Biyografya
Necati Cumalı

Necati Cumalı

Doğum
13 Ocak 1921
Florina, Yunanistan
Ölüm
10 Ocak 2001
İstanbul, Türkiye
Eğitim
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Diğer İsimler
Ahmet Necati Cumalı

Şair ve yazar (D. 13 Ocak 1921, Florina / Yunanistan - Ö. 10 Ocak 2001, İstanbul). Tam adı Ahmet Necati Cumalı. Çocukluğu, “Büyük Mübadele”de, ailesinin gelip yerleştiği Urla / İzmir’de geçti. Şehit Kemal İlkokulu (1932), İzmir Erkek Muallim Mektebi orta kısmı (1935), İzmir Atatürk Lisesi (1938), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1941) mezunu. Bir süre Toprak Mahsulleri Ofisinde çalıştı. Askerliğinin ardından bir süre de Millî Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünde (1945-48) çalıştıktan sonra, Urla ve İzmir’de serbest avukatlık (1950-57), Paris Basın Ataşeliğinde memurluk (1956-59), İstanbul Radyosunda redaktörlük (1959-63) yaptı. Dışişleri Bakanlığında görevli olan eşi ile birlikte İsrail ve Paris’te bulundu. 1970 yılından itibaren İstanbul’da serbest yazarlık yaparak yaşadı ve yakalandığı akciğer kanseri nedeniyle öldü. Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi.

Edebiyat hayatına şiir, hikâye ve denemelerini, Urla Halkevinin dergisi Ocak’ta yayımlayarak (1939) başladı. Daha sonra yazı ve şiirlerini Varlık, Servet-i Fünûn-Uyanış, Küllük, Yeni İnsanlık, Ülkü, Ankara, Yücel, Seçilmiş Hikâyeler, Yenilik, Yeditepe dergileri ile Ulus, Dünya ve Cumhuriyet gazetelerinde yayımladı. 1980 sonrasında haftalık 2000’e Doğru dergisinin yazı kurulunda ve sürekli yazarları arasında yer aldı. Şiir, hikâye, roman, deneme ve oyun alanında verdiği eserlerle yirminci yüzyılın en üretken yazarlarından biri oldu. Her türden eserleri yirmiyi aşkın dile çevrildi. Bazı oyunları yurtdışında birçok kez oynandı.

Şiirlerinin çoğunda yaşanmış sevgileri, aşka, kadına dair özleyişleri anlattı. Son şiirlerine kadar devam eden aşk temasıyla yetinmeyip halkın, köylünün ve memleketin dertlerini sergileyen, haksızlıklara, yolsuzluklara öfkelenen, dostluk, aile, gençlik özleyişlerini, çağdaş insanın yalnızlığını, manevi değerlerin yıpranış ve çöküşlerinden doğacak olumsuz, merhametsiz dünyayı dile getiren şiirler de yazdı. 1940 toplumcu anlayışına bağlı, açık, duru, sağlam Türkçesiyle, çoğu kısa mısralardan kurulmuş olan şiirlerini iyimser bir üsluba özen göstererek sürdürdü. Şiirlerinin çoğunda tatlı bir yaşama sevinci vardır. Yaşar Kemal'in deyişiyle "yaşlanmaz şair çocuk" olarak doğayı, insanları, her şeyi sever. Şiirlerinde sevmek, sevilmek, sevinmek, sevişmek, sevinç, sevgi, sevimli gibi dünyaya ve insanlara bağlılık ve mutluluk duygusu ifade eden anlatımlara sık sık rastlanır. Üslubu durudur, edebi sanatları sıkı sıkıya kullanma kaygısı taşımaz.

Oyunlarının düşünsel temelini "ulus olma bilinci"yle Atatürkçü, çağdaş ve laik bir toplum anlayışı oluşturur. Bu anlayışla ve hümanist bir yaklaşımla Anadolu insanının sorunlarını ve toplumun aksayan yönlerini sergiler. Türk tiyatro edebiyatına ve sahne hayatına yerli, canlı ve değişik konu ve kişileri getiren Cumalı, karmaşık ilişkileriyle ve yapısıyla beliren "insan"ın, karanlıkta kalan taraflarına ışık tutar. Toplumun ve toplum içinde sıradan insanın aksayan taraflarına yönelttiği eleştiri oklarıyla, ideali sezdirmeyi amaçlar. Şiirlerinde olduğu gibi, oyunlarında da insan ve doğa sevgisini, aşk ve yurt sevgisi ile buluşturur. Hem birey, hem de toplum adına özeleştiri sayılabilecek gerçekleri gün ışığına çıkarmaktan çekinmez.

Şiirinde yer almayan kimi gözlem ve saptamalarını hikâye, roman ve oyunları aracılığıyla işler. Bunlarda, çevresindeki gerçekleri yansıtma çabası da sezilir. Dönemin edebiyat anlayışına uygun olarak kaleme alınan ilk hikâyelerini Sait Faik tarzında “benöyküsel” bir dille yazdı. Gençlik döneminin aşklarını konu alan bu ilk hikâyelerde olaylara "saydam bir perdenin arkasından baktığı" söylenebilir. Özellikle 1960'tan sonra yazdığı hikâye ve romanlarında, Urla ve çevresine ait gözlemleri ile avukat olarak baktığı dosyalardan, karşılaştığı olaylardan öğrendiklerini birlikte kullanır. Doğa ortasında sürdürülen "canlı ve sert hayat"a ait çeşitli görünüşler, geleneksel yaşayış biçimiyle yasalar ara­sındaki çatışmalar yalın bir anlatımla hikâyeleştirilir. Toplum-doğa çatışması yanında yerli söylencelerden de yararla­nan Cumalı, kasaba hayatına ait çeşitli görünüşleri yansıt­mayı da ihmal etmez. Hikâye ve romanlarında erotizmi de düzeyini düşürmeden kullanır, cinselliğin hayattaki yerini ve önemini hareket noktası olarak almaya çabalar. Onda Freudcu öğreti ile göz­lemler birbirini destekler durumdadır. Cinsel içgüdülerle ve sosyal değerlerin çatışması çevresinde insan türünün bu ta­rafı sergilenir.

Necati Cumalı'nın : Boş Beşik (yön. B. Gelenbevi, 1952; yön. O. Elmas, 1969), Tütün Zamanı (yön. O. M. Arıburnu, 1959), Susuz Yaz (aynı adlı hikâyeden, yön. M. Erksan, 1963; yön. Y. Duru, 1973), “Dila Hanım" (Makedonya 1900 adlı hikâyeden, yön. O. Aksoy, 1976); Derya Gülü (yön. S. Du­ru, 1979), Mine (yön. A. Yılmaz, 1982), "Tutku" (Öç ad­lı hikâyeden, yön. F. Tuna, 1984), Adı Vasfiye (aynı adlı hikâyeden, yön. A. Yılmaz, 1985), "Dul Bir Ka­dın" (Bir Sabah Gülerek Uyan adlı hikâyeden, yön. A. Yılmaz, 1985), Uzun Bir Gece (yön. S. Duru, 1988) eserleri sinemaya uyarlandı.

İş Karar Vermekte ile 1957 Basın Yayın Genel Müdürlüğü Kısa Radyo Oyunu Yarışması İkincilik Ödülünü, Değişik Gözle ile 1957 ve Makedonya 1900  ile 1976 Sait Faik Hikâye Armağanını iki defa kazandı. Yağmurlu Deniz kitabına 1968 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü, bütün şiirlerini topladığı Tufandan Önce’ye 1984 Yeditepe Şiir Armağanı verildi. Yaralı Geyik ile 1978 Muhsin Ertuğrul Oyun Ödülünu, son romanı Viran Dağlar ile 1995 Orhan Kemal Roman Armağanını ve Yunus Nadi Roman Ödülünü aldı. Metin Erksan’ın sinemaya uyarladığı Susuz Yaz filmi de 1964 Berlin Film Festivalinde Altın Ayı Ödülünü alarak, ülkemize sinema alanındaki ilk uluslararası ödülü kazandırdı. Dün Neredeydiniz? oyunuyla da 1982 Kültür Bakanlığı Tiyatro Ödülünü aldı. 

“Muhayyilesi ve şiir kabiliyeti, tasvir ettiği manzara kadar canlı ve hareketli olan şairin, istidadına ve cevherine aykırı yola sapmaması lâzımdır. O, istediği kadar toplum meseleleriyle uğraşacağım, desin. ‘Urla’da’ ki ‘Güler’in Aşkı’ onu kendisine çekecek, şuuraltının ânî feveranları, ona, gerçek şiirin nerede olduğunu hatırlatacaktır.

“Şair kişiliğinden haberi olan insandır. Sanat için en tehlikeli yol, istidadı boş yere harcamadır. Necati Cumalı, dört eseriyle, şiirin çileli yolunu tuttuğunu, ondan ayrılmanın imkansızlığını iyiden iyiye göstermiştir. Pür şiirle arasındaki mesafe ne olursa olsun, ona doğru atılışlar, şüphesiz şiir için de, kendisi için de meçhul ve geniş imkân kapısını yoklayış olacaktır.” (Hikmet Dizdaroğlu)

Şiirlerinde bireyin sorunlarına, yaşadığı ortamın onun dünyasının biçimlenmesindeki etkilerine değindi. Güncel kaygılar, aşklar, sevgiler, savrulmalar, acılarla yüklü bir yaşamdan kesitleri sundu. Şiirlerinde işlediği konular, izleklerle çağdaş Türk şiirinin oluşumları dışında bir yer edinmesini sağladı. (...) Roman ve öykülerinde Ege yöresini anlattı. Taşra, kasaba insanının gerçeğini; yaşadığı toplumsal sorunları bu bakış açısıyla yansıttı. Özellikle “Tütün Üçlemesi” olarak nitelendirebileceğimiz Tütün Zamanı / Zeliş, Yağmurlar ve Topraklar, Acı Tütün bu izlekleri içeren romanlarıdır. (...) Cumalı, oyunlarında da toplumsal yapıdaki eksiklikleri, aksaklıkları; insan ilişkilerinin trajik yanlarını işledi.”  (Feridun Andaç)

ESERLERİ:

ŞİİR: Kızılçullu Yolu (1943), Harbe Gidenin Şarkıları (1945), Mayıs Ayı Notları (1947), Güzel Aydınlık (1951), Denizin İlk Yükselişi (ilk üç kitabının eklerle yeni basını, 1954), İmbatla Gelen (1955), Güneş Çizgisi (1957), Yağmurlu Deniz (son iki kitabı ve yeni şiirleri, 1968), Başaklar Gebe (1970), Ceylan Ağıdı (1974), Aç Güneş (bütün şiirleri, 1980), Bozkırda Bir Atlı (1981), Yarasın Beyler (1982), Tufandan Önce (bütün şiirleri I, 1983), Aşklar Yalnızlıklar (toplu şiirleri, 1985), Kısmeti Kapalı Gençlik (bütün şiirleri II, 1986), Seçme Şiirler (1998).

HİKÂYE: Yalnız Kadın (1955), Değişik Gözle (1956), Susuz Yaz (1962), Ay Büyürken Uyuyamam (1969), Makedonya 1900 (1976, Dilâ Hanım adıyla, 1978), Kente İnen Kaplanlar (1976), Revizyonist (1979), Yakub’un Koyunları (1979), Aylı Bıçak (1981, Uzun Bir Gece adıyla 1991).

ROMAN: Tütün Zamanı (1959, Zeliş adıyla 1971), Yağmurlar ve Topraklar (1973), Acı Tütün (1974), Aşk da Gezer (1975), Uç Minik Serçem (1990), Viran Dağlar (1994).  

OYUN: Mine (1959), Oyunlar 1 (Boş Beşik, Ezik Otlar, Vur Emri, 1969), Oyunlar 2 (Susuz Yaz, Tehlikeli Güvercin, Yeni Çıkan Şarkılar, 1969), Oyunlar 3 (Nalınlar, Masallar, Kaynana Ciğeri, 1969), Oyunlar 4 (Derya Gülü, Aşk Duvarı, Zorla İspanyol, 1969), Oyunlar 5 (Gömü, Bakan Bekliyoruz, Kristof Kolomb’un Yumurtası, 1973), Oyunlar 6 (Mine, Yürüyen Geceyi Dinle, İş Karar Vermekte, 1977). Yaralı Geyik (1981), Dün Neredeydiniz (1983), Bir Sabah Gülerek Uyan (1990), Vatan Diye Diye (1990), Devetabanı (1992), Ceyhan ile Sevdican (1988) ve Yalnız Ölü (1990) adlı oyunları yayımlandı ama sahnelenmedi.  

DENEME: Niçin Aşk (1971), Senin İçin Ey Demokrasi (1976), Etiler Mektupları (1982), Niçin Af (1989), Şiddet Ruhu (1990), Ulus Olmak (1995).

SENARYO: Bağımsızlık ya da Ölüm (1987).

GÜNCE: Yeşil Bir At Sırtında (1990).

İNCELEME: Muzaffer Tayyip Uslu: Şiirleri Yazıları ve Kendisi İçin Yazılanlar (1956), Guillaume Apollinaire: Yaşamı, Sanatı ve Şiirleri (1986).

UYARLAMA: Çalıkuşu (R. N. Güntekin’in romanından oyun, 1963).

ÇEVİRİ: Yedi Efsane (G. Keller’den D. Güney ile, 1946), Meşe Ağaçlı Köşk (T. Storm’dan D. Güney ile, 1946), Memleket Özlemi (L. Hughes’ten, 1961), Altın Araba (M. Prosper’den, 1963), Şiirler (G. Apollinaire’den derleme, 1965).

HAKKINDA: Hikmet Dizdaroğlu / Güzel Aydınlıklar (Hisar, sayı: 23, Mart 1952), Tahir Alangu / Cumhuriyetten Sonra Hikâye ve Roman III (1959), Behçet Necatigil / Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (1960), Mehmet Kaplan / Cumhuriyet Devri Türk Şiiri (1965), Necati Cumalı Özeleştirisini Yapıyor (Yeni Edebiyat, 1971), Mehmet Kaplan / Cumhuriyet Devri Türk Şiiri (1973), N. Ç. Berksoy / Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1977), Sennur Sezer / Necati Cumalı’ya Yeni Kitabı ‘Tufandan Önce’ Üstüne Sorular (söyleşi, Yazko Somut, 25 Kasım 1983), Tuncer Uçarol / “Tufandan Önce”den Yola Çıkarak Necati Cumalı ile Söyleşi.(Varlık, Ocak 1985) - “Tufandan Önce” Necati Cumalı’nın Şiirleri (Çağdaş Eleştiri, Mart 1985) - İyi Şiir Formülü Y x (K+V) = İ (Broy, Kasım 1986), Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığı ‘85 (1986, s.336-343), Ahmet Kabaklı / Türk Edebiyatı IV (1989), Ş. Aktaş / Necati Cumalı (Türk Dili, Ekim 1989), Necati Cumalı’ya Saygı (1996), Necati Cumalı’ya Selam (Hacette Üniversitesi, 1996), Agâh Özgüç / Türk Filmleri Sözlüğü I-II (1997-98), Ömer Lekesiz / Yeni Türk Edebiyatında Öykü 3 (1999), Şükran Kurdakul / Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (1999), Mehmet Nuri Yardım / Romancılar Konuşuyor (Çocukluğunu Yaşayan Yazar Necati Cumalı: İyi Romancılarımız Var, 2000), Feridun Andaç / Necati Cumalı (Superonline.com, 2000), Feridun Andaç / Edebiyatımızın Yol Haritası (2000), Mehmet H. Doğan / Şair Necati Cumalı Üzerine (Cumhuriyet Kitap, 10.5.2001), TBE Ansiklopedisi (2001), Songül Taş / Necati Cumalı ve Oyunları (2001) - Necati Cumalı’nın Yaşamı ve Yapıtları Üzerine (Türk Dili Dergisi, s: 88, Ocak-Şubat 2002), Veysel Gültaş / Kadı Burhaneddin’den Günümüze Hukukçu Şairler Antolojisi (2003), Hatice Müberra Kıran (Yeni Urla, 14. 1. 2001), Mehmet Nuri Yardım / Yazar Olacak Çocuklar (2004), Serap Akçaoğlu Saydım / Necati Cumalı’nın Hikâyeciliği (Heceöykü, Ağustos-Eylül 2004).