İshak Alaton

Sanayici, İş Adamı

Doğum
Ölüm
11 Eylül, 2016
Eğitim
Saint Michel' Lisesi

İşadamı, sanayici, Alarko Holding kurucusu ve Onursal Başkanı (D. 1927, İstanbul - Ö. 11 Eylül 2016, İstanbul). Leyla Alaton ve Vedat Alaton'un babası ve iş ortaklarıdır. İlköğretim 8. sınıfa kadar Şişli Terakki'de ve Saint Michel'de öğrenim gördü. Yokluklar, sıkıntılar yüzünden liseden sonra okuyamadı. 1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sona erince, Fransız lisesini zorluklar içinde bitirebildi. On yedi yaşında, yabancı mümessillik şirketinde, seksen lira aylık maaşla iş hayatına atıldı. Ailesinin geçimini sağlayabilmek için Mehmet Kavala şirketinde getir götür işlerine başladı.

Üç yıl sonra (1948), önce Ankara Yedek Subay Okulu, sonra Polatlı Topçu Okulunda Tercüman Asteğmen rütbesinde askerliğini tamamladı. İsveç'ten Volvo kamyonları ithal eden başka bir şirkette 150 lira maaşla daktilo-muhaberat memurluğuna başladı. İş hayatında başarılı olmak için bilginin yeterli olmadığını anlamış, eksiğini yurt dışında tamamlamak, bir sabit fikir haline gelmişti. Bu şirkette çalışırken İsveç Konsolosu ile tanışınca şansı değişti.

Tanıştığı İsveç Başkonsolosu kendisine yardımcı oldu. 1951 Mart ayında İsveç'in Motala Verkstad fabrikasında kaynak işçisi, sonra da Stocholm'da Ventilator AB fabrikasında teknik ressam olarak çalıştı. Kısıtlı teknik bilgi yanında, asıl kazancı İsveç'te edindiği dostları oldu. Sosyal Demokrat Partinin Gençlik kolu üyeleriyle hayat boyu süren ilişkilerim sayesinde, liberal ve üretken ekonomi ile sosyal demokrasinin ince ayarlı ilişkilerini anlamaya çalıştı. Geçen asrın başında açlıktan kıvranan, halkın dörtte birini Amerika'ya göç veren bir ülkenin, asrın ortalarından sonra akıllı Sosyal Demokrat yönetim sayesinde, dünyanın en zengin ülkeleri araşma girişini heyecan ve gıpta ile izledi. Bu yıllar İshak Alaton'un dünya görüşünün şekillendiği, sosyal demokrasiyle tanıştığı yıllar oldu. İnsan haklarına saygılı, gelir dağılımının diğer dünya ülkelerine göre daha iyi olduğu İsveç'e hayran kaldı.

İsveç'ten dönüşünde 1954 yılı Ocak ayından itibaren ısıtma ve klima tesisat işleri yapmaya hedefledi. Teknik bilgisi olan, diplomalı biri ile birlikte daha hızlı yol alacağını düşündü. Ortak dostlarından Carrier mümessili Tokar şirketinde çalışan bir genç mühendis, kendisini Üzeyir Garih'le tanıştırdı. Teklifini yaptı. Düşündü ve kabul etti. Üzeyir Garih ile birlikte eşit şartlarda ortak olup, Bankalar Caddesi'ndeki Vefai Han'da bir göz odada Yirmi bin lira sermayeli Alarko Kollektif Şirketini kurdu. 7 bin çalışanlı Alarko Holding'in temeli böylece atılmış oldu.

Geriye bakınca, sıkıntıların sisler arasında kaybolduğu, sadece mutlu anların öne çıktığı ışıltılı bir tablo hatırlıyor İshak Alaton. Çok farklı yapıda iki insandılar aslında. Bu farklılık sayesinde, artıları diğerinin eksilerini dengeledi. Bir artı birden, ikinin çok üstünde, zamanla binleri ve milyonları birlikte yarattılar.

Hep farklı düşünmeye çalıştılar. Olaylara farklı açılardan bakarak birden çok çözüm ürettikten sonra, en mantıklı yolda birleştiler. Karşılıklı saygıyı, en ön planda tuttular. Yüksek sesli bir tartışmaları dahi olmadı. Sonunda 7.000'i aşkın insanın bir çatı altında güvenle çalıştığı bir büyük aile kuruldu.

Karakterleri çok farklı ise de, inançları ve yaşam felsefeleri tamamen aynı esaslara dayanıyordu. Parasal imkânlara sahip olmayı gerekli, ancak yeterli olmayan bir hedef olarak belirlemişlerdi. Türkiye'nin en büyük ve en zengin şirketleri arasında olmak yerine, en saygın ve en ciddi ilk üç şirket arasında yer almayı tercih ettiler.

Alarko'yu büyütürken, toplumsal sorumluluklarını da göz ardı etmediler. Ülkenin sorunlarına ilgi duyma ve çözüm üretme yolunda, her ikisi de, imkânları elverdikçe faydalı olmaya çalıştılar.

Geçmiş yarım asır boyunca, yanlış insanlar tarafından çok kötü yönetilen ülkesinin kaçırdığı fırsatları gördükçe zaman zaman umutsuzluğa kapıldı. Ancak, mücadeleye ara vermedi. Yokuş yukarı, yılmadan, yorulmadan bildiğim doğruları fırsat buldukça medyada, konferanslarda dile getirdi. En çok, insanların önyargılarını kırmanın, çoğu zaman ölüyü diriltmekten daha zor olduğu neticesine vardı.

Başarı dolu yıllar içinde kendisine en çok acı veren, yakın arkadaşı Üzeyir Garih'i kaybetmesi oldu. 25 Ağustos 2001 günü, sevgili ortağı ve hayat yoldaşı Üzeyir Garih'i korkunç bir cinayet sonucu kaybetmişti.

İshak Alaton'un yönetim kurulu başkanı olduğu Alarko Holding, 1954 yılında 20.000 lira sermaye ile bir kolektif bir şirket şeklinde kuruldu. Firma, birçok işletme doğurmağa başlamış ve giderek 1972 yılında 50 milyon lira sermayeli Alarko Holding A.Ş. haline getirildi. Sermaye önce 100 milyon liraya, sonra çok daha yüksek rakamlara çıkartıldı.

Alarko Holding halen imalât, taahhüt, ticaret, turizm, konut ve hizmet - eğitim konularında çalışan toplam 18 şirket ve müesseseyi kapsar. Alsac Isıtma Klima Havalandırma Cihazları İmalât Müessesesi, Almim Mühendislik ve İmalât Müessesesi, Al bim Brülör İmalât Müessesesi, Almüt Mümessillik ve Tic. Müessesesi, Aletim Elektrik Tesis İşleri Taahhüt Müessesesi, Alterm Isıtma Klima Tesis İşleri Taah. Müessesesi, Alsim Endüstriyel Tesis İşleri Taah. Müessesesi, Kimya Proses ve Su Şartlandırma Tesisleri, Alpomaş Alarko Pompa ve Motor San. A.Ş., Alamsaş Alarko Ağır Mak. San. A.Ş., Aldağ Soğutma San. A.Ş., Attaş Alarko Turistik Tesisleri A.Ş., Aletaş Alarko Eğitim Tesisleri A.Ş., Ziraat Hayvancılık ve Gıda Sanayii bunların başlıcalarıdır.

Bu şirketlerde halen 200'ü aşkın Türk mühendisi, 100'ü aşkın uzman ve teknisyen ile 2 000'den fazla işçi ve memur çalışmaktadır. Holding'in başlıca kurucuları İshak Alaton, Üzeyir Garih, Güner Koçel, Doğan Güçlütürk, Tamer Atauz gibi işadamlarıdır. Alarko büyük sınai tesislerin kuruluşunda, gerekli detay mühendisliğini yapmağa, komple projelendirme, imal ve montaj olanaklarına sahip bir topluluktur. Holding'in kuruluşları daha çok İstanbul ve civarına yayılmış durumdadır.

Rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastaneden 9 Eylül Cuma günü taburcu olan İshak Alaton, kalp yetmezliği nedeniyle İstanbul Beylikdüzü’ndeki özel bir hastaneye kaldırıldı. 11 Eylül 2016 günü, 99 yaşında iken burada yaşamını yitirdi. İshak Alaton için 13 Eylül 2016 günü Şişhane'deki Neve Şalom Sinagogu'nda tören düzenlendi. Törene iş, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda ünlü isim katıldı. Tören öncesi taziyeleri Alaton’un eşi Margarete Olga Alaton ile çocukları, Leyla Alaton ve Vedat Alaton kabul etti. Alaton’un cenazesi tören sırasında dışarıdaki cenaze aracında bekletildi. Törenin ardından cenaze Kilyos Musevi Mezarlığı’na götürüldü.

1958 yılında İsveç’tee Margarete von Proschek ile evlenen İshak Alaton, iki çocuk, üç torun sahibiydi.

KAYNAKÇA: Türkiye Ansiklopedisi (1974, c.2, s.750), İshak Alaton / Görüş ve Öneriler (2000), İshak Alaton'u silen sır kardeşi kim? (haber5.com, 23. Ocak 2012), İhsan Işık / Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013), Son dakika haberi: İshak Alaton hayatını kaybetti - Ünlü iş adamı İshak Alaton hayatını kaybetti (hurriyet.com.tr, 11.09.2016), İshak Alaton son yolculuğuna uğurlandı (sozcu.com.tr, 13.09.2016).

İSHAK ALATON’LA VEDALAŞIRKEN

İSHAK ALATON’LA VEDALAŞIRKEN

 

ORAL ÇALIŞLAR

 

İshak Bey, bir düşün insanıydı. Zor dönemlerde, kritik konularda fikirlerini açıkça söyler, eleştirilerini sakınmazdı. Cumhuriyet Gazetesi için Öcalan’la yaptığım söyleşi (1993) nedeniyle cezaya çarptırıldığımda, ondan destek geldi. TÜSİAD, düşünce özgürlüğünü savunan bir açıklamayı da onun önerisiyle yaptı. Ortaköy’deki ofisi, bir buluşma yeri gibiydi. Onunla, deneyimlerini anlattığı konuşmalar yapmak bir keyifti.

Cumhuriyet Dergi’deki söyleşimizde (Ocak 1998) babasının Varlık Vergisi (1942) nedeniyle, sürgüne gönderilişini anlatmıştı. Mallarına mülklerine el konulmuş, yoksullaşmışlardı. Eğitimini yarım bırakmıştı. Üzeyir Garih’le Alarko Holding’i yoktan var etmişlerdi.

 Mihri Belli’yle buluşma

 Onunla anılarımdan birisi Mihri Belli’yle buluşmasıdır. 8 Şubat 1998’de savcı Nusret Demiral, Belli’yi gözaltına aldı. 90 yaşına merdiven dayamıştı. Bu hoyratlığı eleştiren bir yazı yazmıştım. İshak Alaton aradı. Belli’yle tanışmak istediğini söyledi. Mihri Abi daveti olumlu karşıladı: “Severim, o milli burjuvadır” dedi.

 İpek (Çalışlar) “Bu ilginç buluşmada ben de bulunmak isterim” dedi. Onu Beşiktaş iskelesinden alacaktık. Yanlış iskelede beklemişiz. Belli, bizi beklemeden gitmişti. Alaton’un odasına girdiğimizde, ikisi Ladino (Yahudi İspanyolcası) konuşuyorlardı. Belli, çocukluğu Trakya’da geçtiği için bu dili biliyordu.

 Rus işadamları Alaton’la görüşmek istediler. Belli uyardı: “İshak, (ahbap olmuşlar ve birbirlerine isimleriyle hitap etmeye başlamışlardı) Ruslara pek güven olmaz. Onlarla başım çok derde girdi.” Belli, Yunan iç savaşında yaralanmış, bakım için gitmesi gereken Rusya’ya kabul edilmemişti.

Ermeni meselesi

Alaton Ermeni meselesinde de açık bir tutum aldı. 2012 yılında: “Sevgili Dostlarım, 2015’e üç var... 24 Nisan 2015’e doğru yol alırken alışılagelmiş inkâr politikamıza devam edip kaçacak delik aramaktansa farklı davranalım...

Geçmişi ile yüzleşmekten korkan, büyümemiş, güdük kalmış çocuklar gibi davranmaktan ben yoruldum(...), geçmişimizle barışalım, kurbanların ruhlarını şad edelim. İsteyenler mezarlarına birer karanfil bıraksınlar. Ben artık saygınlık arıyorum.” O saygın, demokrat bir cumhuriyet yurttaşıydı.

Sevgiyle özlemle anacağız...

Oral Çalışlar

KAYNAK: İshak Alaton’la vedalaşırken (posta.com.tr, 14.09.2016).

Yazar: ORAL ÇALIŞLAR

İLGİLİ BİYOGRAFİLER

Devamını Gör