Ünal Şöhret Dirlik

Yazar, Şair

Doğum
Eğitim
Aksu İlköğretmen Okulu (Köy Enstitüsü, Antalya)
Diğer İsimler
Ünal Dirlik (asıl adı)

Şair ve yazar. Asıl adı Ünal Dirlik. 1938, İncirli köyü / Fethiye / Muğla doğumlu. 1956 yılında Aksu İlköğretmen Okulunu (Köy Enstitüsü, Antalya) bitirerek, 1957’den itibaren iki yıl Denizli’de, 26 yıl Fethiye’de öğretmenlik yaptı. 1986 yılında emekli oldu. Fethiye gazetesinin sanat-edebiyat sayfası editörlüğünü yaptı. FRT’de (Fethiye Radyo ve Televizyon) kültürel programlar hazırlayıp sundu. Folklor alanında yaptığı araştırmalarıyla tanındı. FEKSAD (Fethiye Kültür Sanat Derneği), EGAYDER (Egeli Araştırmacılar Yazarlar Derneği), Muğla Gazeteciler Cemiyeti ve Folklor Araştırma Kurulu üyesidir.

Babası Fethiye Medresesi Yunanlılar tarafından bombalanırken şehri terk eden son gruptanmış. Dağdan dağa o gün 20 km uzakta olan İncirköy’e gelivermişler. Babası üç yıl kadar medresede okuduğu için epey bilgisi sahibi bir kişi olup şehre her gidişinde gazete ve dergi getirirmiş, yeni yazıyı askerde öğrenmiş.. 1944 yılında köyünde ilkokul açıldığı zaman Ünal Şöhret’in de okul çağı gelmişti. Ondan öncekiler ilkokulu beş km. uzakta olan Üzümlü kasabası ilkokulunda okumuşlardı. İlkokula başlamadan ona okuma yazmayı öğreten babası, Çal dağından kar getirip Meğri Ovası’nda harmancılara satarmış. Kışın da iki katırıyla yakın mesafelerde Orman İdaresinin kestiği ağaçların lata haline getirilmiş olanları Bayır’dan Kemer’e, Çukurca’dan Nif’e, bazen de Nif’ten İncirköy’e çekermiş, haftada bir gün gelir erzak hazırlatır, bir daha gidermiş.

Ünal Şöhret’in çocukluğu tütün tarlalarında geçti. Tütün ailenin ekmek kapısıydı, yediden yetmişe herkese iş vardı tütüncülükte. Rahmetli anası (1915-1992) köye gelen bayan öğretmenlerin dostuydu. Onlara kitap okuturdu, çok da masal bilirdi. İlkokulu İncirköy’de bitirdi. O yıl daha küçüksün diye Köy Enstitüleri sınavına göndermedi babası. İki yıl Fethiye Ortaokulunda okudu. Sonra sınava girip Aksu Köy Enstitüsü’nün yolunu tuttu. Köy Enstitüsü’nü çok sevdi. Hele kitaplığını, okuma odasını, öğrencilere kendi çocukları gibi davranan sevgili öğretmenlerini hiç unutamadı. Okuma odasının ve kitaplığın büyük faydasını gördü. Dergileri ilk orada tanıdı. İlk yazısı okulun duvar gazetesinde yayımlandı. Sonra Antalya’da Şelale gazetesinde ve büyük kentlerdeki dergilere gönderdikleri yayımlanmaya başladı. Bildiğim masalları dergilerde yayınlansın diye gönderdi. Dergilere el yazısı gönderdiği yazı ve şiirleri yayınlanmaya başladı (1952).

Dergi sayısı gün geçtikçe arttı. Birçok dergi ve gazetede köy yazıları, şiirleri yayımlandı. Öğretmen oluncaya kadar devam etti.

1954’te Köy Enstitüleri kapatıldı 1957 yılında okulu bitirdi. Çameli’nin Emecik köyü Kızılyer Mahallesi İlkokuluna atandı. 1959’da Keloğlan isimli masal kitabı Isparta’da Türk Köyü Yayınları arasında basıldı. 1962 de aynı yayınevi Kelkız masal kitabımı yayımladı. Fethiye’de öğretmenlerin Beşkaza isimli dergisini iki yıl yönetti. Sen Şimdi Güneyde isimli şiir kitabını derginin ilk yayını olarak Fethiye’de bastırdı. 1969’da “Çocuklara Şiirli Bilmeceler”ini Fethiye’de yayımladı. Bu arada çok sayıda dergide yazı ve şiirleri yer alıyordu. Bu arada Türk Dil Kurumuna sözcük derleme, atasözleri ve deyimleri derleme çalışmalarında bulundu. Zamanın Muğla Valisi Özer Türk, bu çalışmalarından dolayı takdirnâme ile ödüllendirdi. Yazı yazdığı dergiler ve Egeli Yazarlar Birliği Kurumu Halk Kültürüne hizmet  ve ellinci, altmışıncı Sanat yılları ödülleri verdi. Bu arada 2007 yılında Fethiye Belediye Meclisinde alınan bir kararla Fethiye Kültür Merkezinde açılan kütüphaneye “Ünal Şöhret Dirlik Kitaplığı” adı verildi. 

Fethiye’nin Antalya yolu çıkışında Patlangıç İlkokuluna atandığı zaman yayınlarla ilgilenmesi daha da arttı. Bu arada masallarla başladığı folklor araştırmalarıma devam etti. Sen Şimdi Güneyde I-II şiir kitabıyla Fethiye bilmecelerini emekli olduktan sonra 1996’da, Fethiye’de Halk İnanışları’nı 1997’de, Fethiyeli Gülüyor isimli gülmeceleri 1998’de, İncirköy İncirköy’ü 1999’da yayımladı. Halk İnanışları büyük ilgi gördü. Tarla dergisi ön kapakta fotoğrafıyla o sayıyı kendisine ayırdı. 2000 yılında Halk Kültürü Araştırma Kurumu  onu Ankara’ya davet edip “Halk Kültürüne Hizmet” ödülünü verdi.

Muğla Gazeteciler Cemiyeti gazetelerdeki yazılarından ve TV’lerde yaptığı programlardan dolayı her yıl ödül verdi. Fethiye Belediyesi “Turizmin Işığı Fethiye” kitabının hazırlanmasında çalıştığı için ödüllendirdi. Belediye başkanı Behçet Saatcı, onun ve FETAV Kültür Komisyonundaki yazar arkadaşlarının da kitaplarının yayımlanmasını sağladı.

Ünal Şöhret Dirlik, halen Fethiye’de yaşıyor. Yerel TV; Kanal LİKYA’da programlar yapıyor, yerel gazetelerde yazılar yazıyor. Yeni kitaplar için çalışmalarına devam ediyor.

İlk ürünleri 1953’te Şelale gazetesi (Antalya) ile 1955’te Türkiye Folklor Araştırmaları dergisinde yer aldı. 1962 yılında Fethiye’de yayımlanmaya başlayan Beşkaza dergisini yönetti. Sonraki yıllarda şiir ve yazıları Çağrı, Yeni Defne, Aykırı Sanat, Sevgi Yolu, Gülpınar, Fethiye Dergisi, Size dergileri ile Sevgi Yolu antolojilerinde yayımlandı. TDK’nin atasözleri, deyimler ve sözcük derleme çalışmalarına katkısından dolayı Muğla Valiliği tarafından takdirname ile ödüllendirildi (1972). 2000 Yılı Folklor Araştırma Kurulu Ödülünü, Muğla Gazeteciler Cemiyetinin 2001 yılı Fethiye Folkloru Birincilik Ödülünü, 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında Muğla Gazeteciler Cemiyeti ve çeşitli kuruluşların ödüllerini aldı. Ayrıca FRT (Fethiye Radyo televizyon) Kurumundan başarılı hizmet ödülü (2000), Egay-Der’den onur Belgesi, Halk Kültürüne Hizmet Ödülü (2002), 50. Sanat Yılı Özel Ödülü (2004-Muğla Gazeteciler Cemiyeti) aldı.

Ünal Şöhret’i 1957’den beri izlerim. O günden bu yana dergilerde, gazetelerde ve antolojilerde okurum şiirlerini. Ölçülü sözler ve ağır başlı konularda öykü dilinden yana.  Sevilen şiirler var Sen Şimdi Güneyde kitabında.“ (Abdullah Neyzar Karahan)

ESERLERİ:

ŞİİR: Sen Şimdi Güneyde I-II (1965, 1996). Güney Havaları (2006).

ARAŞTIRMA – İNCELEME- DERLEME: Şiir-li Bilmeceler (1969), Fethiye Bilmeceleri (1996, 2004), Fethiye‘de Halk İnanışları (1997), Fethiyeli Gülüyor (1998), İncirköy İncirköy! (1999), Fethiye Atasözleri ve Deyimlerinde Hayvancılık ve Yayla Göçleri (2000), Fethiye‘de Söylenen Maniler (2001), Fethiye‘de İlenmeler Hayırlı Sözler ve Dualar (İzmir, 2002), Ey Fethiye! Fethiye! (Anlatılar, 2003), Mezartaşı Edebiyatı (2004), Masallarımız (2004), Fethiye Dedikleri (Anlatılar, 2006), Şiirlerde Fethiye (2006), Yüz Gülümlüğü (Gülmeceler, 2006).

ÇOCUK KİTABI: Çocuklara Atatürk Şiirleri (İzmir, 2005), Keloğlan (1959), Kelkız (1962).

KAYNAKÇA: Fotoğraflı Şiir Antolojisi (1959), Güngör Gençay / Genç Şairler Antolojisi (1961), Yaşar Aksoy /  Ege Kültürü (1961), Abdülkadir Güler / Sen Şimdi Güneyde (Yeni Asır gazetesi, Mayıs 1993), Yaşar Aksoy / Fethiye Atasözleri (Yeni Asır gazetesi, 5.8.2000), M. Sabri Koz / Ünal Şöhret Dirlik ve Fethiye’den Halk Kültürü Derlemeleri (Keşan, 14.8. 2001), Ünal Şöhret Dirlik (Belediyemiz dergisi, Ağustos 2002), Nadir Şahin / Ünal Şöhret Dirlik’le Bir Demet Söyleşi (Sevgi Yolu dergisi, Mart-Nisan 2002), Abdülkadir Güler / Fethiye’de Söylenen Maniler (Sevgi Yolu dergisi, Eylül-Ekim 2002), Gündüz Aydın / Sevgi Yolu Şairler Antolojisi (2002), Recai şahin / Ünal Şöhret Dirlik Fethiye’de İlenmeler Hayırlı Sözler ve Dualar - Fethiye Folklorunu Kitaplaştıran Araştırmacı - Yazar Ünal Ş. Dirlik (Sevgi Yolu dergisi, Ocak-Şubat 2003), Muhsin Durucan / Eğitimci Dost Yazar Ünal Şöhret Dirlik (Gülpınar dergisi, Nisan 2003), Cazim Gürbüz / Mezartaşı Edebiyatı (Yeni Çağ Gazetesi, 3.10.2004), Abdülkadir Güler / Mezartaşı Edebiyatı Üzerine Bazı Düşünceler (Gülpınar, sayı: 344, Aralık 2004), Recai Şahin / Aydınlık Ülkenin Işık Kaynağı (Yeni Defne, Şubat 2004), Bir Fethiye Güzellemesi (Yesevi Dergisi, 6.1.2004), Halil Dirmilli / Ünal Şöhret Dirlik (Selçuk Üniversitesi, Bitirme Tezi), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2007, 2009).

DUYUYOR MUSUN?

Esen yeller adını söylemez oldu

Bir rüya imiş meğer o günlerimiz

Silinmiş gitmiş Koca tarlada,

Ceviz ağacına yazdığımız isimlerimiz.

 

Tütün tarlalarında, bağ yollarında

O şen, şakrak mutlu günler

Masal oldu artık Keziban

Harman sonu yapılacak düğünler.

SEN ŞİMDİ GÜNEYDE

Yollar uzun gelemem sana

Gelemem, dağlar var aşılmaz

Dağlar karlı-dağlar iri

Bir yaman tutkudur bu anlaşılmaz,

Bunca zamandan beri.

 

Yitik seviler şehrindesin şimdi,

Bulvarları ıslak

Palmiyeli caddelerinde

Unutulmuşluğunca hür,

Karaalioğlu parkında kişi,

Yalnızlıktan üşür.

 

Yahut bir balıkçı mahallesindesin güneyin,

Yosun kokulu ve ılık meltemli bir deniz

Sarhoş gemiciler şarkı söyler iskelede

Gemici şarkılarında anılır sevgimiz,

Şarkılarda sen,

Şarkılarda ben,

Şarkılarda ikimiz.

 

Yaş domur domur

Gözlerinde, silemem

Köyü bilirsin uzak can!

Dağlar aşılmaz gelemem.

                  

 Sen Şimdi Güneyde (1965)

ZEHİR-ZIKKIM

Yosun kokusuyla doldurur meltemler evleri

Şarkılar duyulur uzaklarda umutsuz

Sarar birazdan kıyıyı akşamın soğuk elleri,

Seni düşünür dururum gecenin koynunda

Usumda çocuksu aşklar-düşler hudutsuz

Tedirginliğim-  bitkinliğim-derbederliğim

Tadı damağımda kalan hazlarda

Sevdamızı öykündüm martılara bugün,

Hayallerine dalarak Aksazlar’da…

 

***

 

Soluk bir ay doğar birazdan

Batan günle de aramız hoş değildi zaten

Bir amansız sevda saracak yine başımı;

Ağlatan, inleten, kış yelleri gibi

İliklerime dek titreten..

           

***

           

Yoksun bu kıyılarda güzelim

Yoksun; uykularımı kaçıranım

İlk kadeh gibi baş döndürenim,

Son kadeh gibi zehir-zıkkım

Öldürenim….

 

(Beşkaza dergisi 1962)

ZİLLİ ŞİİR

“Hadi seninle evcilik oynayalım”

Desem, gülersin,

Ya da öfkelenirsin.

Hele hele desem

Azıcık üstelesem

Göklere çıkarsın…

Kız Zilli!

Seninle  biz,

Kırk yıl önce,

Evcilik de oynadık,

Kadı bidi de

Şimdi bu öfke niye?                               

            

ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK KÜTÜPHANESİ

24 Şubat 2007 Cumartesi günü saat 14.00 de Fethiye Kültür Merkezi önünde açılışı yapılan kütüphaneye araştırmacı- yazar dostumuz Ünal Şöhret DİRLİK’ in adı verildi.

Fethiye Belediye Meclisi'nin oy birliğiyle aldığı bu karar oldukça önemlidir. Bütün ömrünü yazıya adamış bir kültür insanını yaşarken onurlandırmak az rastlanan bir davranıştır bizim ülkemizde. Ülkenin yetiştirdiği değerler, hep ölümlerinden sonra kıymete binerler. Bu nedenle Ünal Hoca’mıza yapılan bu vefalı davranış Fethiye’de yaşayan bütün edebiyatçıları mutlu etmiştir. Ünal Hoca’nın şahsında bu kütüphaneye bütün herkesin adı verilmiş gibi geldi bana.

Başta Fethiye Belediye Başkanı Sayın Behçet SAATÇİ olmak üzere bu kararın altına imza atan bütün meclis üyelerine bir edebiyat adamı olarak teşekkürlerimi sunuyorum.

Deniz manzaralı böyle bir kütüphanenin varlığı da umarım çocuklarımızı, gençlerimizi okumaya özendirir. Ama bu kütüphaneye gelenlerin, gördükleri manzara karşısında okumasalar bile bir şeyler yazacaklarına kesin gözüyle bakıyorum.

Kütüphanenin açılışının yapıldığı gün, ülkemizin önemli iki edebiyatçısı da Fethiye’deydi. Ölüdeniz Belediyesi Sanatevi’nin Dünya Öykü Günü çerçevesinde söyleşi yapmak ve okurlarına kitaplarını imzalamaları için getirdiği Sabri KUŞKONMAZ ve Öner YAĞCI da açılışa katılarak Ünal Şöhret DİRLİK Hoca’mızı onurlandırdılar. Sabri KUŞKONMAZ, Fethiye doğumlu bir yazar. PEN Yazarlar Sendikasının kurucularından. Şiirleriyle, romanlarıyla adından çokça söz ettiren bir yazarımız. Son çıkarmış olduğu AŞIK OLMADAN ÖNCE OKUNACAK 100 ŞİİR adlı derlemesinde Ünal Şöhret DİRLİK’in “SEN ŞİMDİ GÜNEYDE” adlı şiiri de yer alıyor.

Bu derlemede yer almak da bana göre oldukça önemliydi ve bizler adına gurur vericiydi. Çünkü Louis ARAGON, Charles BAUDELAİRE, Bertolt BRECHT, Paul ELUARD, Pablo NERUDA, MEVLANA, Yunus EMRE, Pir Sultan ABDAL, Neyzen TEVFİK gibi isimlerin yanında Fethiye’den bir Ünal Şöhret DİRLİK adının yer alması da ve bu kitabın Şubat 2007 tarihinde yayınlanarak, kütüphanenin açılış ile aynı aya rastlaması önemlidir.

Bir yazar için en mutlu günler bunlar olsa gerek. Uzun ömürler diliyorum Değerli Hocam’a…

 


03 Eylül '08

Edebiyat

Yazar: COŞKUN KARABULUT

GÜNEYDEKİ ŞAİR ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK

Eserlerinle günden güne devleştin,

İnsanlığın yüreğine yerleştin.

Fethiye ile bütünleştin, birleştin,

Sağlıkla, sıhhatle, yaz Ünal Dirlik.

 

Dört mevsim çalıştın, hiç durmadın,

Siyasete, kavgaya dönüp bakmadın.

Gezdin, araştırdın da yorulmadın,

Sağlıkla, sıhhatle gez Ünal Dirlik.

                                  

Hak ettiğin o şöhretinle, ününle,

İnsanlığın yüreğinde sevginle.

Ün salmışsın, şöhretin de yerinde,

Aldığın ödüller az Ünal Dirlik.

                                    **

İsmini verdiler kütüphaneye,

Ünal’dın, ün saldın,Tüm Türkiye’ye,

Mithat Makal der ki; içten sevgiyle,

Allah ömür versin, yaz Ünal Dirlik.

Yazar: MİTHAT MAKAL

İNCİRKÖY’DEN DOĞAN KÜLTÜR GÜNEŞİ ŞİMDİ KARTAL YUVASINDA

“Fethiye’nin

Sokakları parkeden

Gezerim

Tozarım

Kendi halimde

Yoktur

Beni fark eden”

 

ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK ÖĞRETMENİM “Güney Havaları”nda biraz böyle esmiş, yağmış kahırlıca.

Bu kahır duyulmamış mı, Ünal Öğretmenim gerçekten fark edilmemiş mi?

“İncirköy’den doğan Kültür Güneşi, Ünal Şöhret Dirlik Öğretmenim” elbette fark edilmiş.

Evet, fark edilmiş ki, daha sağ iken, kıymet bilir Fethiye Belediyesince adına yakışır, şehrin en güzel yerinde, “Fethiye Belediyesi Kültür Merkezi ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK KÜTÜPHANESİ”  kurulmuş bir kartal yuvası gibi.

Kartalın bir gözü ile kanadı sahilde, bir gözü ve diğer kanadı da şehrin üzerinden uzanmış Kaya Köyüne Dağına doğru.

Tüm Fethiyeli, Fethiye’ye gelip giden herkes, Ünal Öğretmenimin kartal kanatlarının altından ve kartal bakışlarının aydınlığından geçiyorlar her gün.

Evet, fark edilmiş ki Ünal Öğretmenim, Şair, yazar arkadaşları, eş ve dostları değişik sıfatlarla, değişik sanlarla yüceltmişler kendisini. Bakınız neler yazıp söylemişler sizin için.

“Atom Karınca”

“Halkımızın arasına girdi, onlarla güldü, onlarla ağladı. Bir halk adamıdır.”

“Dünyayı boşuna çiğnemedi.”

“Şair, öğretmen, yazar, folklorist”

“Edebiyatımızın güney temsilcisi, eğitimci, şair, yazar, araştırmacı ve televizyon programcısı.”

“Fethiye’de kitap yazmak isteyenlerin ilk başvuracağı adres.”

“İyi bir şair, iyi bir halk ozanı olmasının yanında, bir araştırmacı, bir derlemeci, bir tarihçi, bir arşivci, bir fotoğrafçı, aynı zamanda bir televizyon programcısıdır.”

“Fethiye’nin “Güney Yıldızı”dır. Işıklı ülkede, ışığı hiç sönmeyecek olan güney yıldızı.”

“Keşke hep eğitimciler böyle olabilseydik.”

“Fethiye’nin kültür mücahidi.”

“Siz elinden tutulası değil, elinden öpülesi bir kültür insanısınız.”

“Öğretmenlikle birlikte şairlik, yazarlık ve özellikle halk kültürü araştırmacılığı ile tanınan, Köy Enstitülü öğretmenler kuşağındandır.”

“Folklor Araştırmaları Kurumunun 2000 yılı, “Türk Halk Kültürüne hizmet” ödülleri sahibi,”

“Bu üretken insanımız.”

“Her şeye ve herkese şiir yazabilen adam.”

“Güneyde yaşayan bir çınar.”

“Üreten insan, tüketen insandan milyon kere hayırlıdır.”

“Güney Havaları’nı ılık bir meltem havası gibi estiren, İncir Köyün İncisi.”

“Fethiye’nin gül yüzlü şairi,”

“Hem çalışkan arı gibi, hem de gönül adamı Derviş Yunus örneği.”

“Fethiye’nin taşını, toprağını, suyunu, havasını, insanını, hayvanını, böceğini, börtüsünü, sebzesini, meyvesini, hasılı her şeyini tarihe kazıyan adam.”

“Yaşar Kemal için Çukurova neyse, Ünal Şöhret Dirlik için de Fethiye ve çevresi o.”

“Fethiye’nin kültür önderi.”

Size yakışan bu san ve sıfatların daha bir kısmını alabildim buraya. Yazılanların tamamını, hele de size yazılan şiirlerden sadece birer dörtlük alsam, kalın bir kitap olur adınıza.

 

11 Aralık 2013 Çarşamba günü Ünal Öğretmenimle adına açılan kütüphaneyi ziyaret ettik. Belediye Kültür Merkezinin yanında yüksekçe bir yerde açılmış kütüphane. Görevli Gülcan Demircioğlu ile Lütfi Gülgüler, güler yüzle karşıladılar. Tanışma ve sohbet süresince bayıldım buranın manzarasına.

Ünal Öğretmenim; 2007 yılında iki belediye meclis üyesinin teklifi, Belediye Başkanımız Behçet Saatçi ve Meclis üyeleri oy birliği ile karar alarak Belediye Kitaplığı benim adıma açıldı. Gerekçe olarak, Fethiye ile ilgili kitaplarımın olması ve Fethiye kültürüne yaptığım hizmetler gösterilmiştir. Kendilerine teşekkür ediyorum. Belediyeye gelen kitaplar, Benim verdiğim kitaplar, arkadaşlardan gelen kitaplarla açıldı burası.

Ne kadar kitap var kütüphane de?

Görevli Lütfi Gülgüler; Sayımı yapılan kitap sayısı beş bini geçti. Bir o kadar da sayılıp yazılacak kitaplarla birlikte on binin üzerinde kitap var.

Görevli Gülcan Demircioğlu; Yeni gelen ve hediye edilen kitaplarla bu sayı devamlı artıyor. Tüm kitapları kayıt ederek okuyucularımıza sunuyoruz.  

  Günümüzde kitap okuyan her gün azalıyor. Hiç okuyan görünmüyor.

  L. Gülgüler;   Gerçekten okuma oranı çok az. Ama devamlı gelip giderek okuyanların yanında evlerinde de okuyan çok okurumuz var. Evlere de ödünç kitap veriyoruz. Öğrenciler gelerek ödev yaparlar. Dışarıdan gelen üniversite öğrencilerine, tez hazırlayanlara da yardımcı oluyoruz.

Sayın hocam buranın yeri çok güzel. Kuzeyinde denizin mavisi, güneyinde ormanın yeşili. Şehir ayağının altında. Bir kartal yuvası gibi kurulmuş Kütüphane. Buraya gelip de kitap okunmaz mı, şu manzarada şiir yazılmaz mı?

  G. Demircioğlu; İnsanlar okumaya gelsinler, manzarayı izlesinler, yeter ki okusunlar diye böyle güzel bir yerde açıldı kütüphanemiz. Zengin kaynaklarımızla daha çok okuyucu bekliyoruz.

Oturup şu manzarayı seyretseler yeter. Oturdukça okuma iştahları açılır, kitapların kokusu siner.

Denizde bir damlamız bulunsun amacıyla ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK Öğretmenim adına kurulmuş kütüphaneye iki kitabımı hediye ediyorum.

L. Gülgüler, Teşekkür ediyoruz. Çok hediye kitap geliyor. Bizim amacımız, okuma sevgisini tattırmak. Ne kadar çok kişi ziyaret ederse bizler de o kadar mutlu oluyoruz.

 Çok okuyucu olması dileklerimle, manzarayı tekrar izleyerek, gözlerim arkada kalarak ayrıldık Ünal Öğretmenimle, ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK KÜTÜPHANESİNDEN.  

 

17.12.2013

Mümtaz BOYACIOĞLU

Eğitimci – Şair – Yazar-Kaman/Kırşehir 

Yazar: MÜMTAZ BOYACIOĞLU

ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK HAKKINDA

 

Ben Denizli Ortaokulu ikinci sınıfından üçüncü sınıfına geçip köye döndüğüm zaman en küçük amcam Hilmi Dirlik’in ilk çocuğunun hıkır hıkır gülen sesiyle karşılaştım daha ilk gün. Evimiz bitişikti. Güldüğünü ağladığını hep duyardım evde oldukları zaman. Yıl 1936 yazı, vakit buldukça onu sevmek için sık sık evlerine giderdim. Ben üniversiteye devam ederken daha o ilkokul çağlarındaydı. Yıllar geçi geçiverdi hemen. O Aksu öğretmen okulunu bitirdi, Fethiye köylerinde görev yapmaya başladı. İyi bir öğretmen olduğunu duyardım hep.

Bundan 20 yıl kadar önceydi. Fethiye’den Ankara’ya gidiyordum. Otobüste yanıma genç bir arkadaş oturdu. Ben kendimi tanıttım, o da kendisini tanıttı. Söze “Ben Ünal Şöhret Dirlik’in öğrencisiyim” diye başladı. Ziraat mühendisi olduğunu ve halen Burdur Köy Hizmetleri’nde çalıştığını, okuldayken Ü.Şöhret Dirlik’in metotları ve prensiplerinden çok faydalandığını o sayede üniversiteyi bile kolayca bitirdiğini söyledi. Onu gibi daha başka birçok kişilerin, Ünal Şöhret Dirlik’ten sitayişle bahsettiklerini hep duyarım.

Fethiye’de sık sık olmasa da ara sıra birbirimize rastlar ayak üstü konuşurduk. Bana bir gün emekli olmak istediğini söyledi. O zaman Patlangıç İlkokulu Müdürüydü. Ben ona şaka yollu Fethiye Şehir Kulübü’nde sana yer yok, boş yer kalmamış dedim. O bana “Zaten oraya uğramam” dedi. Böyle söylemekle ona görevine devam etmesini belirtmek istediğimi anlatmaya çalıştım.

Ünal Şöhret Dirlik üretken bir kişidir. Her yıl araştırmaya dayanan bir eseri yayınlanır. Her yıl meyve veren bir ağaç gibidir. Fethiye Kültürüne en çok hizmet veren bir kişi durumundadır şimdi. Arı gibi çalışkandır. Güleç yüzünde bir yorgunluk eseri yoktur. Birkaç hafta önce Fethiye Kültür Merkezi’nin açılışının 3. yıldönümünde Fethiye Kültür Merkezi’nin merdivenlerini tırmandım. Yanımdaki kızım bana büyük bir odaya açılan kapı üzerinde asılı tabelayı okudu: “Ünal Şöhret Dirlik Kütüphanesi”

Büyük bir kıvanç duydum. Ünal Şöhret Dirlik’in hizmetine kıymet biçen bir makam sahibinin yerinde bir değerlendirmesi olarak yorumladım bu olayı. Ü.Şöhret Bey bütün kitaplarını bu kütüphaneye armağan etmiş.

Kütüphane günbegün Fethiyelilerin bağışları ile zenginleşiyor. Böylece Fethiye yeni bir kütüphaneye kavuşmuş durumda. Kültür Merkezi de arı kovanı gibi. Fethiyelilerle dolup taşıyor. Bir zamanlar bu merkezin yapılmasına karşı duranlar ve inşaatını durduranlar acaba ne düşüncelerin sahibiydiler? Diye düşünüyorum. 
Fethiye yetmiş bin nüfusu ile böyle bir esere sahip olmakta geç kalmıştır. Bu merkezin dirilmesine hayata kavuşmasına destek verenlere ve özelikle Belediye Başkanı Sayın Behçet Saatcı’ya teşekkür borçluyuz. 

Ünal Şöhret Dirlik Kütüphanesi’nin Fethiye’ye uğurlu olmasını canı gönülden isterim. 

Yazar: NUMAN DİRLİK

MEYDAN VE KİTAPLIK

Hükümet Binası yanındaki (lahit) mezarla Kültür merkezi arasında kalan küçük ve sevimli meydana Atatürk Caddesi’nden girdiyseniz, Ramazan Güngör’ün heykeli ile karşılaşırsınız. Adı konmasa da bu küçük alan “Ramazan Güngör Meydanı”dır. Ramazan Güngör, üç telli bağlamasıyla bölgenin ve Fethiye’nin türkülerini söyleyerek yaşamıştır. Yaşarken hiç terk etmediği “Bas Batır” kaynağındaki suyun başından, oradaki tek gözlü odasından şimdi ayrı düşmenin yalnızlığı içindedir. Yanından geçerken elinden tutup onu yine Bas Batır’a, Fethiye’lilerin deyışiyle Paspatır’a götürmek ve koca günlük ağacının dibindeki evinin önüne bırakmak aklınıza düşüverir.

Sonra Fethiye Belediyesi Kültür Merkezi’nin batı duvarında “Ünal Şöhret Dirlik Kütüphanesi” yazısını görürsünüz. Buranın yangın merdiveniyle çıkılan birinci katında ,”İngilizce Sınıfı” olarak işlev gören “internet bağlantılı” bilgisayar odası bulunur. İkinci kattaki dar ve uzun oda kitaplık olarak düzenlenmiştir. Odanın bir yanı denize, diğer yanı Fethiye Kalesi’ne bakar. Odanın ortasına iki yanlı okuma masası, karşılıklı iki duvarın raflarına kitaplar yerleştirilmiştir. Kütüphane çoğunluğunu Ünal Şöhret Dirlik’in bağışladığı kitaplar ve Kültür Merkezi’ne yapılmış bağışlardan seçilmiş kitaplar ile oluşturulmuştur. Raflardaki yedi bin kadar kitap her gün, aydınlık ve ferah bir ortamda okuyucusunu bekler. Sıcakkanlı ve kitapsever bir kütüphane sorumlusu da kütüphaneye üye olacak, kütüphanede kitap okuyacak, evde okumak üzere kitap alacak her yaştan kitapseveri beklemektedir. Burası Fethiye’nin doğadan, kentten kopmayan aydınlık bir oda kitaplığıdır. Bir gün mutlaka oluşturulacak “Kent Kitaplığı”nın ilk adımıdır.

Fethiye’de Ünal Şöhret Dirlik’i herkes tanır. İncirköy’den çıkıp Aksu Köy Ensttitüsü’nde yetişmiş bir öğretmendir. Fethiyeliler onu elinde çantasıyla her yerde görmeye alışmıştır. Bir bakarsınız pazarda, çarşıda, yaylada, ormandadır. Fethiye’yle ilgili gördüklerini, duyduklarını, yaşadıklarını kitaplaştırır durur.

Kitap okumayı insanlarımıza bir türlü sevdiremedik. Bilirsiniz, eski bir devlet büyüğümüz bile çizgi romanlar okurdu. Şimdiki devlet büyüğümüz de, “Ben kitap okumam, danışmanlarım bana özetini anlatırlar” demedi mi? bunun nedeni kitapların pahalı olması değil. Yasal olmasa da korsan kitaplar, alış-veriş merkezlerinde indirimli olarak satılan kitaplar, ikinci el olarak sokaklarda, dükkanlarda satılan kitaplar ortalıkta kol geziyor. Demokrasinin kesintiye uğradığı dönemlerde, 1971 ve 1980’lerde, kitapların toplatıldığını, yasaklandığını, yakalanan teröristlerle birlikte kamuya gösterildiğini suçlu sayıldığını yeni kuşak bilmiyor. Ama bizler kitap yüzünden içeri girmemek için sobalarda, şofbenlerde kitapların yakıldığını, toprağa gömüldüğünü, denize atıldığını hep acıyla hatırlamaya devam ediyoruz. Aramızdan ayrıldıktan sonra Datça’da yaşatılan ozanımız Can Yücel’in anlattığı gibi. ”Belki de baskın korkusuyla, vefasız akıntıya atılan kitaplar var ya, onlardan öğrenmiş Marx’ı  Gümüş Balıkları. Ve belki de onun için o kadar aydınlık ortalık.”

Ünal Şöhret Dirlik’in yakınlarda çekilmiş, Köy Enstitülerinde kullanılan demirci körüğünün başındaki resmi basında “ O şimdi eski bir müzik aletinin önünde” diye yer almıştı.

Acaba Kültür merkezi önünde basın bir resmini çekseydi, “altında ne yazardı” diye düşünmez misiniz?

Not: (13 Ağustos 2010 günlü Fethiye Gazetesi’nden alınmıştır. Güngör Berk'e, bu yazının yayınlanmasına izin verdiği için teşekkür ederim.)

 

17 Ağustos '10

Basın Yayın / Medya

Okunma Sayısı

352


Yazar: GÜNGÖR BERK

MUĞLA GAZETECİLER CEMİYETİNE TEŞEKKÜR

2014 Yılı Basın Özendirme yarışmaları dolayısıyla yapılması, Ramazan sebebi  ile 14 Ağustos günü yapılan ödül töreni dün yapıldı. <oldukça kalabalık bir davetli topluluğu ve Muğla merkezde çalışan gazetecilerle ilçelerde çalışan gazetecilerin kaynaştığı bir gecede kutlandı Basın Bayramı… Ata Kalp tesislerinde yaşanan güzellikler, tanışma ve kaynaşma görmeye değerdi.

Muğla’nın tüm ilçelerinden gelen gazetecilerle birlikte bir yemekle başlayan ödül töreninde sevgi vardı, sevinç vardı.Ödül töreni 23.30’a kadar sürdü. Muğla Büyükşehir belediye başkanı Osman Gürün de toplantıya katıldı ve bir çok ödülü gazetecilere kendisi verdi.

Bu arada bana da Fethiye Beşkaza gazetesindeki   ”Yerel Yazılı Basın Sanat Yazısı ”ödülüne layık gören Muğla gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ünal Türkeş’e ve seçici kurul üyelerine teşekkür ederim.

15.08.5014

Yazar: ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK

ÜNAL TÜRKÖZ’E TEŞEKKÜRLER

Muğla’da yaşayan makine mühendisi Ünal Türköz birbirinden güzel besteleriyle de dikkati çeken değerli bir dosttur. Muğla Devrim Gazetesi’nde zaman zaman değerli yazılarıyla da dikkati çekmektedir. Kasım 2010 tarihinde benim “Cevizli Şarkısı” isimli şiirimi Mahur makamında besteleyerek bana gönderdi. İkinci sayfaya şarkının sözlerini ve altına da kendi duygularını yansıtan beş satırlık bir ibare eklemiş. Şöyle diyor:

“Yine bir gönül birlikteliğimiz oldu ve değerli hocamın güzel şiiri “Cevizli,”Mahur makamında bir şarkı olarak doğdu. Yüreğinize sağlık diyor, saygı ve sevgilerimi yolluyorum.

Ünal Türköz 18.11.2010

Daha önce de benim “Meğri Şarkısı” isimli şiirimi acemaşiran makamında besteleyerek bir Muğla ziyaretimde sürpriz yapmıştı. Kendisine çok çok teşekkür ediyorum. Fethiye’den Muğla’ya selam ve sevgiler gönderiyorum.

(*) Arpacık köyü sınırları içinde yemyeşil cevizler altındaki mesire yeri Cevizli Şiirim ve oranın şarkısı tüm arkadaşlarıma ve Arpacıklılara armağan olsun.

 

28 Ocak '11

Yazar: ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK

ÜNAL TÜRKÖZ’E TEŞEKKÜRLER

Muğla’da yaşayan makine mühendisi Ünal Türköz birbirinden güzel besteleriyle de dikkati çeken değerli bir dosttur. Muğla Devrim Gazetesi’nde zaman zaman değerli yazılarıyla da dikkati çekmektedir. Kasım 2010 tarihinde benim “Cevizli Şarkısı” isimli şiirimi Mahur makamında besteleyerek bana gönderdi. İkinci sayfaya şarkının sözlerini ve altına da kendi duygularını yansıtan beş satırlık bir ibare eklemiş. Şöyle diyor:

“Yine bir gönül birlikteliğimiz oldu ve değerli hocamın güzel şiiri “Cevizli,”Mahur makamında bir şarkı olarak doğdu. Yüreğinize sağlık diyor, saygı ve sevgilerimi yolluyorum.

Ünal Türköz 18.11.2010

Daha önce de benim “Meğri Şarkısı” isimli şiirimi acemaşiran makamında besteleyerek bir Muğla ziyaretimde sürpriz yapmıştı. Kendisine çok çok teşekkür ediyorum. Fethiye’den Muğla’ya selam ve sevgiler gönderiyorum.

(*) Arpacık köyü sınırları içinde yemyeşil cevizler altındaki mesire yeri Cevizli Şiirim ve oranın şarkısı tüm arkadaşlarıma ve Arpacıklılara armağan olsun.

 

28 Ocak '11

Yazar: ÜNAL ŞÖHRET DİRLİK

ORDA BİR İNCİRKÖY VAR UZAKTA

ORDA BİR İNCİRKÖY VAR UZAKTA

 

CAZİM GÜRBÜZ

 

Biz ne köy romanları okuduk bu ülkede. Sosyalist gerçekçiliğe angaje, ön yargılı, içtensizlik. .İyiye kör, kötüye dört gözü açık.

 

“Bir hışım ile geldi geçti” “bu köy romanı furyasıSonra köy ve köylü karşılığı ve  küçümsemeler başladı, aynı ideolojik çevrelerde. Artık kendi tarihine dönüp oradan oryantalist bir bakışla roman malzemesi toplamak, etnik kışkırtmalarla karışık  “postmodern” takılmak zamanıydı devir dönmüş, “küreselleşmişti(!) ya dünya…

 

Oysa köye dün olduğu gibi bugün de “milli gözle” bakabilen değerli imzalar vardır, her zaman da olacaktır.Rahmetli Tahir Kutsi Makal, bu milli çizgiyi çizmeye başlayanların en birincisi.

 

Bu çizginin üstünden onu daha da kalınlaştıran, değerli ve dost bir imza da Ünal Şöhret Dirlik’tir.Daha önce,”Sen Şimdi Güneyde”, adlı şiir kitabı ile  “Fethiye’de Halk İnanışları” ve”Fethiyeli Gülüyor” adlı araştırma,inceleme  isimli kitaplarını okuduğum  Ünal Şöhret Bey’in şimdi de “İncirköy İncirköy” adlı imzalı kitabı duruyor elimde.

 

Otuz-kırk yıldır çeşitli yayın organlarında köyü (İncirköy) hakkında yazdığı yazılarını  bu kitapta toplamış yazarımız. Yazılar arasında öyle güzel bağlar kurulmuş, öyle bir bütünlük oluşmuş ki, İncirköyün romanını okumuş gibi oluyorsunuz.Doğası, insanı, dertleri, sevgileri, gelenekleri ile bizim insanlarımız çevir çevir oku.

 

 “(…)Taşın başıdır İncirköy, ‘.kuşu keklik, otu kekiktir’ İncirköy’ün.İçmeye ancak yeter  suyu; olsun. Vatan orası, sıla orası, doğduğum yer orası. Av avladığım, kuş kuşladığım,   tütün tarlalarında türküler söylediğim yer olunca , akan sular durur benim için. O yüzden bu İncirköy sevdamız devam ediyor.. iki satır yazsam birinde mutlaka İncirköy vardır. Rüyalarımızın köyü, görüp doyamadığımız, sevip alamadığımız, çimenlerinde yatıp yuvarlanamadığımız , dağları dumanlı İncirköy..

(…) Köyden gidenler gitmiş, kalanlar kalmış.Gidenlerin ardından söylenen türküler, yakılan ağıtlar , özlem dolu mektuplar boşuna. Gitti giderler.Artık hasret dolu eski defterleri kapatıp, kadere boyun mu eğelim?Yoksa Çalıca’nın başına çıkıp sevda ve ayrılık türküleri mi  çığıralım?Yoksa oda mı boşuna? Ama yine de gönül öyle demiyor işte: Eski günleri anıp, dolu dolu oluyor ozan kısmının gözleri. HEY GİDİ İncirköy hey! Hey gidi İncirköy’lüm hey!!

 

Ünal Şöhret Dirlik’in özlemlerinden bir yaprak okudunuz.. Gerisini de okumak isterseniz “P.K. 5 Fethiye” adresinden bu kitabı isteyiniz..

Ben tadımlık satırlar sunmaya devam edeyim.”(…) Tütün tarlalarında sıcaklar tüter bundan sonra; Tütün tarlaları toz, duman ve ter. Sıcaklar hepsinden beter. (…) Bahar çiçekleri gibi tütün dikenlerle dopdolu, tarlalarda çalışanlara selam olsun.

(…) Gün iniyor, işlerini bitirenler birer ikişer köyün yolunu tutmaya başladı. Şoför Hasan’nın kamyonunun korna sesi, Ak kovanlığın başında  duyuldu.”Hasrat gavuşturan geliyor” dedi Hörüce. Fatma kız irkildi arığın içinde ; “Hasrat gavuşturan” diyorlar, Meeehmet’i alıp götüren o değil mi?Yağmurlar düşmemişti daha.’Mehmet’in pusulası gelmiş’ diye duyuldu.. Hafta aralamadı, yolcu oldu. Şimdi “kursa  gideceğim” diye yazmış.Çavuş olacakmış yakında. Mehmet Çavuş!

 Selelerde son tütün fidanları da tükendi.

Güllüce’nin Obası yollara düştü.

Bir türkü iniledi Çamlığın yokuşunda,ayrılık üstünr hasretlikm üstüne. Uzandı yollara, tarlalara, bağlara Kaşıkçı sırtlarına değin .. Sonra kayboldu gitti bu ses”…

 (*) Kurultay /28/02/2000-Cazim Gürbüz

Yazar: CAZİM GÜRBÜZ

EY FETHİYE FETHİYE !

EY FETHİYE FETHİYE !

 

ABDULLAH NEYZAR KARAHAN 

                                                

 “Bizim doğduğumuz, doyduğumuz, havasını soluduğumuz,çiçeğini kokladığımız bu verimli ve tarihle kucak kucağa yaşadığımız topraklara borcumuz var.Bu borcumuzu bir çok iyi şeyler yaparak, yararlı eylemlerle ödemek zorundayız.Bu yazıları yazarken kendi kendime çok düşündüm:’Acaba erken mi ?’diye.Zira bir yeri iyice tanımadan yazılanların pek çok eksiği de beraber geliyor.Bir çok yanlışlıklar yapılıyor.Daha önce yazılmış bir eserdeki yazılar aynen alınıyor.Yapılan çalışmalarda sizin kitabınızdan bir konuyu alıyorsa,yazının altında kaynak olarak yazma kibarlığını bile göstermiyorlar.Fethiye çok güzel ve yaşanılası bir şehir.Ona her Fethiyelinin bir hizmet borcu var.Zaman ve olanak bulursam Fethiye’nin birkaç kitabı daha var tezgahta.Unutmayın Fethiye defalarca yaşadığı depremler sonunda çok şeyler kaybetmiştir.”diyor;”Ey Fethiye Fethiye!”adlı son kitabının ön sözünde şiir ve folklor sevdalısı Ünal Şöhret Dirlik.

Şimdiye değin,şiir, inceleme, araştırma, folklor, anlatı türünden on üç yapıt vermiş, üretken bir yazar.1938 yılında Fethiye- İncirköy’de doğdu.İlkokulu İncirköy’de okudu.Aksu

İlköğretmen Okulu’ndan mezun oldu.Öğretmenliğinin yanı sıra,folklor araştırmaları, Türk Dil Kurumu’nun sözcük,atasözü,deyim derlemelerine katkıda bulundu.Dergi ve gazetelerde yayın editörlüğü yaptı.

 “Ey Fethiye Fethiye !”bir başucu kaynak kitap niteliğinde.Ü.Ş.Dirlik içinde yaşadığı kentin kültür tarihini en ince ayrıntılarına değin  sergiliyor okuyucuya.Yaşanmış günlerin resmini,ressamın titizliği ile tuvaline yansıtıyor.Fethiye ve Fethiye renklerini ,tuval üzerinde görebiliyoruz.Tarihsel doku, kişiler, taşıyıcılar ve kente kimliğini veren kişileri  ayırt etmeksizin,  tarafsız gözle, gözlemlediği olayları, söylenceleri taşıyor kitabına Ü.Ş.Dirlik. Örneğin “Muğla’nın Geenel Tuvaletinde küçük çişini yapan bir adam,yanı başında ayni işi yapan adama:’Merhaba arkadaş,sen Kestep’lisin değil mi ?’diye sormuş.Adam:”Evet” demiş.

‘Gülmet köyündensin değil mi ? ‘Adam yine ‘EVET’ demiş.’Seni de Mıstıran sünnet etmiş herhalde ?’Adam ‘O da doğru hemşerim,peki bütün bunları nasıl bildin ?’ Nasıl bilmem!. Rahmetli hep eğri keserdi.Sen de eğri eğri hep ayağıma işiyorsun da ondan bildim.Rahmetli beni de sünnet etmişti” demiş.

Sevgili Recai Şahin,”Ey Fethiye Fethiye’nin sunuş yazısında;”..’Ünal,bu Ey Fethiye Fethiye’ kitabında Fethiye tarihinden,leyleğin yuvasına,ı sırgan otunun yararına kadar yüz elli bir konuyu işlemiştir. Kimi sayfalarda ‘Hakka yürüyenlerle’ ilgili yazılanları okur hüzünlenirsiniz,kimi sayfalarda da ‘Dinel len dinel !’deyip gülersiniz.”

Ü. Ş. Dirlik,kent imgesini, kent yaşamını, kent ortamını  tarihsel dokuları zedelemeden, kent kimliğini oluşturan gerçekleri tanıklarıyla,belgeleriyle sunuyor.

 “Ey Fethiye Fethiye’de belirtilen “İçindekiler” bölümünü “abecesel” dizine göre hazırlamış. Örneğin”Ahmet gazi Türbesi,Ahmet Ağartan’ın Ölümü,Aslan bacanak..Cezayirli Gazi Hasan Paşa Değil, Kepcik gelin, Oğlan kayası, Ormanları Bekleyen Dede,Zelveyi Kırışın” gibi  yüz elliyi geçkin birbirinden ilginç konulara yer veriyor yapıtında Ünal Ş. Dirlik.!

  Fethiye ile ilgili,aklınıza ne gelirse “Ey Fethiye Fethiye’de”bulabilirsiniz.Kutlarım Ünal Şöhret Dirlik’i. Fethiye’nin adı gibi aydınlık olsun yolu.

              *Ey Fethiye Fethiye:256 Sayfa

              Fotoğraflar:Ünal Şöhret Dirlik

              Desenler:Ali Rıza Başarır, S.Otman,

              H.Gökmen.Kapak düzeni:Timur Fidan

              DİRLİK YAYINLARI-Fethiye / 2003

 

Yazar: ABDULLAH NEYZAR KARAHAN

İLGİLİ BİYOGRAFİLER

Devamını Gör