Yaşar Kutluay (Mersinli)

İslam Tarihçisi

Doğum
16 Şubat, 1931
Ölüm
12 Aralık, 1969
Eğitim
Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi
Burç

 İslâm tarihçisi (D. 16 Şubat 1931, Silifke / Mersin – Ö. 12 Aralık 1969, Taşucu / Silifke). İlk ve ortaöğrenimini Silifke, Adana ve Ankara’da tamamladı. Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi (1952) mezunu. İslâm Mezhepleri Tarihi Kürsüsüne asistan olarak girdi, 1964’te doçent oldu. 12 Aralık 1969 tarihinde dinlenmek için gittiği Silifke / Taşucu’nda motorla çıktığı balık avı sırasında esrarengiz bir şekilde kayboldu. Tüm uğraşlara rağmen kayboluşunun ardındaki giz aydınlatılamadı. Ölümü için kamuoyunda Siyonizm ve Türkiye adlı eseri yüzünden faili meçhul bir cinayete kurban gittiği söylentisi yaygındır.

ESERLERİ:

ARAŞTIRMA - İNCELEME: İslâmiyet’te İtikadi Mezheplerin Doğuşu (1959), İslâm ve Yahudi Mezhepleri (1961), Siyonizm ve Türkiye (1965).

ÇEVİRİ: İslâm’da Felsefe Tarihi (T. J. De Boer’den, 2001).

MEAL: Kur’an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı (Hüseyin Atay ile).

HAKKINDA: Yaşar Kutluay / İslâmiyet’te İtikadi Mezheplerin Doğuşu (1959).

 

Bir adam, bir kitap ve bir ölüm...

Bir adam, bir kitap ve bir ölüm...

 

Dücane Cündioğlu

 

Yaşar Kutluay ismini pekçoğumuz bilmez ya da hatırlamaz... Kendisi Ankara İlahiyat Fakültesi'nin ilk mezunlarından... 1948-1949 döneminde Fakülte'ye kaydını yaptırdı, 1952'de okulunu birincilikle bitirdi, İslâm Mezhepleri Tarihi'ne asistan olarak kaydını yaptırıp 1954'de doktora tezini verdi, 1964'de ise doçent oldu...

Arapça, Farsça, İngilizce, İtalyanca, İbranice gibi birçok dile vâkıf olan Kutluay, hem 1960 İhtilali'nin ertesinde -askerlerin talimatıyla- Diyanet İşleri Başkanlığı'na 8-9 ay gibi kısa bir sürede hazırlattırılan Kur'an-ı Kerîm tercümesine emeği geçen, hem de İbranice öğrenmeleri amacıyla o yıllarda İsrail'e gönderilen iki kişiden biriydi... (diğeri Hüseyin Atay'dır.)

Tercüme ve telif olmak üzere ciddi eserlere imzasını atmış olan Kutluay'ın vefatının üzerindeki karanlık hâlâ aydınlanamamıştır.

1965'de İslâm ve Yahudi Mezhepleri, 1967'de ise Siyonizm ve Türkiye adlı eserlerini yayımlayan yazar 1969'da dinlenmek için Silifke'ye gitmiş, fakat 12 Aralık günü bir motorla çıktığı balık avı esnasında esrarengiz bir biçimde kaybolmuştu.

Yakınları uzun bir süre döneceği umuduyla yaşamışlar, çünkü İsrailli görevliler (!) tarafından kaçırıldığı ve Yunan adalarından birinde esir olarak tutulduğu duyumları alıyorlarmış... Katledilme şekline ve teknenin içinde rastlanılan kan lekelerine dâir -aslını tahkik imkânı olmayan- birçok şâyia daha varsa da kesin olan şudur ki bugüne kadar cesedi bulunamamıştır.

Siyonizm ve Türkiye, Siyonist lider Theodor Herzl'in (öl. 1904) yayımladığı ünlü hâtıratın (günlüğün), Osmanlı Türkiyesi ile ilgili bölümlerinin çevirisidir. Kutluay, doğrudan Türkiye'yle alâkası olmayan bölümleri özetlemekle yetinmiş, ilgili kısımları ise gayet açık ve temiz bir dille Türkçe'ye çevirmiştir. İçerdiği bilgilerin rahatsızlıklara yol açabileceği endişesiyle uzun süre sansüre tâbi tutulan ve eksik yayımlanan hâtırat, 1950'li yıllarda tamamlanmış, Kutluay da çevirisini bu tamamlanmış nüshadan hareketle gerçekleştirmiştir.

Bu eserin Cumhuriyet tarihi açısından başlıca değeri, uzun yıllar Yahudilik ve Siyonizm hakkında piyasa kitaplarınca oluşturulan ve propaganda broşürleri seviyesini aşmayan bildik söyleme karşılık bu meseleyi akademik düzleme taşımış olmasıdır; bir diğer deyişle, siyonizm tarihinin en önemli belgelerinden birini tercüme etmekle Kutluay, bu sorunun ele alınış düzeyini yükseltmiştir.

Peki devamı gelmiş midir? Hayır! Kutluay'ın âkibeti gibi uğraştığı konu da uzun yıllar karanlıkta kalmış, Türk efkâr-ı umûmiyesi bu hususta ciddi bilgi kaynaklarından mahrum olduğu için, piyasa, yine piyasa yazarlarının eline düşmüştür.

1990'lı yıllarda Türkiye-İsrail ilişkilerinin yakınlaşmasıyla İsrail'e birçok araştırmacı (ilahiyatçı) gönderilmiş ve fakat bunların çalışmaları daha çok Yahudi İlahiyatına münhasır kalmış, meselenin siyasî boyutları yine eskiden olduğu gibi geriye itilmiştir.

Türkiye Yahudilerinin bu topraklardaki kültürel ve tarihsel geçmişlerini şimdi -çoğu yahudi kökenli olan- yazarların kaleme aldıkları telif ve tercüme eserlerden öğreniyoruz:

- Çetin Yetkin, Türkiye'nin Devlet Yaşamında Yahudiler, (1992); Moshe Sevilla Sharon, Türkiye Yahudileri, (1992); Naim Güleryüz, Türk Yahudileri Tarihi I, (1993); Lizi Behmoaras, Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler, (1993); Siren Bora, İzmir Yahudileri Tarihi 1908-1923, (1995); M. Jakob Landau, Tekinalp: Bir Türk Yurtseveri 1883-1961, (1996); Avner Levi, Türkiye Cumhuriyetinde Yahudiler: Hukuki ve Siyasi Durumları, (1996); Aron Rodrigue, Türkiye Yahudilerinin Batılılaşması: Alliance Okulları 1860-1925, (1997); [Gila Kohen], Cumhuriyet Döneminde Türk Yahudi Basını ve Türk Yahudilerinin Yayınları, (1998); Esther Benbassa, Son Osmanlı Hahambaşısının Mektupları: Alyans'tan Lozan'a, (1998); Eli Şaul, Balat'tan Batyam'a (1999); Rıfat N. Bali, Cumhuriyet yıllarında Türkiye Yahudileri: Bir Türkleştirme Serüveni 1923-1945, (1999); Henri Nahum, İzmir Yahudileri, (2000).

Bunlar birkaç örnek... Yazılan makalelerin listesi ise sayfalar tutacak miktarda... (Yayım tarihlerine dikkat!)

Üçüncü baskısı yeni çıkan Kutluay merhûmun mezkûr çevirisi ise, Siyonizm'in neredeyse telaffuz bile edilmediği bu koca ormanın içerisinde küçücük bir fidan gibi bizlere el sallıyor.

O zayıf ve mecalsiz eli tutup tutmamak da sizlerin basiretine kalmış...

dcundioglu@yenisafak.com 
12 EYLÜL 2000

 

Yazar: Dücane Cündioğlu
FOTO GALERİ

İLGİLİ BİYOGRAFİLER

Devamını Gör