Biyografya
Raif Türk

Raif Türk

Doğum
1949
Diyarbakır, Türkiye
Ölüm
20 Ekim 2022
Diyarbakır
Eğitim
Diyarbakır Lisesi

Gazeteci-işadamı (D. 1949, Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Şeyhbuban köyü - Ö. 20 Ekim 2022, Diyarbakır). Köyünde okuduğu ilkokuldan sonra orta öğretime üç yıl ara vermek zorunda kaldı, bu sure içinde rençber olarak çalıştı. Daha sonra kısa bir süre Diyarbakır İmam Hatip Okuluna devam etti, ardından Ergani’deki  Dicle İlköğretmen Okulunda altı yıl yatılı okudu. fark derslerini vererek Diyarbakır Lisesi’ni de bitiren Raif Türk, çalışırken Dicle Üniversitesi Meslek Yüksekokulu’nu iki yıl okudu, ancak mezuniyet sınavlarına girmeyip o işi eksik bıraktı.

Mart 1972 - 16 Temmuz 1974 tarihleri arasında iki buçuk yıl gizli örgüt üyesi olmak ve komünizim propagandası yapmak (!) suçundan tutuklu kaldı. Bülent Ecevit başkanlığındaki hükümet döneminde çıkan aftan yararlanarak özgürlüğüne kavuştu. Cezaevinden çıktıktan sonra Mamak Cezaevi’nin bir yadigarı olarak İstanbuldaki hastanelerde dokuz ay süren bir tedavi gördü. Sağlığına kavuşunca da bir dergi grubunda, ardından bir günlük gazetede çalıştı.

1979 yılında muhabir olarak girdiği Anadolu Ajansı’nın 14 ilden sorumlu Diyarbakır Bölge Müdürlüğünü kurdu. 1981 yılında, Almanya’da dil eğitimi projesine, müdürünün askere gitmesi nedeniyle ara vermek zorunda kaldı ve 1985 yılına kadar ajansın bölge müdür vekili / müdürü olarak görev yaptı. 1985 yılı başlarında 7. Kolordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı, “Komünist ve de anarşist” geçmişini (!) hatırlatan bir ihbar dilekçesi sonucu, Ajans genel müdürlüğüne Raif Türk’ü Bölge dışına çıkarılmasını  emretti. Hal böyle olunca da Genel Müdürlük işinden memnun olunduğu için O’nu daha doğuya değil de Bursa’ya muhabir olarak atadı. Bir süre sonra kendi isteğiyle Bursa’dan Ankara’ya, yurt haberler müdürlüğüne alındı. Aynı yıl Genelkurmay Başkanlığı’nın baskısı üzerine  işine son verildi. Raif Türk de tazminatını alıp Diyarbakır’a döndü ve bir yakını ile ortaklı kitap - kırtasiye üzerine çalışan işyerini açtı.

Bu işle meşgul olurken, bir yandan da çevreden kendisine çeşitli maden nümuneleri geliyordu.  Bu nümunelerden yola çıkarak krom, demir, bakır ve mermeri tanıdı, anılan madenlerin bölgedeki yataklanmaları ile ilgili çalışmalar yaptı. Ancak, çevre madenlerinin işletilmesi ile ilgili olarak çok sayıda işadamıyla yaptığı görüşmelerden olumlu bir sonuç alamadı.

1987 yılında, bir yandan Cumhuriyet gazetesine çalışırken, bir yandan da biri Sinop, diğeri Gaziantep’ten  gelen iki işadamıyla ortaklık kurarak, Kulp’ta bir mermer ocağı açtı ve üretimi başlattı. Karşısına çıkan yerel engeller nedeniyle aylar süren üretimi de bırakıp bu projeden vazgeçti.

1988 yılında köyüne yakın bir bölgede krom üretimi yaptı, bir yıl içinde  fiyatların ani düşüşü nedeniyle bu işi de bıraktı.

Aynı yıl, İzmir’den Halim Yanaşmayan,  İtalya’dan da Haim Abrahami ile birlikte, yine Kulp’ta bir mermer ocağı açmak üzere "İzmermer" adlı bir Limited şirket kurarak üretime geçti. İki yıl süren uğraşıdan sonra çatışma ortamı ve yerel engeller nedeniyle bu proje de yarım kaldı.

1989 yılında, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası basın müşavirliği göreviyle birlikte, Oda adına Diyarbakır’ın GAP’taki yerini tartışan “Gap’ta Diyarbakır”  adlı dergiyi çıkardı.

1991 yılında, "İzmermer"in yarım bıraktığı mermer ocağına bir  İstanbul firması talip oldu. 1992 yılı başlarında anılan ocağın yüzde 60’ı bir protokolle bu firmaya devredildi. Yüzde 40 ise Raif Türk ve İzmermer’e bırakıldı. Kastamonulu işçilerin çalıştığı bu ocaktan çıkarılan mermer blokları çatışmalar nedeniyle  zamanında satılamadı ve Raif Türk, bir sezon süren üretime rağmen bu ortaklıktan da bir gelir elde edemedi ve yine geçimini gazetecilikten sağladı. Zira aynı yıl Özgür Gündem gazetesinin Diyarbakır sorumlusu olmuştu.

Bu arada İzmermerdeki hissesini de hala kadim dostum dediği Halim Yanaşmayan’a devretti. Halim Bey, İzmermer’i Torbalı’da kurduğu fabrika ve yoğun bir ihracatla ve saygın bir şekilde devam ettirmektedir.

Kulp’ta bir sezon çalışan İstanbul firması, 1993 yılında da Türk’e ait Hazro’daki bir mermer sahasında kiracı  (rödavansçı) olarak çalıştı. Firma, o yıl  bir miktar mermer üretebildi ve büyük bir kısmını sattı. Raif Türk, aynı sıralar Ankara’da gazetecilik yaptığı için ilgilenemedi ve bu işten olan alacağı bir sonraki yıla kaldı.

Aynı dönemlerde iki oğlunun annesi olan ilk eşiyle de yollarını ayırdılar ve Raif Bey  Ankara’da tek başına yaşamaya başladı. Şimdi, çok sevdiği iki oğlu olan Civan Gani ve Aziz Erman ile birlikte çalışıyor. Başta yeğenleri olmak üzere, 100’e yakın akrabası da Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı firmalarda görev almış bulunuyor.

1994 yılında, Moiz Benhabip adlı ihracatçının kendisiyle kurduğu bağlantı sayesinde mermer sektörüne kalıcı bir adım attı. Ocakta kalmış bir miktar mermerini satarak üretim yapabilmek için OSTİM’de hurdadan toplama araç gereçler aldı. Moiz Beyin de desteğiyle, 1995 yılında yine Hazro’nun başka bir yöresinde bu araçlarla yeni ocak açtı ve ürettiğinin önemli kısmını İtalya’ya sattı, bir daha da  taştan kopmadı.

Onun içindir ki Raif Türk yazmayı çok sevdiği halde bu işi ihmal etmek zorunda kaldı, ‘gazeteci yazar’ değil de ‘gazeteci işadamı’ oldu.  Hala zamanının önemli kısmını yazmaya ayıracağı günleri hayal ediyor. “yazmam gerekir” diyor, ama yazmıyor, yazamıyor!

Yazamamasının en önemli boyutu, iş hayatındaki yoğunluklar. Belki de yeniden başlama üşengenliği. Bir bazalt, iki mermer fabrikası, mermer ocakları, madencilik firması, metalik maden arama ve üretim işleri, İnşaat mobilyaları fabrikası, değişik sektörlere giriş hazırlıkları ve yaklaşık bin (1000) çalışan. Profesyonelleşmelere ve başarılı bir ekibi olmasına  rağmen bu kadar işin içinden bir çırpıda çekilmek kolay olmuyor anlaşılan. İş hayatı boyunca yanından ayrılmayan yeğeni Latif  Bey “kendisine fazla iş bırakmamaya çalışıyoruz” diyor ama, yine de kazın ayağı öyle değil.

Raif Türk, Çin’in Uygur Bölgesinden Ankara’ya gelen bir bayan  (Yıldız Hanım) ile yaklaşık 15 yıl önce hayatını birleştirdi  ve ailece yeniden Diyarbakır’a yeleşti. O, her şeye rağmen Diyrbakır’a aşık ve bu aşkın ömür boyu süreceğinden şüphesi yok...

Raif Türk,  hayatı boyunca aktif bir sivil toplumcu oldu. 1970’li yıllarda üyesi olduğu Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde uzun bir dönem genel sekreter olarak görev yaptı. İstanbul Maden İhracatçılar Birliği’nde Denetim kurulu ve yönetim Kurulu üyelikleri yaptı. Türkiye Mermer ve Makinaları Birliği yönetim kurulu üyeliği, Diyarbakır Sanayici ve İşadamları Derneği  Genelsekreterliği yaptı, halen Doğu Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliği yaptı.

KAYNAK: İhsan Işık / Diyarbakır Ansiklopedisi (2013, c. 5, s. 93).