Türk Halk Müziği Araştırmacısı, Saz Sanatçısı, Koro Şefi, Şair ve Yazar. 1956 yılında Diyarbakır’da doğdu. İlkokul, ortaokul, lise ve yüksek okulu Diyarbakır'da tamamladı. Müziğe İlkokul yıllarında ağabeyi Aşık Zülfü Yoldaş'ın bağlamasıyla başladı. 1972 yılından itibaren Diyarbakır mahalli düğünlerinde saz icracılığı yaptı. 1976 da ifa ettiği askerlik görevinin ardından 1978'den 1985 yılma kadar gazinolarda profesyonel elektro bağlama icracılığı yaptı. 1986 tarihinde Dicle Üniversitesi Rektörlüğünde göreve başladı.

1992 yılında kurulan D.Ü. Rektörlüğü T.H.M Korosuna şef saz olarak seçildi ve koroda dört yıl yaptığı şef bağlama icracılığı sonunda 1995 yılında Koronun başına şef olarak getirildi. 2002 yılma kadar devam ettiği koro şefliği döneminde Dicle Üniversitesi adına onlarca Halk Konseri yönetti, konserlerinde yazdığı mizansenler, derlemeler ve şiirler yer aldı. Üniversite korosunu ilk defa üniversitelerarası yarışmalarda temsil ederek başarılar kazandırdı.

Hayri Yoldaş, sekiz yıl ardarda "Şark Bülbülü Celâl Güzelses"i Anma gecelerini üniversite adına tertipleyerek geniş katılımlarla yönetti. Yönettiği etkinliklerin ardından çeşitli kurumlarca teşekkür belgeleriyle ödüllendirildi. Mahalli Tv'lere 200'e yakın müzik programları hazırlayıp yönetti. MESAM üyesi olan Hayri Yoldaş'ın TRT - THM Türkü Repertuarında Diyarbakır’dan derlemeleri bulunmaktadır. 20 adet derlemesi ve 30 adet bestesi ile halen bu doğrultuda çalışmalarına aralıksız devam etmektedir.

21 Haziran 1943’te Celâl Güzelses'in kurduğu ve daha sonra ilgisizlikten kapanan “Diyarbakır Musiki Cemiyeti”ni 22 Haziran 2004 tarihinde “Diyarbakır Mûsikisini Yaşatma Derneği” olarak yeniden kurdu. Bu derneğin koro şefliğini ve genel başkanlığını iki yıl yürüttükten sonra talep üzerine “Celal Güzelses Mûsiki Derneği”ni 28 Mayıs 2006 tarihinde, merhumun kızı Nevin Güzelses ile birlikte Diyarbakır'da kurarak genel başkanlığını ve koro şefliğini yürüttü.

Evli ve üç çocuk babası Hayri Yoldaş, kurduğu “Velime Grubu” ve “Eyvan Grubu” ile TRT Diyarbakır GAP Radyosunda Periyodik Programlarla Diyarbakır otantik müziğini duyurmakta ve yaymaktadır.

 

Ödülleri:

 

Hayri Yoldaş, Ocak 2019’da DİMFAD GSK'nın 17. Kuruluş Yılı münasebetiyle düzenlenen 'Kültür, Spor ve Sanat Ödülleri'inde 'Diyarbakır Mûsıkîsine Emeği Geçenler' dalında ödüle layık görüldü.

 

Kitapları:

 

Taş Plaklarda Şark Bülbülü Celal Güzelses (2005), Diyarbakır Halk Musikisinde Güzelses, Diyarbakır Musiki ve Diyarbakır Halk Müziği, Sıtran-u Klame Kürdi, Hinkirina Tenbura Kurdi, Hayri Yoldaş Derleme Beste ve Şiirleri.

 

Derleme ve Besteleri:

 

1- Neylerem Köşkü Sarayı, 2- Kırklar Dağı Kaderime Ağlaram, 3- Çay Önünde Hüllem Var, 4- Bağdadın Hamamları, 5- Mardin Kapısında Kelek Bağlanmış, 6- Coşkun Sular Bulandırır, 7- Ah Bibi, 8- Hatun Katsal Akmaz, 9- Tılabuşta Kalmışam, 10-Diyarbakır Diyardır, 11-Diyarbakır Kızları, 12-Reşoya Beddua,13-Meftunem, 14-Acem Güzeli, 15-Estir Güzelim Estir, 16-Benim Yarim Yaramazdır, 17-Diyarbakır Berber Türküsü, 18-Köprüden Geçti Gelin, 19-Damat Giydirme Oyun Havası, 20-Zelal, 21-Bir Zalim Elinden, 22-Berf Bariye, 23-Rınde, 24-Naza Amed, 25-Yoğurdun Kaymağına, 26-Amid'in Türküsü, 27-Beydağından İndim, 28-Buka Zeri, 29-Çavşınamın, 30-Dere Nu Ciki Xweşe, 31-Dön Gel Babam, 32-Hele Hele Bakın Gelin, 33-Hele Biraz Eylen Yolcu Kardaş, 34-Rabın Henneye Buke, 35-Aşığın Sohbet Tadından, 36-Sarıkamış Şehitleri, 37-Gel Yunus’un Kapısına, 38-Hepimiz Adem’in Soyundan Geldik, 39-Ömrüm, 40-Yokluğun Ölüm Gibi, 41-Yalan Oldu, 42-Sinemde Kırmızı Gül Dikeni, 43-Sessizlik Yurduna Göç Eden Canlar, 44-Sazan Mevsimi, 45-Kerbela, 46-Doldum Geldim, 47-Dağlar Yarimi Gördün mü, 48-Garip, 49-Bana Ayrılıktan Sakın Söz Etme, 50-Bakıversen Şu Gönlüme, 51-Ateş Düştü Yaktı Beni Kor Leyla, 52-Aşk Kazasına Yaz Beni, 53-Amidimi Görmeden, 54-Affetmem Asla Seni, 55-Zor Zamana Düşsen Dostun El Olur, 56-Zeriyamın, 57-Güzellikte Üç Şey Vardır, 58-Keşeo (Oyun Havası), 59-Dızo, 60-Delilo, 61-Delocan ,62-Çaçan, 63-Kına Koydum Siniye, 64-Mubarek, 65-Yoğurdun Kaymağına, 66-Diyarbakır Halayı, 67-Avare, 68-Yeşil Yaprak Arasında, 69-Azrail serine çöktüğü zaman, 70-Ben Yoldaş-i Kerbelayım.

 

 KAYNAKÇA: Hayri Yoldaş / Taş Plaklarda Şark Bülbülü Celal Güzelses (2005, Diyarbakır), İhsan Işık / TEKAA (2006, 2009), Kendisinden alınan bilgiler (2013), İhsan Işık / Diyarbakır Ansiklopedisi (2013) – Geçmişten Günümüze Diyarbakırlı İlim Adamları Yazarlar ve Sanatçılar (2014).

 

 

 

AFFET ANAM

 

               Kanatsızken kanat gerdin

               Üşüsem üstüm örterdin

               Kucağın yorgan ederdin

               Benim kanım canım anam

 

                                           Mektubumu sen özlerdin

                                           Asker yolumu beklerdin

                                           Uğruma yaşlar dökerdin

                                           Gözümün nurusun anam

 

              Şüphesiz Allah katında

              Cennet ayağın altında

              Hem zahirde hem batında

              Kalbimde bir parçasın anam

 

                                           Dünyaya yine gelseydim

                                           Sırtımdan hiç indirmezdim

                                           Eline toz değdirmezdim

                                           Benim ruhum canım anam

 

                Kalemi aldım elime

                Düğüm atıldı dilime

                Demeğe yetmez kelime

                Alem’e sığmazsın anam

 

                                            Kimse sen gibi özlemez

                                            Şiirler Seni Övemez

                                            Yazmaya kalemler yetmez

                                            Hakkını helal et anam

 

                  

                                                                             Hayri YOLDAŞ

                                                                               01.01.2006

 

 

AŞK KAZASI


        Bir güzelin endamına vuruldum

        Esir olup gözlerinde tutuldum

        Fark etmedim neresinden vuruldum

        Faili meçhule güzel yaz beni

 

                                 Bu yandığım yürekten bakışın mı

                  Yoksa saçlarına gül takışın mı

                   Öldürdüğün o en son bakışın mı

                   Faili meçhule güzel yaz beni

 

          Beni vuran dünyalar güzeliydi

          Her yerinde binbir silah gizliydi

          Açtığı yaraları bir görmeliydi

          Faili meçhule güzel yaz beni

 

                     Seven aşık böyle zalim vurulmaz

                     Vurulsa da insafsızca atılmaz

                     Aşk yarasının cezası yatılmaz

                     Faili meçhule güzel yaz beni

 

           Gurbet elde mezarımı kaz bari

           O suçsuzdu günahsızdı de bari

           Öldürdüğün temiz aşkıma sayıp

           Üzerine aşk kazası yaz bari

 

                     Ellerinle mezarımı kaz bari

                     Telkinimde günahsızdı de bari

                     Son buseni mezar taşıma koyup

                                   Üzerine aşk kazası yaz bari

 

 

 

                                                             Hayri YOLDAŞ

                                                                12.08.2012

                                                                   (İzmir)

 

 

 

 

 

 

AYRILIK

Git ayrılık düş peşimden

Ayırma dost kardeşimden

Daha doymadım eşimden

Vakti gelsin buluşuruz

 

Yolum gözler bekleyenim

Derdine dert ekleyenim

Zamansız bitti bedenim

Vakti gelsin buluşuruz

 

Beyazlar siyah rengine

Zor gelir ölüm gencine

Bırak geçsin birkaç sene

Vakti gelsin buluşuruz

    

Tam bir murad alamadım

Torun evlada doymadım

Rüya imiş geç anladım

Vakti gelsin buluşuruz

 

Hakkınızı helal edin

Zararsız garipti deyin

Biz kalıcıyız demeyin

Vakit dolsun buluşuruz

     

(30.09.2006)

 

DÜNYA DÜZENİNİ BOZAN

Dünya düzenini bozan

Kargaya menzili soran

Yiğidi zincire vuran

Sorulur hesabı bir gün

 

Doldum geldim doldum geldim

Daimiyle doldum geldim

Sivas Madımak’ta yanıp

Akarsuyla doldum geldim

  

Felek tırpanını alan

Garip dünyasına dalan

Ektiğini bir bir alan

Dürülür defteri birgün

               

Doldum geldim doldum geldim

Bektaşlarla doldum geldim

Sivas ta dara çekilip

Pir Sultanla doldum geldim

 

Yoldaşı yolsuz sanmayın

Tutup yabana atmayın

Dünya malından sormayın

Çıkını dirhemsiz bu gün            

Dost dilinden yara almış

Yarası merhemsiz bu gün

 

Doldum geldim doldum geldim

Mahsuniyle doldum geldim

Hakikat dediğim için

Dokuz köyü gördüm geldim

 

 

12.05.2013

Hayri YOLDAŞ

 (İzmir)

 

 

           

 

                                                                                                      

 

ÖMRÜM

Viran olmuş şehir gibi                       

Suyu çekmiş nehir gibi                     

Prangalı esir gibi                              

Esarette geçti ömrüm                        

 

Çok çabuk geçti seneler                   

Terk eylendi viraneler                       

Dost bağından ham meyveler           

Tadamadan geçti ömrüm                  

 

Peyman için serdim postu

Doğru konuşanlar sustu

Bu dünyada gerçek dostu

Bulamadan geçti ömrüm

 

Sitem etsem de ne fayda

Eremedim bir murada

Tatsız tuzsuz bu dünyada

Yaşamadan geçti ömrüm

  

Ferhat olup yar beklerken

Mecnun gibi har beklerken

Mansur olup dar beklerken

Hazan ile geçti ömrüm

 

Hayri YOLDAŞ

16.12.2006

 

 

 

 

 

TÜRKÜ SEVDAMIZ

Türkülerimiz, ağıtlarımız yöreden yöreye

İlden ile öylesine yakışmış ki aşığın sazına,

Kemençe’nin yayına, çobanın kavalına.

Bir kelimesinde anlarız aşk mı, sevda mı ayrılık mı diye;

Mecnun’u yakan Leyla’yı,

Ferhat’a mezar olan Demirdağ’ı.

Ezo Gelin hasretinden öldüğü,

Memleketinden ister toprağı.

Anlamamak mümkün mü bu türküleri.

Semahla döner başımız,

Barakta Bozlakta tutulmaz gözyaşımız.

Misketle şenlenir, halayla zılgıtlar çekeriz.

Seymenler titretir meydanı,

Zeybekler karşılar şimşek gibi düşmanı.

Erzurum’un barında,

Kırşehir’in semahında.

Rize’nin horonunda,

Diyarbakır’ın mayasında.

Silifke’nin kaşığında,

Kars’ın kazaskasında.

Hacivatı, Karagözü her an direkler arasında

Kim istemez üç mum ile dönsün çayda çırada

Aşığıyla, maşukuyla anlarız ki bu renk cümbüşünün bitmeyeceğini.

Biter mi, malzemesi sonsuzdur aşkın.

Şenlendirir Cümbüş’ü Kanun’u Bağlama’sı.

Coşturur sipsi’si mey’i zurna’sı.

Oynatır Tef’i Davul’u Darbuka’sı.

Ya Kemençe’si Rebab’ı Kabak Kemane’si.

Var mı dünyada böylesine zengin bir saz senfonisi.

Söyletir bizi saz, ağlatır bizi yar;

Sonsuz bir aşktır bitmiyor sevgisi.

Sevda çekmekle, yollar gitmekle biter mi.

Türkülerde buluruz en büyük tesellimizi, derdimizi, neşemizi.

Ya dağlara yapılan sitem!

Aktaşlarla tutulan matem!

Hep suçlu gösterilir aynalar,

Sanki haberi almış da götürmemiş turnalar.

Derken bazen dertlere bazen de neşeye karışır.

İşte bitmeyen bizim,

Türkü Sevdamız.

 

                                                                                   

 

 

 

 

YETMEDİ Mİ?

             Öyle bir salladın beni

            Artçıların bitmedi mi

            Canımdan can kopardığın

            Yıktıkların yetmedi mi

 

Boş bulundum gönül ile

Kalbimi kaptırdım yele

Önüne kattın sel ile

Aldıkların yetmedi mi

 

            Söz geçmiyor yüreğime

            Sitem ederim kendime

           Ateşi ateş üstüne

           Yaktıkların yetmedi mi

 

Bırak gidem kara yere

Derterimi sere sere

Bu sevdaya yüz bin kere

Öldürdüğün yetmedi mi

 

 

              Yetmedimi yetmedi mi

              Kinin hıncın bitmedi mi

              Post giydirdin abdal ettin

              Bin yıl etti bitmedi mi

 

 

                    Hayri YOLDAŞ

                  12.05.2012 (İzmir)

 

İLGİLİ BİYOGRAFİLER

Devamını Gör