
17. Yüzyıl şair ve hattatlarından. Asıl ismi Abdülkerim, şiirde müstearı Şânî olup, Abdülkerim Şânî olarak meşhurdur. Doğum tarihi bilinmemektedir. Diyarbekir'de okuduktan sonra İstanbul'a giderek, Padişahın Divan Kâtipleri arasına katılmıştır. Hattat Hasan Üsküdari’nin seçkin talebesi olan Hâlid Erzurumî’den hüsn-i hattı meşk etmiştir.Sultan İbrahim'in (1640 -1648) sonradan "Avcı" lakabıyla tanınan oğlu Dördüncü Mehmed'in doğumuna söylediği "Nur geldi Muhammed sulb-i İbrahim'den" tarih beyti geçen manzumesi, çok hoşa gittiğinden, Van Defterdarlığına tayin edilmiştir. Hacca giderken yolda H. 1083 (1672) kışı sonlarında ölmüştür. Amidli Ümmî vefatına tarih düşürmüştür. Müstakimzâde “adn-ı a’lâda makâmın bula Yâ Rab, Şânî 1087” diyerek tarih düşürmüştür. İstanbul'daki Yuşa Camii kitabesi onun hattıyladır.
"Safâî Tezkiresi"nde Şânî için Vanlıdır deniliyorsa da yanlıştır. "Zeyl-i- Zeylü'l Şakaayik", "Tuhfetü'l Hattâtîn" ile Vişnezâde'nin "Tezkire-i Şu'arâ"sı ve Şeyhülislâm Ârif Hikmet'in tezkiresinde hep, "Âmidî" (Amidli) olduğu belirtilmiştir. Mehmed Süreyya da eserinde Hümayun Kâtibi Şânî'nin Diyarbekirli olduğunu teyid etmektedir. Ancak ona göre Şânî'nin vefat tarihi H. 1087 / M. 1676'dır.
KAYNAKÇA: Eşa, Şevket Beysanoğlu / "Şânî (Abdülkerim)" (Diyarbakırlı Fikir ve Sanat Adamları, 2. bas. 1996, c. 1, s. 143), Mehmed Süreyya / Sicill-i Osmanî (c. III, s. 131, 1996), İhsan Işık / "Şânî (Abdülkerim)" (Diyarbakır Ansiklopedisi, 2013), Prof. Dr. Abdülhamit Tüfekçiğlu / "Hattatlar" (İhsan Işık / Diyarbakır Ansiklopedisi, 2013).
Fotoğraflar
17. Yüzyıl şair ve hattatlarından. Asıl ismi Abdülkerim, şiirde müstearı Şânî olup, Abdülkerim Şânî olarak meşhurdur. Doğum tarihi bilinmemektedir. Diyarbekir'de okuduktan sonra İstanbul'a giderek, Padişahın Divan Kâtipleri arasına katılmıştır. Hattat Hasan Üsküdari’nin seçkin talebesi olan Hâlid Erzurumî’den hüsn-i hattı meşk etmiştir.Sultan İbrahim'in (1640 -1648) sonradan "Avcı" lakabıyla tanınan oğlu Dördüncü Mehmed'in doğumuna söylediği "Nur geldi Muhammed sulb-i İbrahim'den" tarih beyti geçen manzumesi, çok hoşa gittiğinden, Van Defterdarlığına tayin edilmiştir. Hacca giderken yolda H. 1083 (1672) kışı sonlarında ölmüştür. Amidli Ümmî vefatına tarih düşürmüştür. Müstakimzâde “adn-ı a’lâda makâmın bula Yâ Rab, Şânî 1087” diyerek tarih düşürmüştür. İstanbul'daki Yuşa Camii kitabesi onun hattıyladır.
"Safâî Tezkiresi"nde Şânî için Vanlıdır deniliyorsa da yanlıştır. "Zeyl-i- Zeylü'l Şakaayik", "Tuhfetü'l Hattâtîn" ile Vişnezâde'nin "Tezkire-i Şu'arâ"sı ve Şeyhülislâm Ârif Hikmet'in tezkiresinde hep, "Âmidî" (Amidli) olduğu belirtilmiştir. Mehmed Süreyya da eserinde Hümayun Kâtibi Şânî'nin Diyarbekirli olduğunu teyid etmektedir. Ancak ona göre Şânî'nin vefat tarihi H. 1087 / M. 1676'dır.
KAYNAKÇA: Eşa, Şevket Beysanoğlu / "Şânî (Abdülkerim)" (Diyarbakırlı Fikir ve Sanat Adamları, 2. bas. 1996, c. 1, s. 143), Mehmed Süreyya / Sicill-i Osmanî (c. III, s. 131, 1996), İhsan Işık / "Şânî (Abdülkerim)" (Diyarbakır Ansiklopedisi, 2013), Prof. Dr. Abdülhamit Tüfekçiğlu / "Hattatlar" (İhsan Işık / Diyarbakır Ansiklopedisi, 2013).






