Yazar ve çevirmen. 10 Eylül 1948, Gilindire / Gülnar / Mersin doğumlu. Asıl adı Mustafa Yalçıner’dir. Eselerinde imzasını “B.” ilavesiyle kullandı. İlkokulu Gilindire'de, ortaokulu Gülnar'da, liseyi Silifke'de bitirdi. İstanbul Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümü'nden mezun olduktan.(1970) sonra Fransa'da Montpellier Paul Valery Üniversitesinde bir yıl eğitim gördü. Fransızca öğretmeni olarak üç yıl (1970-73) Trabzon Beşikdüzü Kız İlköğretmen Okulunda çalıştı. “li’ ve ‘siz’ ekleri barındıran sözcüklerin Faansızcaya çevirisi” konulu yüksek lisans çalışmasını Ankara Üniversitesinde tamamladı (1984). Ankara Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Fransızca Ana Bilim Dalında öğretim görevlisi olarak görev yaptı. 1996 yılında emekli olunca Mersin-Aydıncık’a yerleşti. Taşeli Yöresi Kültür ve Düşün Dergisi Gerçemek'in sahibi ve genel yayın yönetmeni olarak çalışmalarını sürdürdü. Hatice Canan Yalçıner’le evli. Devrim Yalçıner Aksay, Özler Yalçıner Kelecioğlu adında iki çocuk babası.
Makale ve öyküleri; Cumhuriyet Kitap, Ekin Sanat, Çağdaş Türk Dili, Öğretmen Dünyası, İçel Sanat Kulübü, Gerçemek gibi dergiler ile Gülnar gazetesinde yayımlandı. Açık öğretim öğrencileri için “Ortak Ders Fransızca”, “Testlerle Fransızca”, “Çeviri Anahtarı” gibi kitapları da olan Mustafa Yalçıner'in Türk yazarlarından derleyip Fransızcaya çevirdiği öyküler, Le Samovar ve Deux Pieces d'Or adıyla yayımlandı. “Toroslar’da yaşam ilmek ilmek işlenmiş öykülerde, toprağıyla, taşıyla; kurduyla kuşuyla... Nasıl anlatmalı o sadeliği, o şiirselliği... Hiçbir özentiye düşmeden, öztürkçenin, bir yayla pınarında su gibi, şırıl şırıl akışını... Betimlemelerdeki netlik, duruluk; yargılardaki özdeğer saygısını; yer yer çarpıcı ironi, alıp götürüyor insanı ayrı dünyalara; "İşte bu" dedirtiyor; "Böyle söylenebilir ancak" dedirtiyor. Ama gene de dile getirilemeyen bir şey var: Her öykünün sonunda, gözler dalıp gittiğinde uzaklara, insanı saran hazzı anlatabilecek tümceleri nasıl kurmalı; doymamışlığı ne yapmalı?
“Evet, öyküleri okurken, konu edilen yerlerin tümünü gezdim. İnsanlarla dilleştim, selamlaştım... Yaban otlarını, ağaçları, taşları, yüreğim kabararak düşledim... Cümle hayvanlar el salladılar bana. Kitabı alıp göğsünün üstüne bastırası geliyor insanın; yolu gözlenen bir sevgili gibi.” (Mehmet Babacan)
ESERLERİ:
ARAŞTIRMA: Aydıncık Günaydın Kelenderis (2000).
ÖYKÜ: Toroslar’da Yaşam Erken Başlar (2008).
HAKKINDA: Mehmet Babacan / Toroslar'da Yaşam Erken Başlar (İçel Sanat Kulübü, 16 Mayıs 2008), Osman Nuri Poyrazoğlu / Öğretmen Dünyası (3 Mayıs 2008).











