
18.-19. Yüzyıl şairlerinden (D.1764, Diyarbekir - Ö. 1855, Larisa / Yunanistan). Ahmed Ağa adlı bir zatın oğlu olarak Diyarbekir'de doğup ilk gençliğini burada geçirdikten sonra, 22 yaşlarından sonra Rumeli'de Yenişehir - Fener kasabasında yerleşip, 70 yıl burada müderrislik yaptığından "Yenişehir-Fenârî" lâkabıyla anılmıştır. Hakkındaki bilgiler iki yazma Dîvân’ından alınarak Ali Emîrî Efendi tarafından elde edilmiş, Şevket Beysanoğlu onun doğum tarihinin 1761 değil 1764 olduğunu tesbit etmiştir.
Diyarbakır'da iyi bir medrese tahsili görerek yetişen Ali Rızâ, devlet adamları ile tanışan babasının göçüp Rumeli'de Yenişehir-Fener (Şimdi: Yunanistan’da - Larisa) kasabasında yerleşmesi üzerine, 1786 yılında Diyarbakır'dan icazet almış ve müderrislik yapabilecek salâhiyeti kazanmış olarak kendisi de gidip o kasabada yerleşmiş, eşraftan birisinin kızıyla evlenmiş ve müderrisliğe başlamıştır. Burada yüzlerce talebe yetiştirmiş ve Rumeli’de şahit olduğu tarihî olaylara, dostları arasında doğum ve ölümlere yüzden fazla "târîh" manzumesi söylemiş olarak, 1855 sonbaharında ayni kasabada ölmüştür.
Eski Türk ve İran şairlerinden birçoğu ile Diyarbakır'da iken tanışmış ve okuduğu Diyarbekirli şairlerden birçoğuna nazîreler yazmıştır. Çok kolaylıkla "târîh" düşürdüğü anlaşılan Ali Rıza'nın kendi eliyle yazdığı iki "Dîvân"ı vardır. Bunlardan biri "Müretteb Dîvân-ı Rızâ" ve ikincisi 9 bin beyti aşan "Nazireler Dîvânı"dır.
KAYNAK: TŞA, Şevket Beysanoğlu / DFSA (2. bas. 1996, c. 1, s. 310-316), İhsan Işık / Diyarbakır Ansiklopedisi (2013).
18.-19. Yüzyıl şairlerinden (D.1764, Diyarbekir - Ö. 1855, Larisa / Yunanistan). Ahmed Ağa adlı bir zatın oğlu olarak Diyarbekir'de doğup ilk gençliğini burada geçirdikten sonra, 22 yaşlarından sonra Rumeli'de Yenişehir - Fener kasabasında yerleşip, 70 yıl burada müderrislik yaptığından "Yenişehir-Fenârî" lâkabıyla anılmıştır. Hakkındaki bilgiler iki yazma Dîvân’ından alınarak Ali Emîrî Efendi tarafından elde edilmiş, Şevket Beysanoğlu onun doğum tarihinin 1761 değil 1764 olduğunu tesbit etmiştir.
Diyarbakır'da iyi bir medrese tahsili görerek yetişen Ali Rızâ, devlet adamları ile tanışan babasının göçüp Rumeli'de Yenişehir-Fener (Şimdi: Yunanistan’da - Larisa) kasabasında yerleşmesi üzerine, 1786 yılında Diyarbakır'dan icazet almış ve müderrislik yapabilecek salâhiyeti kazanmış olarak kendisi de gidip o kasabada yerleşmiş, eşraftan birisinin kızıyla evlenmiş ve müderrisliğe başlamıştır. Burada yüzlerce talebe yetiştirmiş ve Rumeli’de şahit olduğu tarihî olaylara, dostları arasında doğum ve ölümlere yüzden fazla "târîh" manzumesi söylemiş olarak, 1855 sonbaharında ayni kasabada ölmüştür.
Eski Türk ve İran şairlerinden birçoğu ile Diyarbakır'da iken tanışmış ve okuduğu Diyarbekirli şairlerden birçoğuna nazîreler yazmıştır. Çok kolaylıkla "târîh" düşürdüğü anlaşılan Ali Rıza'nın kendi eliyle yazdığı iki "Dîvân"ı vardır. Bunlardan biri "Müretteb Dîvân-ı Rızâ" ve ikincisi 9 bin beyti aşan "Nazireler Dîvânı"dır.
KAYNAK: TŞA, Şevket Beysanoğlu / DFSA (2. bas. 1996, c. 1, s. 310-316), İhsan Işık / Diyarbakır Ansiklopedisi (2013).






