İsmail Hakkı Aydın

Bilim İnsanı, Tıp Doktoru, Şair, Edebiyatçı

Doğum
11 Şubat, 1954
Eğitim
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi
Burç

Bilim Adamı, Beyin Cerrahı, Düşünür, Edib, Şair, Güftekâr, Mûsıkîşinas, Teolog, Flozof, Hattat. 11 Şubat 1954’te Trabzon’da doğdu. İlkokulu Maçka’da, Orta ve Lise tahsilini Trabzon’da tamamladı. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra, Beyin Cerrahisi Kürsüsünde asistanlığa başladı. Bilahare İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Kürsüsü’nde ihtisasına devam ettikten sonra, Zürich Üniversitesi Nöroşirürji Kliniği’nde, Prof. Dr. Mahmut Gazi Yaşargil’in yanında mikronöroşirürji çalışmalarını tamamladı. Zürich Mikronöroşirürji Araştırma Merkezi’nde, Instraktör Öğretim Üyesi olarak görev yaptı ve aynı zamanda, serebro-vasküler mikro-cerrahi alanlarında araştırmalarda bulundu.

1984 Yılı sonunda yurda dönerek, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı Başkanlığı’na atandı. 1985’de, Türkiye’de ilk olarak, üniversitede Mikronöroşirürji Araştırma Laboratuarını kurdu. İsviçre’nin yanında, Almanya, Fransa, İngiltere, Avusturya, Belçika, Hollanda, İtalya, İspanya, Yugoslavya, Kanada, A.B.D. ve Japonya’da, değişik zamanlarda araştırmalarda bulundu. 1988’de, beyin-damar tıkanıklıklarının operasyonlarında kullanılan ve dünyada ilk defa kendi adı ile literatüre geçen yeni bir ameliyat tekniği geliştirmesi sebebi ile, 1990 yılında TÜBİTAK ödülü aldı ve zamanın Cumhurbaşkanı tarafından taltif edildi. Beyin kanamaları ve anevrizmaların cerrahi tedavisinde yaptığı uluslararası araştırma ve katkılarından dolayı, 1991 yılında, A.B.D.de, Congress of Neurological Surgeons’un Internatıonal Fellow’u ve F.C.N.S. unvanı ile ödüllendirildi. Aynı yıl, Rektörlük ve Dekanlık tarafından da ödüllendirilen Dr. Aydın, 1992’de Türk Nöroşirürji Araştırma Ödülü’nü kazandı. Yine aynı yıl, Avrupa Strok Bilim Konseyi’ne seçildi. Amerika Strok Konseyi’nce kendisine Uluslararası Bilim Adamı ve F.I.C.A. Payesi verildi. 1992, 1993, 1994 ve 1995 yıllarında A.B.D. Nöroşirürjide Sürekli Tıp Eğitimi Kredi Ödülleri’ni aldı. Ayrıca 1993’de, A.B.D. deki, Beyin Tümörleri Konseyi, Cerebrovascular Surgery Section ve diğer birçok bilimsel ve idarî kurul üyelikleri yanında, Congress of Neurological Surgeons’un Uluslararası Yönetim Kuruluna seçilerek, bu kurula giren ilk Türk ve ilk Müslüman bilim adamı oldu.

Davetli konferansçı olarak, birçok uluslararası toplantıya katılan ve bilimsel dergilerin yayın kurullarında yer alan Prof. Aydın, New York Bilimler Akademisi’nin Aktif, AANS’un International üyesi ve 1994 yılı Uluslararası Skull Base Cerrahisi Kongresinin Resmi Lecturer’i olup, ayrıca 1995’de CNS’in Uluslararası Bilim Konseyine seçilmiştir. 1996 yılında A.B.D.’de çok yüksek kredi ile Nöroşirürjide Sürekli Eğitim Ödülü’nü aldı. 1997 de yaptığı bir araştırması nedeni ile, bir Uluslararası Nöroşirürji dergisine kapak oldu. 1999’da Türk Nöroşirürji Ödülü aldı. ABD Beyin Cerrahisi Birliği (CNS) tarafından 2000 yılı Uluslararası Konferansçısı seçildi. Yurtdışında ve ülkemizde, değişik kurum ve kuruluşlarca birçok kez takdir edildi, ödüllendirildi. 2001 yılında Hindistan’da, Dünya Bilimine katkıları sebebi ile, “Kristal Küre” ile taltif edildi. 2002’de Yemen’e davet edilerek, orada birçok dersler ve konferanslar verdi, eğitici ameliyatlar yaptı. 2004 yılında Pakistan Beyin Cerrahisi Kongresine “Şeref Konuğu” olarak katıldı ve çeşitli konferanslar verdi. Burada “ANNUAL AWAR 2004” ile taltif edildi.

Uluslararası düzeyde, yerli ve yabancı 200’ü aşkın bilimsel çalışması olan Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın bugüne kadar birçok doktor, beyin cerrahı, doçent ve profesör yetiştirmiş, dünyanın önde gelen bilim adamlarınca, yurt dışında gerek kitaplarda ve gerekse makalelerde bir çok kez, kaynak olarak gösterilmiş, geliştirdiği cerrahî teknikler klasik kitaplarda yer almıştır.

Türkiye, Sinir Sistemi Cerrahisi Derneği Eski Başkanı, ABD Congress of Neurological Surgeons’un (CNS) Uluslararası Büyükelçisi ve Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı Emekli Başkanı olan ve ilmiye sınıfı bir aileden gelen Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın, ismini taşıdığı dedesi, zamanın büyük âlim, müderris ve mutasavvıflarından Hacı Hafız İsmail Hakkı Efendi’den, yirmi yıl müddetle Kur’an-ı Kerim, Arapça, Farsça, Kelam, Fıkıh, Tefsir, Hadis, Tasavvuf, Belagat, Felsefe, Mantık, Musıki ve Edebiyat dersleri aldı. Babası müftü Halit Aydın’dan hat, İslam Hukuku ve Fransızca öğrendi. Bu süre zarfında, aynı zamanda, ilk, orta, lise, Yüksek İslam Enstitüsü ve Tıp Fakültesindeki eğitimini sürdürdü.

Beyin cerrahisinin yanında, ağırlıklı olarak şiir, hat, klasik Türk musikisi, karikatür, musiki felsefesi, nörofilozofi, edebiyat ve teoloji alanları olmak üzere, güzel sanatlar ile ilgilendi, yazılar yazdı, konferans ve dersler verdi. Çeşitli gazete ve dergilerde makale, yorum, eleştiri ve şiirleri yayınlandı. Halen haftalık bir gazetede, Nörofilozofi isimli köşesinde düzenli yazıları yayımlanmaktadır.

1991 yılında Suz-i Dilara, 2000 yılında Aşk, 2002’de Vuslat, 2010’da Nefes, 2013’de Hicran ve 2014’de de Ya Hayy! adlı şiir kitapları neşredildi. Nöroflozofik makalelerinden meydana gelen “Rabbim Beni Doktorlardan Koru!” isimli kitabı 2013 yılında, “Ah Bu Doktorlar!” 2015 de, "Beynin Şifresi"  ve “Öfke Kontrolü ve Motivasyon” ise (Can Hikmet Değirmenci ile birlikte) 2016 da yayımlandı. Televizyon konuşmalarından derlenen “Beyin Fırtınası” isimli kitabı yine 2016’da yayımlandı.

 "Ah Bu Hastalar!" ve “Bir Beyin Cerrahının Anıları” ise, 2017'de okuyucuları ile buluşmuştur.

Kendisinin edebî ve sanatsal yönleri hususunda ilmî makaleler neşreden, edebiyat otoritelerinin ifadesi ile, geliştirdiği kendine has şiir ve modern rubai formunda, en çok heceyi kullanan Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’ın 100’ü aşkın güftesi, Dr. Yılmaz Karakoyunlu, Mustafa Fatih Salgar, Osman Erol Ünal, Amir Ateş, Salih Suphi Soner, Osman Nuri Özpekel, Dr. Adnan Çoban, Murat Türkmen ve Hüseyin Erbay tarafından bestelenerek, musıki dünyası ve TRT repertuarlarında yerini almıştır.

1461 yılından itibaren devam eden, ilmiye sınıfı bir soydan gelen  İsmail Hakkı Aydın, evli, üç çocuk (Prof. Dr. Abdülkadir Cüneyt Aydın, Suz-i Dilara Canan Doğan, Fatma Merve Korucuk) babası ve altı torun (Ahmed Bircis Aydın, Emine Rayyan Aydın, Nazmiye Efnan Aydın, Vuslat Betül Doğan, Fatma Nur Doğan, Saliha Dilara Korucuk) dedesi olup, Arapça, Farsça, Fransızca ve İngilizce bilmektedir.

ESERLERİ:

Şiir: Suzi Dilârâ (1991), Aşk (2000), Vuslat (2002), Nefes (2010), Hicran (2013), Ya Hayy! (2014).

Araştırma-İnceleme-Anı: Rabbim Beni Doktorlardan Koru! (Nöroflozofik makaleler, 2013), Ah Bu Doktorlar! (2015), Beynin Şifresi (2016),  Öfke Kontrolü ve Motivasyon (Can Hikmet Değirmenci ile birlikte, 2016), Ah Bu Hastalar! (2017), Bir Beyin Cerrahının Anıları (2017).

Konuşma: Beyin Fırtınası (Televizyon konuşmaları, 2016).

 

KAYNAKÇA: İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2007, 2009), İsmail Hakkı Aydın (Bilgi teyidi, Şubat 2018), Dünyaca ünlü Profesörün, Trabzon anısı! (61saat.com, 28.08.2018).

DÜNYACA ÜNLÜ PROFESÖRÜN, TRABZON ANISI!

DÜNYACA ÜNLÜ PROFESÖRÜN, TRABZON ANISI!

 

Trabzonlu dünyaca ünlü bilim insanı, Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’dan KTÜ Tıp Fakültesi’ne övgü dolu sözler geldi. Kurban Bayramı dolayısıyla memleketi Trabzon’a gelen Aydın, burada yaşadığı bir anısını Medimagazin’de kaleme aldı.

27 Ağustos 2018 Pazartesi 15:29 0 0 “Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesinde Bayramlık bir anı” başlığı ile kaleme aldığı yazısı Aydın’ın şu şekilde:

“Yıllardan beri bu sayfada, özellikle mesleğimle, meslektaşlarımla, eğitim sistemimiz ve üniversite politikalarımız ile ilgili olarak genelde eleştirel ve çözüm yollarını gösteren makaleler paylaşmaktayım. Bu makalemde ise, evvelki yazılarımın aksine, tesadüfen muttali olduğum takdire şayan bir hususu dile getirmek istiyorum. Her zaman aksaklıkları dile getirecek değiliz ya...

Zira, “Bilim ve san’at, takdir edilmediği yerden göç eder” düsturunu akıldan çıkarmamak gerekir. Nitekim, takdir anlamaktır da...

Bu yıl(2018) Kurban Bayramı münasebeti ile, mensubiyetinden gurur duyduğum memleketim Trabzon’da, mutat vechi ile,  bulunuyordum. Herkesin malümü olduğu üzere, hekim olduğumuzdan dolayı, branşım “Beyin Cerrahisi” ile ilgili olsun olmasın, her şikayeti olan, filmini, tetkiklerini ve hastalarını alanların kapımıza gelmeleri, dertlerine çare aramaları, hemen her yerde meslektaşlarımızın da karşılaştığı konudur. İşte bu hadiselerden biri olarak, şerefe günü (Pazar Günü), bir tanıdık hasta, acilen Spontan Subaraknoid Kanama ön tanısı ile, KTÜ Tıp Fakültesi Acil Departmanına müracaatla müşahade ve tetkik gayesi ile yatırılır. Ertesi gün (Arafe Günü, tatil) hasta sahiplerince benden ısrarla hastayı ziyaret etmem rica edilir. Ben de, hiç kendimi tanıtmadan, sadece bir hasta yakını olarak, gidip Acil Müşahadede hastayı gördüm ve  geçmiş olsun dedim.

Ancak, beni ismen ve medyadan tanıdığını ifade eden, Acil Servis Nöbetçi Sorumlusu Hekim, hemen fırlayıp yanıma gelerek, istemediğim halde, çok saygılı ve deontolojik kurallar çerçevesinde hasta hakkında tafsilatlı malümat sundu, CT, MR Anjio işlemlerinin, Nöroşirurji konsültasyonlarının yapıldığını, MCA Anevrizması düşünüldüğünü, DSA için programlandığını ve hastanın yakın takibe alındığını anlattı. Bir anda bölümdeki diğer hekimler de toplanıp geldiler, Nöroşirurji Anabilim Dalının da haberi olması üzerine, sadece nöbetçiler değil, öğretim üyesi arkadaşlar da evlerinden kalkıp gelmiş ve beni mahçup etmişlerdir. Nöroşirurji Anabilim Dalının da, çok hızlı bir şekilde hastayı gerekli tedavi programına almaları da, branştaşlarım olarak, beni ileri derecede mütehassis kılmıştır.

KTÜ Tıp Fakültesi Acil Anabilim Dalının ve Nöroşirurji Kliniğinin çok mükemmel bir şekilde organize olduğunu, hastaların aciliyetlerine göre yönlendirilip müdahale edildiğini, hekimlerin muntazam giyimli, donanımlı, çok saygılı ve Deontolojiye ileri derecede riayet ettiklerini müşahade ettim ve gururlandım.

Bu vesile ile, başta KTÜ Rektörü Sevgili Kardeşim Prof. Dr. Süleyman Baykal olmak üzere,  Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı, Öğretim Üyeleri ve Araştırma Görevlilerini, ve Nöroşiruri Anabilim Dalı Başkanı, Öğretim Üyeleri ve Araştırma Görevlilerini yürekten tebrikle, takdirlerimi sunarak, ülkemde hala bir umut olduğunu ifade etmek istiyorum. Meslektaşlarımızın hedef gösterildiği, her yerde “günah keçisi” sayıldığı ve bu vesilelerle, umutsuz makaleler kaleme aldığım bu son zamanlarda, böyle heyecan ve gurur verici bir hususu siz kaarilerimle paylaşmak istedim. Takdir de bizim görevimizdir...

İşte rubaimiz...

İLK AKŞAM — — • / • — — • / • — — • / • — (Mef’ûlü, Mefâîlü, Mefâîlü, Feûl) Ey Sevgili! Gel! Şimdi bizim bayramımız, Allar ile, tüller ile, güller damımız, Yıllar yılı, mâzîdeki ilk günkü gibi, Gir koynuma, bekletme, bu ilk akşamımız! İsmâil Hakkı AYDIN”

 

PROF. DR. İSMAİL HAKKI AYDIN KİMDİR?

Bilim Adamı, Beyin Cerrahı, Düşünür, Edib, Şair, Güftekâr, Mûsıkîşinas, Teolog, Flozof, Hattat. 11 Şubat 1954’te Trabzon’da doğdu. İlkokulu Maçka’da, Orta ve Lise tahsilini Trabzon’da tamamladı. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdikten sonra, Beyin Cerrahisi Kürsüsünde asistanlığa başladı. Bilahare İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Kürsüsü’nde ihtisasına devam ettikten sonra, Zürich Üniversitesi Nöroşirürji Kliniği’nde, Prof. Dr. Mahmut Gazi Yaşargil’in yanında mikronöroşirürji çalışmalarını tamamladı. Zürich Mikronöroşirürji Araştırma Merkezi’nde, Instraktör Öğretim Üyesi olarak görev yaptı ve aynı zamanda, serebro-vasküler mikro-cerrahi alanlarında araştırmalarda bulundu. 1984 Yılı sonunda yurda dönerek, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı Başkanlığı’na atandı. 1985’de, Türkiye’de ilk olarak, üniversitede Mikronöroşirürji Araştırma Laboratuarını kurdu. İsviçre’nin yanında, Almanya, Fransa, İngiltere, Avusturya, Belçika, Hollanda, İtalya, İspanya, Yugoslavya, Kanada, A.B.D. ve Japonya’da, değişik zamanlarda araştırmalarda bulundu. 1988’de, beyin-damar tıkanıklıklarının operasyonlarında kullanılan ve dünyada ilk defa kendi adı ile literatüre geçen yeni bir ameliyat tekniği geliştirmesi sebebi ile, 1990 yılında TÜBİTAK ödülü aldı ve zamanın Cumhurbaşkanı tarafından taltif edildi. Beyin kanamaları ve anevrizmaların cerrahi tedavisinde yaptığı uluslararası araştırma ve katkılarından dolayı, 1991 yılında, A.B.D.de, Congress of Neurological Surgeons’un Internatıonal Fellow’u ve F.C.N.S. unvanı ile ödüllendirildi. Aynı yıl, Rektörlük ve Dekanlık tarafından da ödüllendirilen Dr. Aydın, 1992’de Türk Nöroşirürji Araştırma Ödülü’nü kazandı. Yine aynı yıl, Avrupa Strok Bilim Konseyi’ne seçildi. Amerika Strok Konseyi’nce kendisine Uluslararası Bilim Adamı ve F.I.C.A. Payesi verildi. 1992, 1993, 1994 ve 1995 yıllarında A.B.D. Nöroşirürjide Sürekli Tıp Eğitimi Kredi Ödülleri’ni aldı. Ayrıca 1993’de, A.B.D. deki, Beyin Tümörleri Konseyi, Cerebrovascular Surgery Section ve diğer birçok bilimsel ve idarî kurul üyelikleri yanında, Congress of Neurological Surgeons’un Uluslararası Yönetim Kuruluna seçilerek, bu kurula giren ilk Türk ve ilk Müslüman bilim adamı oldu. Davetli konferansçı olarak, birçok uluslararası toplantıya katılan ve bilimsel dergilerin yayın kurullarında yer alan Prof. Aydın, New York Bilimler Akademisi’nin Aktif, AANS’un International üyesi ve 1994 yılı Uluslararası Skull Base Cerrahisi Kongresinin Resmi Lecturer’i olup, ayrıca 1995’de CNS’in Uluslararası Bilim Konseyine seçilmiştir. 1996 yılında A.B.D.’de çok yüksek kredi ile Nöroşirürjide Sürekli Eğitim Ödülü’nü aldı. 1997 de yaptığı bir araştırması nedeni ile, bir Uluslararası Nöroşirürji dergisine kapak oldu. 1999’da Türk Nöroşirürji Ödülü aldı. ABD Beyin Cerrahisi Birliği (CNS) tarafından 2000 yılı Uluslararası Konferansçısı seçildi. Yurtdışında ve ülkemizde, değişik kurum ve kuruluşlarca birçok kez takdir edildi, ödüllendirildi. 2001 yılında Hindistan’da, Dünya Bilimine katkıları sebebi ile, “Kristal Küre” ile taltif edildi. 2002’de Yemen’e davet edilerek, orada birçok dersler ve konferanslar verdi, eğitici ameliyatlar yaptı. 2004 yılında Pakistan Beyin Cerrahisi Kongresine “Şeref Konuğu” olarak katıldı ve çeşitli konferanslar verdi. Burada “ANNUAL AWAR 2004” ile taltif edildi. Uluslararası düzeyde, yerli ve yabancı 200’ü aşkın bilimsel çalışması olan Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın bugüne kadar birçok doktor, beyin cerrahı, doçent ve profesör yetiştirmiş, dünyanın önde gelen bilim adamlarınca, yurt dışında gerek kitaplarda ve gerekse makalelerde bir çok kez, kaynak olarak gösterilmiş, geliştirdiği cerrahî teknikler klasik kitaplarda yer almıştır. Türkiye, Sinir Sistemi Cerrahisi Derneği Eski Başkanı, ABD Congress of Neurological Surgeons’un (CNS) Uluslararası Büyükelçisi ve Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı Emekli Başkanı olan ve ilmiye sınıfı bir aileden gelen Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın, ismini taşıdığı dedesi, zamanın büyük âlim, müderris ve mutasavvıflarından Hacı Hafız İsmail Hakkı Efendi’den, yirmi yıl müddetle Kur’an-ı Kerim, Arapça, Farsça, Kelam, Fıkıh, Tefsir, Hadis, Tasavvuf, Belagat, Felsefe, Mantık, Musıki ve Edebiyat dersleri aldı. Babası müftü Halit Aydın’dan hat, İslam Hukuku ve Fransızca öğrendi. Bu süre zarfında, aynı zamanda, ilk, orta, lise, Yüksek İslam Enstitüsü ve Tıp Fakültesindeki eğitimini sürdürdü. Beyin cerrahisinin yanında, ağırlıklı olarak şiir, hat, klasik Türk musikisi, karikatür, musiki felsefesi, nörofilozofi, edebiyat ve teoloji alanları olmak üzere, güzel sanatlar ile ilgilendi, yazılar yazdı, konferans ve dersler verdi. Çeşitli gazete ve dergilerde makale, yorum, eleştiri ve şiirleri yayınlandı. Halen haftalık bir gazetede, Nörofilozofi isimli köşesinde düzenli yazıları yayımlanmaktadır. 1991 yılında Suz-i Dilara, 2000 yılında Aşk, 2002’de Vuslat, 2010’da Nefes, 2013’de Hicran ve 2014’de de Ya Hayy! adlı şiir kitapları neşredildi. Nöroflozofik makalelerinden meydana gelen “Rabbim Beni Doktorlardan Koru!” isimli kitabı 2013 yılında, “Ah Bu Doktorlar!” 2015 de, "Beynin Şifresi"  ve “Öfke Kontrolü ve Motivasyon” ise (Can Hikmet Değirmenci ile birlikte) 2016 da yayımlandı. Televizyon konuşmalarından derlenen “Beyin Fırtınası” isimli kitabı yine 2016’da yayımlandı. "Ah Bu Hastalar!" ve “Bir Beyin Cerrahının Anıları” ise, 2017'de okuyucuları ile buluşmuştur. Kendisinin edebî ve sanatsal yönleri hususunda ilmî makaleler neşreden, edebiyat otoritelerinin ifadesi ile, geliştirdiği kendine has şiir ve modern rubai formunda, en çok heceyi kullanan Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’ın 100’ü aşkın güftesi, Dr. Yılmaz Karakoyunlu, Mustafa Fatih Salgar, Osman Erol Ünal, Amir Ateş, Salih Suphi Soner, Osman Nuri Özpekel, Dr. Adnan Çoban, Murat Türkmen ve Hüseyin Erbay tarafından bestelenerek, musıki dünyası ve TRT repertuarlarında yerini almıştır. 1461 yılından itibaren devam eden, ilmiye sınıfı bir soydan gelen  İsmail Hakkı Aydın, evli, üç çocuk (Prof. Dr. Abdülkadir Cüneyt Aydın, Suz-i Dilara Canan Doğan, Fatma Merve Korucuk) babası ve altı torun (Ahmed Bircis Aydın, Emine Rayyan Aydın, Nazmiye Efnan Aydın, Vuslat Betül Doğan, Fatma Nur Doğan, Saliha Dilara Korucuk) dedesi olup, Arapça, Farsça, Fransızca ve İngilizce bilmektedir. ESERLERİ: Şiir: Suzi Dilârâ (1991), Aşk (2000), Vuslat (2002), Nefes (2010), Hicran (2013), Ya Hayy! (2014). Araştırma-İnceleme-Anı: Rabbim Beni Doktorlardan Koru! (Nöroflozofik makaleler, 2013), Ah Bu Doktorlar! (2015), Beynin Şifresi (2016),  Öfke Kontrolü ve Motivasyon (Can Hikmet Değirmenci ile birlikte, 2016), Ah Bu Hastalar! (2017), Bir Beyin Cerrahının Anıları (2017). Konuşma: Beyin Fırtınası (Televizyon konuşmaları, 2016). KAYNAKÇA: İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2007, 2009), İsmail Hakkı Aydın (Bilgi teyidi, Şubat 2018).

KAYNAK: Dünyaca ünlü Profesörün, Trabzon anısı! (61saat.com, 28.08.2018).

 

 

 

Yazar: 61saat.com, 28.08.2018

İLGİLİ BİYOGRAFİLER

Devamını Gör