Biyografya
Ayşegül Domaniç Yelçe

Ayşegül Domaniç Yelçe

Doğum
2011
İstanbul
Eğitim
Atatürk Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü

Gazeteci yazar. 1952 yılında İstanbul’da doğdu. Hayatını 2011’de kaybeden gazeteci yazar Özer Yelçe’nin eşidir. Orta öğretimini Üsküdar Amerikan Kız Lisesinde yüksek öğrenimini Atatürk Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümünde tamamladı.

1972-1987 yılları arasında Türkiye Şişe Cam Fabrikaları A.Ş ve bağlı kurumlarında çalıştı. 1987-1995 arası Doğan Holding’de görev aldı. Emekli olduktan sonra çevirmenlik yaptı. 2010 yılında gazetemen adlı internet sitesinde köşe yazılarına başladı.

Ayşegül Domaniç Yelçe, 20 yaşından beri tedavisi olmayan bir kas hastalığıyla mücadele ediyor. Her gün bir kası daha eriyor. Hastalığının adı FSHD. Artık yürüyemiyor. Yardımsız yaşayamıyor. Kendi başına su içemiyor, yemek yiyemiyor, tuvalete gidemiyor, onu bir yerden, bir yere kucakta taşımak gerekiyor. Ama bütün bu zorluklar karşısında asla pes etmiyor, kendini yenilmiş hissetmiyor. Aksine bu hastalığın ona kazandırdığı olumlu özelliklerini çok seviyor. “Sağlıklı ama bundan farklı bir kişiliği olan Ayşegül olmak istemezdim!” diyor.

Ayşegül Domaniç, Köşe yazılarına 2011 Nisan ayından itibaren hurriyet.com.tr’de devam etmektedir.

41 yıllık eşi Özer Yelçe’yi 2011 yılında kaybeden yazarın Zeynep adlı bir kızı vardır.

 

Kitapları:

 

Sesler, Yüzler, İzler (2018)

 

Engel tanımayan bir aşka acı veda

 

Hayatını kaybeden gazeteci Özer Yelçe’nin cenaze törenine K

Kas hastası eşi Ayşegül Domaniç Yelçe, eşinin cenaze törenine kızı Zeynep ile tekerlekli sandalyeyle katılmıştı. Ayşegül Domaniç, veda yazısında, “Bir engellinin eşi olmak çok daha zor” demişti

Cenaze namazı sırasında da anne kız Yelçeler ön safta yer aldı. Törene, Yaşar Kemal, Mehmet Ali Birand, Tarhan Erdem, Coşkun Aral, Orhan Ayan ve Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane’nin de aralarında bulunduğu birçok kişi katıldı. Yelçe’nin cenazesi öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

 

Eşine son mektup

 

Ayşegül Domaniç Yelçe, “hürriyet.com.tr”deki “Veda” başlıklı yazısında son yolculuğuna uğurladığı eşiyle ilgili olarak şunları yazmıştı:

“Engelli olmak çok zor, ama inanıyorum ki, bir engellinin eşi olmak çok daha zor. Bir davete giderken eşini yanında götürememek, canı istediğinde onunla yürüyüşe çıkamamak, dans etmeyi çok sevdiği halde, artık o dans edemediği için dansı reddetmek ya da her gece ona suyunu ve ilacını verirken kendisi hasta olduğunda bir bardak su bile isteyememek hiç de kolay değil. Ben çok şanslıydım. Kırk bir yıl beni mutlu etmek için uğraşan çok güzel bir insanla aynı yastığa baş koydum. Giderken içimdeki bir şeyleri de birlikte götürdü. Ne olduklarını tam tarifleyemediğim bir şeyleri... Ama geride çok güzel şeyler de bıraktı, herkese nasip olmayacak güzel şeyler...”

 

Her geçen gün onu daha sevdi

 

Tarhan Erdem de, Radikal’deki yazısında Özer Yelçe ile eşi arasındaki aşkı ve bağlılığı şöyle anlattı:

“(...) Özer, gazeteciydi; hep habercilik yaptı; Sami Kohen, Milliyet’te dış haberler şefliğini ona bırakarak ayrıldı. Özer’i anlatmadan önce eşi sevgili Ayşegül’ü tanıtmalıyım: 40 yaşıma yaklaşırken, Şişecam’a bağlı bir şirketin kuruluş aşamasına katıldım. Yeni evlenmişti, eşiyle tanıştırdı; o dönemimde Özer bana çocuk gibi genç göründü. Âşıktılar; kırılmasından korkar gibi dokunurlardı birbirlerine. Gözlerini birbirlerinden ayırmazlardı, hayranlıklarını size söylemezlerdi, hissederdiniz. Hemen bir kızları oldu.

Böyle bir aşkı yaratan kıskanç olur; ikisi de sonsuz bir imtihana girmeliydi. Masalı izlemeye bundan sonra başladım: Kahramanlarımıza bu aşkı veren, kıza öyle bir dert vermeliydi ki, ona âşık oğlan ne yaparsa yapsın derdi yenip kıza kavuşamasın!

Ayşegül’ün içinde gizlenmiş bir hastalık ortaya çıkıyordu; kasların kemiğe bağlandığı yerler zamanla yavaş yavaş eriyecekti. Bir basit soğuk algınlığı bile, hareket kabiliyetlerinden birini alıp götürebilirdi. Hastalığın nedeni bilinmiyordu, tabii tedavisi de...

Özer ise, her geçen gün onu daha fazla sever hale geldi. Her ihtiyacını anlıyor, çabalıyor, uğraşıyordu! İnanılmaz bir ilişki, görmediğim bir bağlılık vardı aralarında. Sonra tekerlekli sandalye dönemi başladı. Özer’de umut devam etti; olup olmayacağını düşünmeden, bir gün ‘iyileştiğinde’ neler yapacağını, mizah katarak anlatırdı.”

 

KAYNAK: Ayşegül Yelçe, vefat eden eşi Özer Yelçe'yle yaşadığı 41 yıllık aşkı anlattı (t24.com.tr, 16 Mayıs 2011), Ayşegül Domaniç Yelçe (eksisozluk.com, 16 Mayıs 2011), Engel tanımayan bir aşka acı veda (milliyet.com.tr, 17 Mayıs 2011), 23.Hafta: O yazıdan herkes gibi ben de etkilendim (armanayse.com, 10 Temmuz 2013), Ayşegül Domaniç Yelçe'yle Keyifli Bir (blog.ford.com.tr, 7 Şubat 2014), KAYNAK: Ayşegül Domaniç Yelçe / Kadıköy Belediyesi Alzheimer Merkezi ve Sosyal Yaşam Evini Hizmete Açtı (Hürriyet, yasadikca.com,  22.09.2017), Ayşe Arman Röportajı - 'Her gün kaslarımı kaybediyorum ama kaybettiğim her kasla hayata daha sıkı sarılıyorum' (hürriyet.com.tr, 11 Temmuz 2018), Hürriyet Yazarları (hürriyet.com.tr, 01.05.2020), Ayşegül Domaniç Yelçe (dogankitap.com, 03.08.2020).