyorum; karanlık yazmadım hiçbir zaman. Acılı, hafif tertip biberli şeyler yazdığım oldu ama zehir zemberek asla yazmadım.” demiştir.

Yaşamına pek çok başarı sığdırdı. Yazdıkları çok sevildi, erkek sanıldı, aslında Cahide olduğu öğrenilince tepkilerin yağdığı da oldu. Fakat o, kalemi hiç elden bırakmadı.

Anne ve babasının okumaya olan düşkünlüğü ve zengin kütüphaneleri sayesinde Türkiyeli ve yabancı yazarlarla çok küçük yaşlarında tanıştı. Abdülhak Hamid ve Tevfik Fikret’in yapıtlarını daha anlamlarını bilmeden ezberlemişti. Maksim Gorki ve Victor Hugo’yu odasındaki dolap kapaklarına fotoğraflarını asacak kadar severdi. Etkilendiğini ifade ettiği diğer yazarlar, Yunus Emre, Halit Ziya, Reşat Nuri, Ömer Seyfettin, Faruk Nafiz, Nazım Hikmet, Peyami Safa ve Halide Edip idi.

Uçuk, küçük yaşlarından itibaren şiirler yazar, günlük tutar. On altı yaşlarında, bir akrabası aracılığıyla Abdülhak Hamid ile tanışır ve incelemesi için ona şiir defterini bırakır.

Hamid, üç ay sonra defteri geri verdiğinde arka sayfasına yazdığı yarım sayfa notta, yazmaya karşı yetenekli olduğunu, biraz daha çalışırsa daha iyi eserler yaratabileceğini, ancak nesir yazarsa daha başarılı olacağını, düşündüğünü iletir. Şairin bu yorumu Uçuk’u hem yüreklendirir, hem de nesir yazmaya yöneltir.

İlk yapıtı 1935’te Yarım Ay dergisinde yayınlanan “Bir Masal ki Herkes Okumalı” adlı hikayesiydi. Uçuk, edebiyatın birçok türünde yapıtlar verdi. On beş roman, dokuz hikaye kitabı, beş piyes, on iki çocuk romanı, on bir çocuk hikâye kitabı, on masal kitabı, bir destan, bir şiir kitabı ve anı kitapları yazdı.

1937’de Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bastırılan “Türk İkizleri” adlı çocuk kitabı ile 1958’de Uluslararası Çocuk Kitapları Birliği’nin “Hans Christian Andersen Şeref Armağanı” ödülünü kazandı. Döneminin çok okunan yazarlarından olan Uçuk, yapıtlarında yurt ve doğa sevgisi, aile ilişkileri, Anadolu insanlarının yaşamı temalarını işledi.

 

ESERLERİ:

Roman: Kirazlı Pınar(1936), Dikenli Çit (1937), Kırmızı Balıklar (1946), Küçük Ev (1947), Kanlı Düğün (1956), Siyah Dantelli Şemsiye (1956), Değirmen Taşı (1966), Gecenin Bu Saatinde (1968), Hep Yarın (1968), Özlem Şarkısı (1968), Bir İmparatorluk Çökerken (1995)

Oyun: Yaşamak İstiyoruz (1945), Gök Korsan (1956 İstanbul Şehir Tiyatrosu)

Öykü: Cennet Bahçesi (1967), Bir Işıklı Pencere (1969), Kurtların Saygısı (1970), Değişen Sensin (1970), Altın Pabuçlar, Üç Bacanın Dumanı.

Çocuk Kitabı: Türk Çocuğuna Masallar (1946), Ateş Gözlü Dev (1946), Kurnaz Tilki (1946), Türk İkizleri (1958)

Şiir ve Çocuk Şiiri: Benden Selam Yunusa (1974), Küçük Çoban Alim Kız Büyüdü (1993), Unutulmaz Gezi (1993), Kaya ile Tavşan (1993), Kaya’nın Minik Dostları, Minik Portakal, Uçuş Böceği (1994), Yalnız Ağaç (1995), Kara Eşek Kayboldu (1995), Fadiş Bediş Ediş (5 kitap, 2003), Gümüş Kanat (2003)

Anı: Erkekler Dünyasında Bir Kadın Yazar- Silsilename I (2003), Yıllar Sadece Sayı-Silsilename II (2003).

 

KAYNAKÇA: Milliyet (9 Ocak 1970), Seyit Kemal Karaalioğlu / Resimli Türk Edebiyatçılar Sözlüğü (1982), Ömer Nida / Kadın Romancılarımız: Başlangıçtan Günümüze Kadar (1991), Şevket Beysanoğlu / Diyarbakırlı Fikir ve Sanat Adamları (c.3, 1997), Mehmet Behçet Yazar / Edebiyatçılar Âlemi- Edebiyatımızın Unutulan Simaları (1999), Behçet Necatigil / Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (18. Basım, 1999), Şükran Kurdakul / Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (6. Basım, 1999), Görsel Büyük Genel Kültür Ansiklopedisi (1999),Vedat Yazıcı / Martıya Mektuplar (2000), Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi (2001), Aslı Örnek / Türk İkizleri (Radikal Kitap, 22 Ekim 2002), Nur İçözü / Dünden Bugünden (Radikal Kitap, 10 Kasım 2002), Süleyman Arat / Ünlü Yazara ‘Sır’ Cenaze (Hürriyet 8 Kasım 2004), Attila Özkırımlı / Türk Edebiyatı Ansiklopedisi (1982), İhsan Işık / Yazarlar Sözlüğü (1990, 1998) - Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001, 2004) – Encyclopedia of Turkish Authors (2005) - Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, gen. 2. bas. 2007) - Ünlü Edebiyatçılar (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 4, 2013) - Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013), Hale Kolay / Cahit Uçuk’un Özyaşam Öyküsü: Otobiyografi ve Kadın Tarihi (Yükseklisans Tezi, Ege Üniversitesi, İzmir-2009).