Zeki Faik İzer

Ressam

Doğum
15 Nisan, 1905
Ölüm
12 Aralık, 1988
Eğitim
Sanayi-i Nefise Mektebi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)
Burç

Ressam (D. 15 Nisan 1905, İstanbul - Ö. 12 Aralık 1988, İstanbul). Vefa Lisesi’ni bitirdikten sonra resim sanatına olan ilgisinin etkisiyle 1923’te Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi)’de girdi. Burada Hikmet Onat ile İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. 1928’de Avrupa öğrenimi için açılan sınavı kazanarak Paris’e gitti. Bir süre André Lhote ve Othon Friesz'den dersler aldıktan sonra Paris Güzel Sanatlar Yüksekokulu'nda seramik ve fresk konusunda çalıştı. Döndüğünde  Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü Resim İş Bölümü'ne öğretmen olarak atandı.

Bu dönemde kendisi gibi yurt dışında eğitim gören genç sanatçı arkadaşlarından Elif Naci, Nurullah Berk ve Zühtü Müritoğlu gibi isimlerle birlikte sanatlarını toplumla paylaşmak amacıyla D Grubu'nu kurdu. 1934-36 yıllarında Paris’te resim çalışmalarının yanında çocuk kitapları için illüstrasyonlar yaptı. 1937’de Güzel Sanatlar Akademisi’nde fotoğraf atöylyesi kurdu, afiş atölyesinde öğretmenlik yaptı. D Grubu’nun 1939’da Akademi salonlarında açtığı sergiye katıldı. Halkevleri aracılığıyla düzenlenen “Yurt Gezileri” kapsamında Eskişehir’e gitti. 1945’te davetiye metnini Ahmet Hamdi Tanpınar’ın yazdığı ilk kişisel sergisini açtı. 

1946'da, henüz resmen kurulmamış olan UNESCO'nun, Uluslararası Modern Sanat Sergisi'nde komiser olarak görevlendirildi. O sırada Nurullah Berk ile birlikte Uzakdoğu yapıtlarının sergilendiği Cernuschi Müzesi'nde "Bugünün Türk Resmi, Dünün Türkiyesi" adlı serginin açılış çalışmalarını yürüttü. 1948-53 arasında Güzel Sanatlar Akademisi müdürlüğü yaptı. 1951'de aka­demide Türk Sanat Tarihi Enstitüsü'nü kurdu. 1958'de Cevat Dereli ile birlikte Türk resmini temsilen Brüksel'de açılan Uluslararası Modern Resim Sergisi'ne katıldı.

Başlangıçta kübist akımı benimseyen İzer, Friesz'le çalıştıktan sonra daha çok gerçeğe ve doğa gözlemine bağlı kaldı. 1950'li yılların or­talarına doğru doğadan ve gerçekçi yak­laşımlardan uzaklaşarak soyut bir anlayı­şa yöneldi, kimi zaman da dışavurumcu yö­nelişlerle biçim sınırı tanımayan lekeci (taşist) çalışmaları yeğledi. 1960'ların ortalarına doğru müzikle resim arasındaki ilişkiye yönelen sanatçı, Beetho­ven'ın aynı adlı yapıtından esinlenerek ger­çekleştirdiği Missa Solemnis’te (1965) ulaştığı renk dinamizmi ve zenginliği ile yüzeyde belli bir ritim oluşturdu.

İzer’in 1960'ta Türkiye birincisi olan soyut-dışavurum anlayışındaki Sultanahmet Camiinin Camları (1957) adlı eseri Guggenheim Uluslararası Sergisi'ne gönderildi. Ayrıca 1942'deki 4. ve 1957'deki 18. Devlet Resim ve Heykel Sergisi'nde birincilik ödülünü kazandı.

BAŞLICA ESERLERİ:

Boğaz'dan, Dolmabahçe'den, Natürmort, Missa Solemnis, Düğün Çiçekleri, Akdeniz Mitolojisi.

HAKKINDA: Nüzhet İslimyeli / Türk Plastik Sanatçıları Ansiklopedisi (1971), Hüseyin Gezer-Nurullah Berk / Elli Yılın Türk Resim ve Heykeli (1973), Türkiye Ansiklopedisi (c. 3, s. 831, 1974), Zahir Güvemli / Çağdaş Türk Resminden Örnekler (1982), Nurullah Berk – Kaya Özsezgin / Cumhuriyet Dönemi Türk Resmi (1983), Adnan Turanî / Batı Anlayışına Dönük Türk Resim Sanatı (1984), Büyük Larousse (c. 10, s. 6010-6011, 1986), Ana Britannica (c. 12, s. 171, 1987), Sezer Tansuğ / Resim Sanatının Tarihi (1999).

 

 

FOTO GALERİ

İLGİLİ BİYOGRAFİLER

Devamını Gör